Reklam
Mustafa Destici’den Beykoz Güncel’e çarpıcı açıklamalar!

Mustafa Destici’den Beykoz Güncel’e çarpıcı açıklamalar!

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye gündemine ilişkin Beykoz Güncel Haber’e özel çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, ‘Çözüm Süreci mi Bölünme Süreci mi’ isimli panelini gerçekleştirmek üzere geldiği Beykoz’da ilk kez Beykoz Güncel Haber’e konuştu.

Panel öncesi, yanına gittiğimizde son derece samimi olarak sorularımızı yanıtlayan Başkan Mustafa Destici, BBP Beykoz Belediye Başkan Adayı Murat Miniç ile birlikte Türkiye gündemine ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

Terörü, Şah Süleyman Türbesi’nin boşaltılmasını, iç güvenlik paketini ve genel seçimlere dair tüm düşüncelerini Beykoz Güncel Haber ile paylaşan Başkan Destici, Beykoz halkına da seslendi ve: “Beykoz’un tüm sorunlarını biliyoruz. Yerel seçimlerde gösterdikleri desteklerden ötürü Beykozlu kardeşlerime teşekkür ediyorum. Genel seçimlerde de inşallah yanımızda olacaklar ve bu sorunları birlikte çözeceğiz” dedi.

Herkes barış ister, ama karşınızda Türkiye’ye 30 yıldır kan kusturan bir terör örgütü var!

Öncelikle, ‘Çözüm Süreci mi Bölünme Süreci mi’ adlı paneliniz hakkında bilgi alabilir miyim? BBP neden böyle bir panel düzenlemeyi tercih etti?

BBP olarak bu paneli Türkiye’nin her yerinde gerçekleştiriyoruz. Çünkü, biz bu sürecin bir çözüm süreci olmadığına, bir ayrışma, bir bölünme süreci olduğuna inanıyoruz. İnşallah haklı çıkmayız. Haklı çıkmayı da istemeyiz. Ama bütün gidişat ve ortaya çıkan durum net bir şekilde bütün milletimize gösteriyor. Çoğunluğun kanaatinin de bu yönde olduğunu görüyoruz. Herkes çözüm ister. Herkes kavga olmasın, barış olsun, huzur olsun, ülkemizde terör olmasın, kaynaklarımız boşa harcanmasın ister. Ama karşınızda 30 yıldır Türkiye’ye kan kusturan bir terör örgütü var. Amacı da bölünme olan, önce özerkliği alıp, sonrada devletleşmeyi hedefleyen, özellikle Suriye’nin kuzeyi ile bütünleşip, katabilirse Irak’ın kuzeyini de buna dahil edip büyük Kürdistan hayali olan bir terör örgütü var. Bunu görüp, bu gerçeğe doğru hareket etmemiz gerekiyor.

Terör üzerine pazarlık olmaz, müzakere olmaz!

Ben 2 gün önce Şanlıurfa’ya gittim. Oradan Kobani’ye gittim. Orada Süleyman Şah Türbesi’nin yeni yapılan yerini ve çalışmalarını gördüm. Netice de o bölgeye gittiğinizde bölgede arkadaşlarımız var, teşkilatımız var. Bütün bize anlatılanlar, onların gördükleri bölgede bir özerklik hali var. Kendi mahkemesini kurmuş, kendi vergi dairesini kurmuş… Diğer unsurları da sindirmiş vaziyette. Tabi bunları neden sindiriyor, Türkiye’yi yönetenlerin desteğiyle. Nasıl desteği ile sorarsanız, şöyle ki; siz PKK’yı tek başına muhatap alırsanız, bölgedeki bütün diğer insanları onların kucağına itmiş oluyorsunuz. Bölgede sadece PKK’lılar yok. Devleti yönetenlerin bir kere bunu bilmesi lazım. Terör üzerine pazarlık olmaz, müzakere olmaz. Şimdi müzakere ediyorsunuz, bir de neyi müzakere ettiğinizi de millet gizliyorsunuz. Ne var bu müzakere taslağının içerisinde? Biz diyoruz ki bunun içerisinde; Apo’ya af var, anadilde eğitim var, özerklik var. Bunları diyoruz, ‘hayır’ diyemiyorlar. Dolayısı ile bizde bütün Türkiye’yi gezerek, bu tür panellerle halka anlatmaya çalışıyoruz.

Bu tam bir ricat!

Türkiye gündeminde 3 tane gündem maddesi var. Bunları sırasıyla sizinle değerlendirmek istiyorum. İlk olarak Süleyman Şah Türbesi’nin boşaltılmasından başlayalım…

Bu tam bir ricat! Yani geri çekilme… Tam bir mağlubiyet. Onların Kobani dedikleri yeri PKK-PYD vermedi İŞID’e. Hatta Türkiye’nin de desteğini aldı. Batı’nın desteğini aldı. Onları desteklemek yanlış. Çünkü, onlar orada bir PKK aslında PYD. Bunu sadece ben söylemiyorum, Sayın Cumhurbaşkanımızda dedi. ‘PKK eşittir PYD’ dedi. Dolayısıyla da onun yaptığını sen koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak yapamıyorsan, yazık! Sen kendi toprağını koruyamazsan, orada sadece bir türbe yok. Orada 10 dönümlük Türk toprağı var. Diyor ki, toprağı aldık, oradan buraya getirdik. Böyle bir şey olabilir mi? Kaçarak nereye varacaksın, bu kabul edilemez bir durum. Hele bunun bir zafer olarak sunulması da; ne denli bir Türkiye’ye bir mağlubiyet yaşattıklarının farkında olanların, iç politika da kaybetmemek adına müthiş bir algı operasyonuyla bu mağlubiyeti zafer gibi gösteriyorlar. Tabi bunu yapanlar siyasi sorumluluğuna katlanacaklar. Devlete toprak kaybettirip de bunun bedelini ödemeyen yok. Bunun bedelini ödeyecekler!

