Hızır Yılmaz: Şevket Arıkan’a yumruk atmadım!

Hızır Yılmaz: Şevket Arıkan’a yumruk atmadım!

Hızır Yılmaz, siyasi haklarının nasıl yendiğine ve Şevket Arıkan’la adliye koridorunda iddia edilen tartışmaya ilişkin açıklamalarda bulundu.

CHP Beykoz eski İlçe Başkanı ve Belediye Başkan Adayı Hızır Yılmaz, CHP İlçe Başkanlığı’nın 35.Olağan Kongresi öncesinde sürece zarar vermemek ve olumsuz etkilememek adına ertelemiş olduğu basın açıklamasını gerçekleştirdi.

Parti üyelik haklarının dönemin İlçe Başkanı Şevket Arıkan ve İl Başkanı Murat Karayalçın tarafından yenildiğini ifade eden Hızır Yılmaz, ‘Benim paramı birisi yiyebilir, çalabilir, hakkımı yiyebilir ama, siyasi haklarımı yedirmemi benden kimse beklemesin’ diyerek tepkisini gösterdi. Süreci ve yazışmaları belgelerle basına sundu.

Ayrıca gündeme düşen eski İlçe Başkanı Şevket Arıkan ile adliye koridorunda yaşandığı iddia edilen tartışmayı da açan Hızır Yılmaz, asla söylediği gibi bir yumruklaşma söz konusu olmadığını belirtti. Sert bir tepki gösterdiğinin doğru olduğunu kaydeden Yılmaz, ‘Sert tepkim dışında bir yumruk atmadım. Siyasi hakları gasp edilen birisi olarak sert bir yakaya dalış sadece görülebilir. Bir insan siyasi hakkı yendiğinde ne kadar tepki gösterebilecekse, belki ben en üst sınırını zorlamış olabilirim’ dedi.

Delege seçimleri sırasında haksızlığa uğradığını ve bu açıklamaları kongre sürecine zarar vermemek adına ertelediğini belirten Hızır Yılmaz: “Eski İlçe Başkanımız Şevket Arıkan, beni İl Disiplini’ne vermek üzere İl Başkanlığı’na şikayette bulunmuştu. Bende doğrusu o süreçte İl Yöneticisi arkadaşlarımıza seçim süreci olduğu için, ‘Benim dosyam önünüze geldiği zaman lütfen buna müdahale etmeyin. İl Disiplini’ne gönderin’ demiştim. Çünkü, seçime giderken benim dosyam yüzünden İlçe Başkanı ile İl Yönetiminin karşı karşıya gelmesini ve seçim çalışmalarında moral eksiliğinin olmasını istemedim. Neden? Ben belediye başkanı adayı iken, parti içi çekişmelerin partimize zarar verdiğini gördüm.  Disiplin, partinin mahkemesidir” şeklinde konuştu.

Üyelik haklarım gasp edildi!

Dosyasının İl Başkanlığı’nda tutulmasını veya geri iadesini istemediğini ifade eden Hızır Yılmaz, karar ne olursa olsun saygı duyduğunu aktarak, süreci şöyle anlattı: “Benim dosyam da oy çokluğuyla İl Disiplin Kurulu Başkan Yardımcısı Belgin Hanım, karşı oy yazısı kullandı. Burada kınama cezası verilecek bir durum yoktur, denmesine rağmen kınama cezası verildi. Bende İl Disiplin’inden Yüksek Disiplin Kurulu’na gönderilen bu cezama itiraz ettim. Bu sırada delege seçimleri devam ediyordu. Ben delege seçimlerine katılmadan önce Yüksek Disiplin Kurulu Genel Sekreteri Selahattin Balta’yı aradım, ‘Bir delegelik önemlidir. Size ulaşan dosyamı inceler misiniz? Seçilmemi engelleyen bir durum var mıdır?’ diye sordum. Baltacı ise bana şu şekilde cevap verdi: ‘Siz İl Başkanlığı tarafından tedbirli olarak İl Disiplin Kurulu’na gönderildiniz. Kınama cezası verildi. Ancak, bize genel dosyada cezayla beraber bir tedbir kararı olmadığı için Yüksek Disiplin Kurulu’da son kararı verecek makam olduğundan dosyanız görüşülene kadar hiçbir engeli yoktur’. Bende ikamet ettiğim Dereseki Mahallesi’nde delege seçimlerine katıldım ve seçildim. Hatta delege seçildiğim o gün ilçeden mahalle sandık başkanına verilen üye listesinde benim ismimin karşısında ‘İl Disiplin Kurulu kararıyla kınama cezası aldığı için delege seçilemez’ yazısını görünce tekrar Selahattin Balta’yı aradım ve durumu anlattım. Balta, bana ‘Delege seçilmenizi engelleyecek üyeliğiniz üzerinde bir tedbir, yasak yoktur’ dedi. Bende bunun üzerine delege listesine ismimi yazdırdım. Sonra İlçe Başkanımız geçici delege listesine adımı yazamaması üzerine İl Başkanlığı’na dilekçeyle başvurdum. İl Başkanlığı toplandı, oy birliğiyle delegeliğimin ve üyelik haklarımın tamamının devam ettiğine karar verdi. Daha sonra İlçe Başkanımız İl Başkanlığı’na onaya getirdiği delege listesine yine ismimi yazmadı. İl Sekreteri Şendil Odabaşı ile işbirliği yaparak ismimin olmadığı listeyi onaylattı ve seçim kuruluna getirdi. Bunun üzerine İl Başkanlığı’na bir dilekçe daha verdim. Bu sefer oradaki oy birliği ile ‘evet’ diyen arkadaşlarımız ‘Hızır Yılmaz’ın olmadığı bir listeyi nasıl onaylarsın?’ diye İl Sekreterine sitemde bulundular. İl Sekreteri ise, ‘Yanlış bir karar almışız. Zaten bu kararı da deftere geçmemiştik. Bu kararı almamış gibi davranacağız’ dedi.  İl Başkanı Murat Karayalçın gündeme bu konuyu almamıştır. Aslında arkadaşlarını zan altında bırakmıştır. Çünkü, sözlü bir karar alınmış ve oylanmış; ama zaman yetersizliğinden karar defterine geçmemiş. Murat Karayalçın burada kendine yakışır bir yöneticilik sergileyememiştir. Karayalçın benim içinde sosyal demokrat camia içerisinde bir efsane idi. Ama İstanbul İl Başkanı oluncaya kadardı bu efsane”.

