Reklam
Balık 500 yıllık Beykoz Dalyanı’nda bile bitti!

Balık 500 yıllık Beykoz Dalyanı’nda bile bitti!

Dünyanın en eski ve doğa dostu balık avcılığı yönteminin kullanıldığı Beykoz dalyanındaki balık miktarı geçtiğimiz yıllara oranla çok azaldı.

Dünyanın en eski ve doğa dostu balık avcılığı yönteminin kullanıldığı Beykoz dalyanındaki balık miktarı geçtiğimiz yıllara oranla çok azaldı. Dalyancılık mesleğinin son temsilcilerinden Mustafa Kılıç, “20 gündür tek balık alamadık. Beykozlulara 3 TL’den sattığımız çaça balığı bile artık yok.” dedi.

İstanbul’da 30 yıl öncesine kadar 60’ın üzerinde olan dalyanlardan (Deniz, göl ve ırmakların kıyılara yakın yerlerinde ağ ve kazıklarla oluşturulan, büyük balık avlama yeri) sadece 3 tane kaldı. Kıyılardaki yapılaşma, balık miktarının ve çeşidinin azalması, modern avlanma teknolojileri ve çalışacak personel bulunamaması nedeniyle adı ansiklopedilerde kalan dalyancılığın son temsilcisi Beykoz Dalyanı ise en kötü sezonunu geçiriyor. 17. yüzyıldan beri ilçenin sembolü olan Beykoz dalyanının işletmesinin dedesinden kaldığını söyleyen Kılıç, balık göç yolu üzerine kurdukları ağlara takılan balık miktarının çok azaldığını söyledi. Kılıç, “Biz 3 kuşaktır, 150 yıldır dalyancılık yapıyoruz. 30 yıl önce balık öyle boldu ki dalyanı 1 Mart-1 Kasım arası kurardık. Yani 8 ay balıklar göç ederken dalyanda bereket vardı. Her yıl av süresi de balık çeşidi de düşüyor. Artık sadece Mayıs ve Haziran’da dalyanı kuruyoruz. Yılda 8 ton aldığımız balık bu sezon 6 tonda kaldı” dedi.  

Orkinos 1978’de bitti

Palamut ve torik gibi türleri yavrulama döneminde oldukları için avlamadıklarını belirten Kılıç, “Lüfer, kofana, sardalya, gümüş, çinakop, çaça, istavrit ve hamsi avlayabiliyoruz. 1978’de son orkinosu gördük. O yıllarda kılıç balığını bile tutardık.  Deniz ısındı artık balık olmaz” dedi.  

Doğa dostu yöntem

Doğanın zamanlamasının hep doğru olduğunu söyleyen tecrübeli balıkçı Yılmaz Şolt ise, “Muhteşem denge vardı, bunu insanlar bozdu. Her balık sürüsünün önünde 5-10 gözcü vardır. Gözcünün ardından 2 bin balık gelir. Gözcü tehlikeyi sezdiğinde  sürüyü kurtaran dönüşü yaparak ağdan çıkabilir. Dalyancılık doğa dostu bir avcılık yöntemi” dedi.  

Evliya Çelebi anlattı

Seyahatname adlı eseri yazan Evliya Çelebi de Beykoz Dalyanı’ndan bahsetmişti. Dalyan avcılığı, balıkların göç yollarına kurulan ağlarla yapılıyor. Doğal hislerle dalyana giren balık sürüsü ağ duvarıyla karşılaşıyor. Balıklar 6-8 saniye içinde geri dönüp kaçabilirken, direkler üzerinde oturan kapakçı (tecrübeli dalyancı) kapağın kapatılmasını sağlıyor.

Gökhan Karakaş /Milliyet

YORUMLAR...