İç güvenlik paketi tam bir sivil sıkı yönetim!

Diğer gündem konusu ise, iç güvenlik paketi…

Burada da hükümet bir aldatmacayla, sanki sadece paketin içerisinde Molotof kokteyline ceza, yüzü kapalı eylemciye ceza, bonzai satıcılarına ceza varmış gibi gösteriyorlar. Halbuki onlar paketi meşrulaştırmak adına, paketin içine konmuş olan şeyler onlar zaten yasak. Şu an bonzai serbest mi? Molotof kokteylini atmanın zaten cezası var. Eski Molotofçuları kurtarma kanunu bu. Terör örgütü ile bağlantılı oldukları için bunlar ceza almışlardır. Şimdi bu yasa ile birlikte bunların hemen hemen tamamına yakın içeriden çıkartılacak. Bir yerde PKK’lılara af bu! Bu yasa ile ne yapılmaya çalışılıyor? Özgürlükler alanına müdahale var, Türk Emniyet Teşkilatı ile ilgili ciddi değişiklikler var. Polis akademileri kapatılıyor, polis kolejleri kapatılıyor… Kolluk kuvvetine gözaltı yetkisi veriyorsun, arama yetkisi veriyorsun, mülki amirlere gözaltı yetkisi veriyorsun… Askeri sıkı yönetime hepimiz karşı çıktık, bu tam bir sivil sıkı yönetim! Buna da hep birlikte karşı çıkıyoruz. Bugüne kadar kazanılmış demokratik hakların, özgürlüklerin kaybedilmesi. Türkiye çok antidemokratik bir rejime doğru gidiyor.

BBP olarak Türkiye’nin 85 seçim çevresinde seçime hazırız!

Son gündem maddemizde bildiğiniz gibi yaklaşan genel seçimler…

BBP olarak bu seçime hazırız. Türkiye’nin bütün 85 seçim çevresinde kendi adımızla, amblemimizle, adaylarımızla inşallah seçime katılacağız. Bu seçimlerinde hem sonucunu belirleyen siyasi partilerden birisi olacağız hem de inşallah güçlü bir grupla da mecliste yerimizi alacağız.

İçerde huzurlu bir toplum, dışarıda da itibarlı bir Türkiye vaad ediyorum!

Peki, BBP olur da iktidara gelirse ne değişir?

Her şey değişir. İlk önce adalet. Bizim milletimize vaadimiz, adalet. Çünkü adalet her şeyin başı. Adalet olmayan bir yerde huzur olmaz, barış olmaz… Daha doğrusu devlet olmaz. İkincisi buna bağlı olarak gelir dağılımında adalet. Hem külfeti hem nimeti birlikte paylaşacağız. Üçüncüsü, güvenlik. Toplumumuzun en büyük problemlerinden biri güvenlik. Sadece Güneydoğumuz ya da dağlarımız değil, şehirlerimizde güvensiz. Güvensiz olduğunu Tarsus’ta gördük. Özgecan’ımızın nasıl canına kıydılar değil mi? Her gün kadınlar şiddete maruz kalıyor, baba oğlu öldürüyor, oğul anneyi kesiyor, gazeteciler şiddete maruz kalıyor… Güvenliği sağlayacağız. Özgürlükler alanını genişleteceğiz. Hiç kimse yapamadı, bizim vaadimiz sivil demokratik yeni bir anayasa. İşsizlik çok yüksek bir rakamda. Çalışanlar açlık ve yoksulluk sınırı altında çalışıyor. Ama mutlu azınlık bir kesim çok lüks içerisinde yaşıyor. Buna son vereceğiz. Kamu bürokrasisinin mutlaka denetim altına alınması lazım ve diğer vatandaşlara uygulanan bir takım yaptırımlar maalesef kamu bürokrasisi buradan azad edilmiş vaziyette. Bu beyaz yakalılarla ilgili mutlaka yeni bir düzenleme yapacağız. İsrafın önüne geçeceğiz. Her şeyden en önemlisi Türkiye’yi terör belasından kurtaracağız. Planımız, projemiz var. İçerde huzurlu bir toplum, dışarıda da itibarlı bir Türkiye vaad ediyorum!

Beykozlu kardeşlerime partime gösterdikleri destekten ötürü teşekkür ederim!

Son olarak Beykozluya ne söylemek istersiniz?

Beykoz’un en büyük sorunu mülkiyet. Bunların hepsini biliyorum. BBP olarak bütün bu problemlerin farkındayız. Burada çok güçlü bir ilçe teşkilatımız var. Son yerel seçimlerde de yüzde 7 civarında ciddi bir oy aldık. İnşallah bunu genel seçimlere de taşıyacağız. Bu anlamda Beykozlu kardeşlerime teşekkür ediyorum. Parti olarak Beykoz’un tüm temel problemlerini iktidara gelmemiz halinde inşallah çözeceğiz.

Haber: Burcu Çelik

YORUMLAR...