Reklam
Sueda Muradoğlu

Neyi Seçmeli?

Bu bir olağanüstü hal yazısıdır!

Sevgiye dair sözlere mola vermenin yazısıdır!

Ateş düştüğü yeri değil, herkesi yaksın diye yazılmıştır!

……

Belirsizlik en kötü şeydir insan hayatında. Sonuç en kötüsü bile olsa, bence belli olmalıdır. Fazla dolaştırmaya ne hacet sözü; bir türlü kurulamayan hükümet bizim de gündemimiz. Onun kırmızı çizgisi, bunun parti ilkeleri, berikinin tavizsizliği derken kurulamamış bir hükümet, iade edilmiş bir görev var ortada. İlk günden belliydi böyle olacağı aslında! Çok uzaklara gitmeden yakın tarihimize şöyle bir göz attığımızda koalisyon hükümetlerinin icraatları, yönetim becerileri ve de sonuçları aşikar! Hal böyle olunca, böylesi en hayırlısı oldu demek geliyor içimden. Daha ilk seçim yazımda sonuçların beni ne kadar üzdüğünü köşemde sizlerle gayet açık bir dille paylaşmıştım. Gelinen noktayı milletçe hak etmediğimizi de! Dolayısıyla yapılması neredeyse kesinleşmiş olan seçim tekrarının beni mutlu ettiğini de açıkça dile getirmekte sakınca görmüyorum.

…..

Sonuç ne olur, sorusunun tartışılması gereken onlarca önü varken ben bugün tek bir yönü üstünde durmak istiyorum.

Şimdi ben merak ediyorum; bir ders verme amacıyla yer değiştiren oylar acaba yerli yerine dönecek mi? Acaba muhtelif ada sakinlerine (bilerek ya da bilmeyerek) iade-i itibarda bulunan kıymetli aydın(!)larımız bu defa hangi rüzgara çevirecek yelkenlerini? Malum onların bulundukları enlem ve boylamlarda rüzgarlar ‘her yönden’ esebiliyor! Onların da yelkeni ‘her yöne’ dönebiliyor!  Bir önceki sefer yelken açtıkları rüzgarla meclise taşıdıkları eli silahlı katilleri, sıradaki seçimde yerlerinden etmeyi düşünürler mi acaba? Ver yansın edilen, bir türlü beğenilmeyen ‘barış süreci’ne buldukları alternatif günlerdir gözlerimizi yaşartıyor! Yaşartıyor dediysem, edebiyat olsun diye değil, cenazelere dökülen gözyaşlarından bahsediyorum! Yıkılan yuvalardan, yetim kalan çocuklar, çocuksuz kalan ana babalardan bahsediyorum! Gayette anladınız; ŞEHİTLERİMİZDEN bahsediyorum! Ne mutlu sizlere ki ders vermeyi iyi becerdiniz 10 yıllık hükümete! Vermeye verdiniz de bedellerin çetelesini kim tutuyor orasını bilmiyorsunuz…

Hakkınız var; kimsenin parasını çalmadı sizin katiller ‘şimdilik’! ama hakkını da yememeliyiz iyi ‘saz çalıyorlar’. Oylarınız boşa gitmedi yani mutlu olunuz. Çok da sempatik duruyor; silahını arkasına saklayıp saz tutan eller! Tabi dağda sazı kim çalıyor, kim dinliyor o sizi çok alakadar etmez! Ne de olsa batıdaki illerde dağlar kıyılara dik uzanıyor!

Ben şunu da anlayamıyorum; para hesabını hakkıyla yapan üstün matematiksel zekalarınız var sizin! Hırsızı kokusundan tanırsınız siz! Adamın alnını karışlarsınız AlimAllah! Pankart pankart hesabı sorulur her kuruşun! İşte mevzu şu ki; aynı rakamlarla ‘CAN’ hesabı yapılamaz mı acaba matematikte? Şehitler uğruna taksim meydanına giden de olmadı! Hayır olsun İnşallah sıcaktan pankart açan yerleriniz mi tutuldu ki? Gözünü sevdiğim ülkemin aydın(!)ları daha dün ‘velev ki ibneyiz’ pankartı altında birlik beraberlik içindeydi, bugün şehit haberini herkes ayrı bir beach’ten izliyor; güneş altında!

……

Bizler bir ‘Ampul’ün ışığı  altında sizin kadar aydın(!)lanamamış olsak da kafamız az-çok işliyor çok şükür! Ülkemizin güneydoğu istikametinde rüzgar yer yer orta şiddette eserken, katır sırtında saatte kaç km hızla kaçakçılık yapılır henüz hesaplayamadıysanız da; oradan kuzeybatı istikametine esen rüzgarların hızına çok çabuk adapte olabildiğinizi anlayabiliyoruz!

Şimdi şu aydın (!)lıktan kamaşan gözlerinizi biraz kısıp, etrafa şöyle bir baksanız da biraz da şehit hesabı tutsanız, şehit hesabı sorsanız! Paranız kadar değerli değil midir ülkemizin evlatlarının canları?

Asla onaylamasam da bazılarının gözünde ‘hırsız’ damgası yemiş olan gruba alternatif seçtiğiniz ‘katil’ güruhunu bu defa aynı terazide tartmazsınız İnşallah! Malum para canla ölçülmüyor. Akıl sağlığı da başka hiçbir şeye benzemiyor!

Fazla cereyanda kalmamanız ümidiyle…

Reklam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...