Sueda Muradoğlu

İşine değil, özüne saygı!

İnsana saygısı olanların gölgesinde, insanlıktan bi’haber yaşayanlar anısına…

Bu yazı, mesleğime ‘kara’ çalanlar adına!

Yazımda adı ‘geçmeyen’ kurum ve kişiler tamamen hayal ürünüdür, diyebilmeyi çok isterdim ama ne yazık ki değil! Sürmekte olan soruşturmanın selameti açısından  isim vermekten imtina etsem de, soruşturma sonlandığında bundan da geri durmayacağımı ifade etmek isterim.

….

‘X okulunda görev yapmakta olan Y adlı öğretmenin öğrencilerine yönelik yapmış olduğu sözel tacizleri sebebiyle….’

….

Hata bizde miydi? Belki! İnsanı insanlıktan çıkaran sebepler bu toplumun içinde miydi? İçimizde miydi?

Bence değildi! Çünkü biz bu değiliz.  Biz büyüğümüzü sayar, küçüğümüzü sever, yaşıtımızın yoldaşı, hasmımızın bile en ‘mert’ hasmıyızdır.

..

İşimize, özümüze ihanet etmeyiz biz! Ahlak değerlerimizi çiğnetmeyiz…  Ama  demek ki; arada yapılması gereken ufak-tefek temizlikler olabiliyor. Serçe parmağımız  kangren olduğunda, elimizi kaybetmeden parmağımızı  kesmemiz  gerekiyor demek ki! Her mesleğin içinde çürük elmalar çıkabilir, bu doğaldır. