Reklam
CHP yas ilan etti! Meclisi terk etti!

CHP yas ilan etti! Meclisi terk etti!

Beykoz Belediye Meclisi, Eylül ayı ilk meclis oturumunda Dağlıca’da yaşanan terör olayını kınayarak, kaybedilen şehitlerimizi rahmetle andı.

Beykoz Belediye Meclisi 1 ay süren tatilin ardından çalışmalara başladı. Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek’in başka bir programının olmasından ötürü Eylül ayı ilk meclis oturumunu Başkan Vekili Manolya Demirören yönetti.

“Dağlıca’da kaybettiğimiz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Yakınlarına da başsağlığı diliyorum” diyerek meclisi açan Başkan Vekili Manolya Demirören, ardından 08.07.2015 ve 09.07.2015 tarihli tutanağı oylamaya sundu. Tutanağın oy birliğiyle oylanmasından sonra gündem dışı söz almak isteyen meclis üyelerine söz verildi.

Gülay Demirel: Bugün ulusal yas ilan edilmeli!

Meclisin ilk sözünü alan CHP Grup Başkan Vekili Gülay Demirel; “Dağlıca’da kaybettiğimiz şehitlerimize bizler de Allah’tan rahmet diliyoruz. Ama bu bizi tatmin etmiyor. Bir an önce bu akan kanın durmasını istiyoruz. Giderek artan terör olaylarının sonucu kaybettiğimiz bu şehitler için bugün ulusal yas ilan edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Toplum bugünü yas ilan etmeyecekse, ne zaman ilan edecektir? Bu nedenle biz Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bugünü yas ilan ediyor ve grup odamıza çekilerek üzüntümüzü, acımızı paylaşmak istiyoruz. Sizlerinde aynı duygularda olacağınıza inanıyoruz. Saygılar sunuyorum” demesinin ardından CHP Belediye Meclis Grubu salonu terk etti.

Bunun üzerine AK Parti Belediye Meclis Grubu, oturuma tek başına devam etmek durumunda kaldı. Gündeme alınan müdürlük teklifleri oylamaya sunularak, meclisten geçti.

Salim Öztürk: Burada çalışmamak, bu tür olaylara prim vermek olarak değerlendiriyoruz!

Gündemin tamamlanmasının ardından CHP Belediye Meclis Grubunun salonu terk etmesi üzerine kısa bir konuşma yapan Belediye Başkan Yardımcısı Salim Öztürk, şunları söyledi: “Dağlıca’daki terör olayını bizde kınıyoruz. Diğer grubun yapmış olduğu harekete saygı duyuyoruz, kendilerinin takdiridir. Sizlerde kabul edersiniz ki hayat devam ediyor, bu tür olaylar yaşanıyor. Ama biz burada bir kurumuz. Bu kurumun çalışmaları da devam etmek zorunda. Dolayısıyla biz mecliste kalıp gündemimizde olan teklifleri görüştük. Ulusal yas devletin alacağı bir karardır, biz yerelde siyaset yapıyoruz. Dolayısıyla da burada çalışmamak, bu tür olaylara prim vermek olarak değerlendirdiğimizi bilmenizi istiyoruz”.

CHP Meclis Grubu tarafından yapılan açıklama şu şekilde;

Çözüm sürecinin ülkeyi getirdiği noktada partimizin başından beri savunduğu gibi gizli kapaklı yapılan görüşmeler çözümü değil, çözümsüzlüğü getirmiştir.

Her zaman ve herkesin istediği barış sürecine samimi, dürüst ve açık politikalarla çözüm üretilir. Başta basın olmak üzere devletin bütün birimleri baskı ve zulüm altındadır. Halkın haber alma özgürlüğü elinden alınmıştır. Basın özgür iradesini kullanamamaktadır.

Seçime gittiğimiz şu dönemde demokrasi katledilmektedir. Analar ağlamasın diyor, anaları can evinden vuruyorlar. İktidar hırsı yüzünden ülkede tüm işleyiş durmuştur.

Dün (6 Eylül Pazar) saat 15.30 civarında Dağlıca Karakolu’na yapılan taciz sonucu desteğe gitmekte olan askeri birliğimize 16.30 sularında pusu kurulmuş olup, çok sayıda askerimiz şehit olmuştur. Saat 18.00 dolaylarında terör örgütüne yakın internet hesaplarında bu haberler yayınlanmaya başlamışken, nasıl olur da ülkenin Başbakanı maça gider? Başbakan bu olaylardan haberdar olarak maça gittiyse, bu nasıl şehit acısı yaşamaktır? Daha vahimi ise, bu olaydan haberi olmadan gittiyse Başbakana dahi uygulanan bu bilgi karartması nasıl bir iradenin sonucudur?

-Şu saate kadar şehit sayımızın hala açıklanmamış olması endişe ve acılarımızı katlayarak artırmaktadır.

-400 milletvekili telep edenler, sadece kendisi için demokrasi istemektedir.

-Şu çok iyi bilinsin ki artık bu milletin verdiği krediyi tüketmişlerdir.

-Bu halk ülke içinde ve dışında barışı tahsis edecek politikalar istiyor.

-Bu halk, halk için işleyen bir demokrasi istiyor.

-Bu halk adalet ve hukuk sisteminin kişilere göre değil, evrensel hukuk ilkelerine göre uygun işlenmesini istiyor.

-Bu halk çocuklarının ölüm haberlerini duymak değil, aydınlık geleceğe koşan genç nesillerin ayak seslerini duymak istiyor.

Reklam

YORUMLAR...