Reklam
Şeref Kaçmaz

Oku - Yorum

‘’Ikra’ bismi rabbikelleziy halak’’ Alak-1

Yozlaşmanın, sosyal hayatta, ticarette, siyasette, ahlak kurallarında din de ve toplumun bütün değerlerinde zirve yaptığı günümüzde, sanatkarından, iş adamına, politikacısından, gazetecisine, din adamından, eğitimcisine kadar her kesimin bu durumdan aslında şikayetçi olduklarını ancak çare üretmek için ciddi hiçbir şey yapmadıklarını üzülerek izliyoruz.

Çok değil bundan 40- 50 yıl önce Şairin; ‘’Bir bahar akşamı rastladım size, sevinçli bir telaş içindeydiniz. Derinden bakınca gözlerinize, Neden başınızı öne eğdiniz?" Sözlerinde masumiyetin ve saygının en derin izlerini hissederken, günümüzde aile ortamında bile telaffuz edemeyeceğimiz, (reklam olmasın diye sözlerini burada yazamadığım ama hepinizin bir çırpıda birkaç tane hatırladığınız) sapkınlık patlaması şarkıların nasıl normal karşılandığını görmek, yozlaşmanın geldiği durum tespiti için örnek oluşturmaya yeter sanırım.

Çözümün temelinde Edirne’den Kars’a, vasıfsızdan prof una kadar kaliteli eğitim var.

Eğitim şart! Evet eğitim şart, eğitim sadece eğitim kurumlarında saati belli, müfredata bağlı verilen bilgilerden ibaret mi? Okul bitti, eğitim bitti mi?

Japonya da gazete okuma oranı %62, bizde %5 Kitap okuma oranı batılı ülkelerde %15-20 bizde %01. Biz toplum olarak o-ku-mu-yo-ruz. Okumadığımız için hayat boyu eğitim alacağımız büyük bir imkandan da yararlanamıyoruz. Bizim için okumak cenaze namazı gibi, birileri nasıl olsa bizim yerimize okuyor, bize lazım olanı gerekirse sorar öğreniriz. Ülkemizdeki kütüphane sayısı 1450 civarında. Buna karşılık kahvehane sayısı hakkında fikri olan var mı? yaklaşık 570 bin. Peki okuyacağız da ne olacak? Geçmişimizi, tarihimizi, geleceğimizi, dostumuzu, düşmanımızı, geleneklerimizi, örf adetlerimizi, ceddimizi, kültürümüzü, komşularımızı, coğrafyamızı, dinimizi…..

Kısaca okuyarak öğrenebileceğimiz her şey hakkında bilgi sahibi olacağız. Peki bu konu sadece Milli eğitimin meselesi mi? Kültür Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı’nın da konusu değil mi? misalen bütün vatandaşlarımızın ihtiyaç dışı lambaları söndürdüğünü düşünün, bunun 1 yılda ekonomiye katkısı acaba ne kadardır? Ya da ormanlar için? Tükettiğimiz su için, trafikte harcadığımız yakıt için düşünürsek topluma ve devlete olan katkısı ölçülmez. Ne yapmak lazım? Kahvehane ruhsatı verirken her birine kütüphane köşesi şartı koyalım, 570 bin kütüphanemiz olsun, hastanelerin bekleme salonlarına kitaplık köşesi koyalım, şehirler arası otobüs, tren, uçak içlerine kütüphane koyalım, düşündükçe bunlar çoğalabilir, ama bunları yapmış olmak için, dostlar alış-verişte görsün diye değil hedefe ulaşmak için yapalım.

Eğitimli toplum okuyan toplumdur. Okuyan toplum gergin olmaz, kavgacı olmaz, asabi olmaz, suç işlemez, cinayet işlemez. Japonya dünyanın en çok okuyan nüfusu ile ve en az suç işlenen ülkelerinden bir tanesi. Okumanın artması ile ne tür belalardan kurtulacağımızı varın siz düşünün artık.

*********

Bir Beykozlu olarak, yoğun karlı günlerde ekseri yollarımızın açık olmasını sağlayan belediye başkanımıza ve ekibine teşekkür ediyoruz.  Spor sahasını, spora ve sporcuya kazandırdığı için, STK’lara ve spor kulüplerine yaptığı destekten dolayı da ayrıca başkanımıza ve meclis üyelerimize teşekkür ediyoruz.

Ancak; bir sonraki yazımda ayrıntısı ile üzerinde duracağım konu olan 2-B meselesinde arsa sahipleri ile müteahhitlerin arasındaki sözleşmelerden dolayı, ileride oluşacak arsa sahiplerinin mağduriyetlerini önlemek için belediyemizin şimdiden gereken önlemi almasını tavsiye ediyoruz. Ve trafik! Sabahları R.bahçe kavşağı felç. Kavşağa gelmeden muhtelif yerlerden ters yola girerek Hakk gasp edenler için ters yollarda tuzaklar kurulmasını bekliyoruz.

Külliye bir defa yıkıldı, yıkanlarda yıkılıp gitti. Deliye de kuyuya da taşa da gerek yok.

Dikkat!!! Ormanlar torunlarımıza bırakacağımız en güzel miras. Yakın takipteyiz.

*********

Cuma namazı  düzenlemesi için, asgari ücret artışı için hükümete teşekkür ediyoruz.

Ancak; Asgari ücretin yoksulluk sınırının üzerinde olacağı günleri de sabırsızlıkla bekliyoruz. İnsanımızı uluslar arası sularda şehid eden israil ile olan ilişkilerindeki son tutumundan ve söyleminden dolayı ilgilileri tenkit ediyoruz. 3 milyona yakın yabancı mülteci meselesi sosyal bir yara olmuş iken, 500 bine yakın yerli mülteci sorununu, okula gidemeyen 10 binlerce çocuğun eğitim sorununu çözmesini bekliyoruz. Taviz tavizi doğurur, elini verirsin kolunu isterler, sonrası malum…  

Adaletin güçlü, Güçlünün de Adil olduğu bir Dünya’nın en kısa zamanda kurulması duası ile Allah’a (c.c.) emanet olunuz.  

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...