Reklam
Şevket Arıkan, sözüne güvenilmeyecek bir figürdür!

Şevket Arıkan, sözüne güvenilmeyecek bir figürdür!

CHP İstanbul 1.Bölge Milletvekili Aday Adayı Hızır Yılmaz, ön seçim sonrası değerlendirmeyi Beykoz Güncel Haber’e yaptı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 7 Haziran’da gerçekleşecek olan genel seçime yönelik olarak uygulamaya geçirdiği ‘ön seçim’ uygulamasını Türkiye’nin her ilinde koyduğu sandıklarla örgütün seçimini göz önünde bulundurdu ve milletvekili adaylarını belirledi.

Sık sık ‘Ön seçim olursa milletvekili aday adayıyım’ diyen Hızır Yılmaz, parti genel merkezinin ön seçim kararını vermesinin ardından Beykoz’dan aday adaylığını açıkladı.

Girdiği ön seçim sonucunda Beykoz CHP Örgütü’nden 900 oy alan Hızır Yılmaz, Beykozlunun, Beykozluya oy vermemesini eleştirdi ve: “İlerideki süreçte Beykozluya, Beykoz’dan bir adayın yakın olmadığını da o dışardaki adaylara destek verenler, dilerim Ankara kapılarında veya telefon açtıklarında geri dönmeyen telefonlardan anlamış olurlar” şeklinde açıklama yaptı.

Kendi içimizde intikam almak için iyi örgütlenmiş olduk!

Demokrasinin gereği olarak ön seçimi her zaman savunmaya devam edeceği söyleyen Hızır Yılmaz, Beykozlunun, Beykozlu’ya oy vermemesinin bir kaç faktörü olduğuna değinerek; “ Bir tanesi; 1 sene önce yaşadığımız yerel seçimde 120 arkadaşımız belediye meclis üyeliğine aday adayı oldular. Ben belediye başkan adayı olunca, ister istemez belli bir kısmını değerlendirmek durumundaydık. O listede yer alamayanlar bize karşı bir ‘siyasi intikam’ beslediler. Bir nevi, 2014’ün intikamını almaya yemin ettiler ve onunda gereğini yaptılar. İkincisi; yine belediye başkanı aday adayı olarak benimle yarışanlar, ipi ben göğüsleyince hislerinde bana karşı bir intikam duygusu oluştu. Onlarda intikamlarını aldılar. Başka bir şey daha oldu, Beykoz’da bana karşı intikam duygusu besleyenler bu sefer burada Hızır Yılmaz’a oy vermemek kaydıyla kendilerinin desteklediği dış adaylara oy vermede buluştular. Yani Hızır Yılmaz’a oy verme, sizin desteklediğiniz adayı biz destekleyelim gibi bir işbirliği olduğunu görüyorum. Kendi içimizde intikam almak için iyi örgütlenmiş olduk. Ama Beykozlu adayları desteklemek için o ittifakı kuramadık. Siyasi intikam vardır ve bunu doğal karşılamak gerekir. Ama ben bu intikam almanın Beykoz içerisindeki bir yarışta olmasını daha ahlaklı, daha uygun görürdüm. Şimdi dışarıya karşı verdiğimiz görüntü, Cumhuriyet Halk Partisi Beykozlu siyaset üreticilerinin asla bir araya gelemeyeceği, bu anlamda da dışardaki diğer ilçelerde, il nazarında asla Beykozluyu bir güç olarak bu sonuçlardan sonra görmez” dedi.

Şevket Arıkan, sözüne güvenilmeyecek bir siyasi figürdür!

