Reklam
Beykoz’un genç yazarı: Yılmaz Emre Mert

Beykoz’un genç yazarı: Yılmaz Emre Mert

Beykozlu genç yazar Yılmaz Emre Mert, ilk deneme kitabı olan ‘Ruh Bedene Aşık Oldu’ ile raflardaki yerini aldı.

Beykoz, genç bir yazar daha kazandı. 1994 Beykoz doğumlu olan Yılmaz Emre Mert, ilk deneme yazılı eseri ‘Ruh Bedene Aşık Oldu’ ile kitapseverleri buluşturdu.

‘Ruh Bedene Aşık Oldu’; içinde yaşanmışlık, aşk, merhamet, aile, dost, düşman, hüzün, sevgi, yalnızlık, mutluluk barındıran bir eser... Sayfalar ise, birbirinden bağımsız başlıklar altında gözüken ama, aslında birbirini tamamlayan konulardan oluşmaktadır. Okuyan herkes, bu kitap da kendi yaşamından bazı kesitler mutlaka bulacak!

Yaklaşık 20 gün önce raflardaki yerini alan ‘Ruh Bedene Aşık Oldu’, kitapçı bir ailenin ortaca oğlu olan Yılmaz Emre Mert’in ilk kitabı... Beykoz Güncel Haber olarak bizde bu genç yazarımızı daha yakından tanımak ve siz değerli okurlarımıza da daha yakından tanıtmak istedik.

Hoş ve samimi bir sohbet gerçekleştirdiğimiz Emre Mert, öncelikle kendisini ve bu genç yaşta onu yazarlığa iten sebebi gazetemize şu ifadelerle anlattı: “Orta okul, lise yıllarımı dolu dizgin yasadığım söylenemez, içime kapanık bir insan olmayı seçmişimdir genelde. Her şeye rağmen güzeldi diye adlandırdığım yıllardı. Konya Selçuk Üniversite yıllarım aslında yazarlık serüvenin başlangıçımın adımları idi, bunun tetikleyen ise hayatımda ailemin yanımda ilk defa olmamasıydı. Kalem, kağıt benim dostum, yoldaşım oldu, küstüğü zamanlarda ama bir yolunu bulup barıştım ve onun sayesinde "Ruh Bedene Aşık Oldu" kitabımı kısa sürede farklı şehirlerden gelen güzel mesajla ödüllendiriyorum. Her kaleme yazdıran bir kağıt vardır yoksa; ruh bedene aşık olmazdı diye düşünüyorum. Okurlarımın kitabımın başlık isminin ilgi çekici bir o kadar merak uyandırdığını dile getirmeleri beni mutlu etmektedir. Bu sorunun cevabını kendime verdiğim için ailemden, dostlarımdan, düşmanlarımdan, okurlarımdan saklamama gerek yok diye düşünüyorum”.

İlk mürekkebim, yüzlerine karşı söyleyemediğim insanları yazdı...

Oldukça ilgi çekici bir ismi olan kitabın içeriğini ve yazılış hikayesini de bizlerle paylaşan Emre Mert; “Üniversite yıllarım bana çok şey kattı, fazlasını alarak... Kırmamak adına kırılmayı tercih ettim, bu yüzden kaybedişimi izlemek acıydı.  İlk mürekkebim, yüzlerine karşı söyleyemediğim insanları yazdı. Sevgimi, hüznümü, özlemimi ve daha sonra davetsiz misafiri. Bu zamana kadar kapısına vurulmamış, paslanmış kalbimin anahtarı sadece bende olduğunu sanıyordum, ansızın birisinin girip güneş girmeyen evimin perdelerini açıp "hayata" gülümse diyen birisinin olabileceğini tahmin etmiyordum. Unutmuştum, çünkü olmazların oldurduğu Rabbin olduğunu...Dost görünen düşmanlarımı affetmek ile başladım hayata, beni benden daha çok düşünen insanların kalplerini kazanmakla devam ettim yaşama, bunu cesaret etmemi sağlayan insana bir nefes borcum vardı.  Hayatımdaki her şeyi yoluna koymuş, yeryüzüne düşmüş melek parçası cennetine döndü diye kızmaya hakkım yoktu. Bende hediye olarak nefesimi, Ruh Bedene Aşık Oldu kitabına yazdım” şeklinde konuştu.

Kitabın içeriğini bizler için biraz daha detaylandıran genç yazar Emre Mert, sözlerine şöyle devam etti: “Ruh Bedene Aşık Oldu kitabının amacı; uzun cümleleri, kısa cümlelerle anlatmak. Farklı ama, düşündürücü bir örnekleme yapmak istiyorum. Bir porsiyon köfte insanın karnını; üstüne bir yarım porsiyon köfte ise gözünü, nefsini doyurur.  Nefes aldığım sürece hayatımın, kalemimin felsefesi, uzun cümleleri kısa cümlelerle anlatmak olacak“.

Kitabımın serisini çıkarmak istiyorum!

Yazarlık serüvenine devam etmek istediğini de söyleyen Emre Mert, bunun Ruh Bedene Aşık Oldu kitabının serisini çıkarmakla olabileceğinin sinyalini verdi ve: “İlk deneme yazım, cennete yolculuk yapmak üzere çıktı sahibini bulmaya...İkincisi ise; hikaye. Üçüncü serisi ise; roman olacak. Bunlar ne zaman olacak sorusuna: "zaman"  gösterecek diyebilirim” dedi.

Kitapseverlerin mutlaka okuması gereken bir eser olduğunun da altını çizen Emre Mert, son olarak şunları söyledi: “90 sayfalık deneme yazımda her şeyi yaşayarak,  içten, yalansız dolansız yazdım. Bir kalemim, bir kağıdım, bir ben bir de yaren. Herkes fedakarlık yapar biraz canından, biraz vicdanından, biraz da cebinden. Benim yaşadıklarımı okuduğunuzda bu kitap benim hayatıma ne kadar da çok benziyormuş diyeceksiniz”.

Haber: Burcu Çelik

YORUMLAR...