Şevket Arıkan’a vurmam söz konusu değil...

Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde bir SHP dayanışması olduğunu ifade eden Hızır Yılmaz, bu dayanışmanın da partinin bütünlüğüne zarar verdiğine işaret ederek, bu yeni süreçte bu anlayışa bulaşmış kişilerin tasfiye edileceğini söyledi. Siyasi haklarının yenmesini hazmedemediğini kaydeden Yılmaz, bu olaylar üzerine Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Uğur Bayraktutan ile CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin’i aradığını ve özellikle Tekin’in haklarının verilmesi konusunda elinden geleni yaptığını, gerçekten takipçisi olduğunu ifade etti.

Yılmaz, konuşmasının devamında hakkının yenildiği süreci ve Şevket Arıkan’la aralarında adliyede yaşanan olayı şöyle aktardı: “Seçim kuruluna itirazımı yaptım. Seçim kurulu da inceleme yaptı. İlçenin üye kayıt listesini istedi. Ancak, Beykoz Seçim Kurulu Hakimi Zeki Sağlam,  ‘Yaptığım incelemede Cumhuriyet Halk Partisi’nin yasaksız, sonuna kadar üyelik haklarını kullanacak üyesisiniz. Ancak, parti tüzüğü delegelikte son oylama makamı olarak İl Başkanlığı’nı göstermektedir. Dolayısıyla benim sizin için Seçim Kurulu olarak yapacağım bir şey yoktur’ dedi. Sayın İlçe Seçim Kurulu Başkanı beni aradı, Şevket Arıkan’ın da arkadan sesi geliyordu: ‘Sayın Yılmaz, ben inceledim. Üyeliğin var, buna dayanarak da senin üyeliğini ben Dereseki’ye ekleyecektim. Ama sonraki incelememizde bana bu üyeliği yazma hakkı parti tüzüğü vermemiş’ dedi. Bende: ‘Sayın Hakimim, bende gelip düşüncelerimi aktarmak isterim. En azından siz bana bir belge, karar verirseniz suretle bende o kararı alır, İl Başkanlığı’na getiririm, belki hakkımı alırım’ dedim. Hemen adliyeye gittim. Adliye çıkışında İlçe Başkanıyla karşılaştım. Orada aramızda ufak bir sürtüşme oldu. Çünkü, benim paramı birisi yiyebilir, çalabilir, hakkımı yiyebilir ama, siyasi haklarımı yedirmemi benden kimse beklemesin. İnanın, bir yumruklaşma söz konusu değil. Sanıyorum İlçe Başkanımız, Savcılığa suç duyurusunda bulundu. Kayıtları izleme imkanının olursa göreceksiniz, sert tepkim dışında bir yumruk atmadım. Siyasi hakları gasp edilen birisi olarak sert bir yakaya dalış sadece görülebilir. Benim dövme gibi bir kastım yoktu. Söylenenlere göre benim yanımda 2 kişiden 1’i tutmuş, diğerleri vurmuş. Böyle bir şey yok. Bir insan siyasi hakkı yendiğinde ne kadar tepki gösterebilecekse, belki ben en üst sınırını zorlamış olabilirim”.

YORUMLAR...