Reklam
Şeref Kaçmaz

Soru -Yorum

Gaflet mi?  İhanet mi?

Türkiye, 1966 yılında BM’de yürürlüğe giren “İkiz Sözleşmeler” adı ile de bilinen (1.si 4867 sayılı ikiz) İktisadi, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ile (2.si 4868 sayılı ikiz) Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’yi, bütün uluslararası baskılara rağmen 34 yıl imzalamadı. Sözleşme ANASOL-M iktidarı döneminde, 15.08.2000 tarihinde imzalandı ancak komisyon üyesi vatansever vekiller tarafından meclise sevk edilmesi engellendi. Sonra bu yasalar, 4 Haziran 2003’te AK Parti ve CHP tarafından mecliste kabul edildi ve 18 Haziran 2003 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Özellikle İktisadi, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Sözleşme olan 4867 sayılı ikizlerin ilk yasanın ilk 2 maddesine bakalım.

‘’Madde:1– Bütün halklar kendi kaderlerini tayin hakkına sahiptir. Bu hak vasıtasıyla halklar kendi siyasal statülerini serbestçe tayin edebilir ve ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmelerini serbestçe sürdürebilirler.’’
Yukarıda ifade edilen maddenin uluslararası hukuktaki karşılığı“ self- determinasyon’’ yani “Ulusların Kendi Kaderlerini Tayin Hakkı”dır.

‘’Madde:2– Bütün halklar uluslararası hukuka ve karşılıklı menfaat ilkesine dayanan uluslararası ekonomik işbirliği yükümlülüklerine zarar vermemek koşuluyla, doğal kaynakları ve zenginlikleri üzerinde kendi yararına serbestçe tasarrufta bulunabilir. Bir halk sahip olduğu maddi kaynaklardan hiç bir koşulda yoksun bırakılamaz.’’

Bu maddeler üzülerek ifade ediyorum, özyönetim taleplerinin, petrolden pay alma taleplerinin ve burada sayamayacağım taleplerin kaynağını oluşturmaktadır.

‘’İkiz Sözleşmeler’’ mecliste onaylandıktan sonra dönemin terör destekçisi partisinin genel başkanı ‘’bu yasaların onaylanması bu yüzyılda kazandığımız en büyük zaferdir’’ açıklamasını yapmıştır.

İkiz Yasalar’ın kanunlaşmasında desteği olan partiler? Anasol-M iktidarı döneminden, ANAP, DSP ve MHP, sonra 2003 yılında AK Parti ve CHP’dir. Biliyorum siyasi görüşleriniz doğrultusunda çoğunuzun canı sıkılacak, bazılarınız partisini sorgulayacak, bazılarınız ‘’vardır bir hikmeti’’ diyecek, kim nasıl düşünürse düşünsün, içinde bulunduğumuz durumu değiştirmeyecek. Durumumuzda ne mi var? Şehitler…

Soru-yorum;

· Bu yasaların imzalanması ile bebek katili terör başının yakalanması arasında bir bağ var mıdır? abd nin ve evangelistlerin büyük orta doğu projesinin bir parçası mıdır?

· Siyasi parti başkanlarının (dilim varmıyor ancak) ihaneti söz konusu mudur? Yoksa bir çok konuda olduğu gibi bu işin arkasında da siyasilerin gafletinden faydalanan paralel yapı mı vardır?

· Siyonist güçlerin arz-ı mevud yani büyük İsrail imparatorluğu planlarının bir basamağı mıdır?

· Dünyanın en büyük emperyal zalimi olan sözde güneş batmayan imparatorluğun bölgedeki çıkarlarına hizmet eden sinsi bir planı mıdır?

· Daha ne kadar dost kazığı, stratejik ortak kazığı, müttefik kazığı yiyeceğiz? Ne zaman aslımıza, özümüze, tarihimize, inancımıza, ruh kökümüze sarılacağız?

Hangisi olursa olsun kesin olan bir şey var ki, bu yasaların, tarihin en şerefli milleti olan Aziz Milletimize ve Devletimize fayda sağlamadığıdır.

Bu tespiti biz yapabildiğimize göre Devleti yönetenlerde yapıyorlardır. Tespiti yapıp film seyreder gibi süreci seyretmiyorlar, mutlaka bizim göremediğimiz bilmediğimiz bir çok önlem alıyorlardır, ancak asıl yapılması gereken, TBMM nin toplanarak BM nin ‘’İkiz Sözleşmeler’’ olarak bilinen sözleşmelerinden imzasını geri çektiğini karar altına almasıdır. Yoksa bu mesele başımızı daha çok ağrıtır.

Bunu yapmak cesaret mi ister? Cesaret! Erbakan’ın yolundan gittiğini söyleyenlerin göbek adı olması gerekir. Gerekeni yapmazsanız iş başa düşer,  tarih tekerrür eder, er ya da geç Milli Görüşçüler İktidara gelir, yıllardır verdiklerinizi söke söke geri alır, 2. Yalta toplantısını yaparız, Yeni bir Dünya’yı kurarız, tarihin her döneminde olduğu gibi Fetihlerin altına imzamızı atarız…’’Gelecekten asla ümit kesilmeyecektir’’

Artık ey milleti merhume, sabah oldu uyan !
Sana az geldi ezanlar, diye ötsün mü bu çan?
Ne Kürtlük,ne de Türklük kalacak aç gözünü !
Dinle Peygamber-i Zişanın İlahi sözünü.

Veriniz başbaşa; zira sonu hüsranı mübin,
Ne hükümet kalıyor ortada, billahi ne din !
"Medeniyet !" size çoktan beridir diş biliyor;
Evvela parçalamak, sonra da yutmak diliyor.

Ne bu şuride siyaset, ne bu fasid dava?
Görmüyor gittiği yanlış yolu, zannım çoğunuz...
Size rehberlik eden haydudu artık kovunuz!
Bunu benden duydunuz, ben ki evet Arnavudum...
Başka birşey diyemem ...İşte perişan yurdum!...

MEHMET AKİF ERSOY (6 Mart 1913)

Her türlü sosyal ve ahlaki çöküntüden nesillerimizi korumak, milli ve manevi değerlere sahip çıkan, vatanını milletini seven gençler yetiştirmek için canhıraş mücadele eden Anadolu Gençlik Derneğimiz geçtiğimiz günlerde ‘’aile içi iletişimde Nebevi metodu’’ konulu konferans düzenledi. AGD mizi tebrik ediyoruz. İyi ki varsın AGD….  

Adaletin güçlü, Güçlünün de Adil olduğu bir Dünya’nın en kısa zamanda kurulması duası ile Allah’a (c.c.) emanet olunuz.   

Reklam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...