‘İlçe kongresinde Şevket Arıkan’ı desteklediniz, o sizi destekledi mi?’ sorumuza cevap veren Hızır Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “Benim Şevket Arıkan’ı destekleme gerekçem şuydu: Eğer Beykoz’un delegeleri imza toplayıp, Şevket Arıkan’ı ilçe başkanlığından düşürseydiler asla ve asla Şevket Arıkan’ı desteklemezdim. Ama beraber görev yaptığı ilçe yöneticilerinin imzaları ile düşürüldüğü için ben bir yönetimin kendi kendisini düşürmesini şık bulmam. O hakkı onlara delegeler verdi. Bir ilçe başkanını ve yönetimini düşürülecekse, partinin yetki veren delegeleri tarafından düşürülmesini uygun görürdüm. Bunu şık bulmadığım için Şevket Arıkan’a destek verdim. Ama bu desteği Şevket Arıkan’a da verirken bana hep söylediler, ‘Şevket Arıkan nankördür, karnı doyduktan sonra gözünü yumar, bir daha da tanımaz’. Bunu diyenler, haklı çıktılar. Şevket Arıkan, siyaseti bilir, şimdi siyasi kurnazlık yapıyor, Beykoz’un tüm adaylarına destek verin diye söylüyor. Bunu yemezler! En yakın adamları , bugüne kadar onunla siyaset yapmış en yakın siyasi dostları Beykozlu adaya oy vermiyorsa veya Hızır Yılmaz’a oy vermiyorsa, Şevket Arıkan’ı da kendime oy vermemiş diye kabul ederim. Eğer Şevket Arıkan’ın dışında en yakınları bile Hızır Yılmaz’a oy vermiyorsa, Şevket Arıkan boşuna ilçe başkanlığı yapıyor, ordan ayrılması lazım. Ayrıca Beykoz’daki bu dağınıklıktan sonra Şevket Arıkan yeterli yetenekteki ilçe başkanı olmadığı da ortaya çıktı. Çünkü her ilçe başkanının görevi öncelikle kendi ilçesinin adayları için örgütü bir araya getirmektir. Bunu beceremedim diyorsa, neyi becerdiğini anlatsın. Benim ilçe başkanlığımda hatta sadece üye olduğum dönemlerde seçime 6 ay kala Beykoz’da en az 10 tane seçim büromuz vardı. İlçe binamız üyelerimizle dolup taşıyordu. Şu an bildiğim kadarıyla 3-4 tane ilçemize ait seçim büromuz vardır. Hala seçim yokmuş gibi ilçemizin üzerinde ölü toprağı vardır. Şevket Arıkan, mikrofonda kükreyen, sol söylemleri iyi kullanan ama sol adabı çokta bilmeyen, uygulamayan, sözüne güvenilmeyecek bir siyasi figürdür”.

Örgütüne kırgınlığı olmayacağını belirten Yılmaz, kendisine oy veren, vermeyen herkesin partilisi olduğunu vurguladı. Yılmaz: “Benim en çok üzüldüğüm, birisini adam yerine koyuyorsun, oy istiyorsun, sana diyor ki ‘oy vereceğim’. Sonra gidiyorsun elinde dağıttığı anahtar listede adını görmediğin zaman diyorum ki ‘insanlık, adamlık, siyasi ahlak bu kadar ucuz mu?’ Tek onlara kırgınım. Buradan bir mesaj daha vereyim: Ben belediye başkan adayı olduğum zaman eşini veya kendisini meclis üyesi yapmadım diye başka partilere oy verenler, şimdi beni izlesinler, partililik nasıl olur görecekler. Partiye küsülmez, ben sıram ne olursa olsun, ben ön seçimi istemişim örgüt böyle karar almış. Benim görevim yine adaymışım gibi partime sahip çıkmaktır. Partililere o gün mesaj attım, paylaşmak istiyorum: Aday adayı olduğum ön seçimde bölgecilik yapmadım, etnik kimlik üzerinden oy istemedim, sol duruşuma mezhepçilik bulaştırmadım. Bu yönlerimle de kendimle övünüyorum. Liste artık nasıl oluşmuşsa oluşsun, artık her şeyi bırakıp, 7 Haziran’da yapılacak seçimde partimizin başarısı için çalışmak ve sorulacak bir iç hesap varsa, iç hesapların sorulması gereken yeri parti ilçe kongreleridir, il kongreleridir...Genel Merkez düzeyinde kendisi örgütün önüne çıkmaktan korkup, kontenjana sığınan bazı üst yöneticilerimiz İstanbul’da 1.bölgede ve diğer bölgelerde dizayn etmeye kalktılar. Belli ölçüde de başarılı oldular. Onlar yiğit siyasetçi olsaydılar, önce örgütün önüne kendileri çıkardı. Bunların sorulma yeride 7 Haziran sonrası o genel merkeze kadar uzanan hesaplaşmayı, ön seçim korkaklarının İstanbul’daki dizayn etmelerinin hesabı sorulacaktır” şeklinde konuştu.

Haber: Burcu Çelik

Reklam

YORUMLAR...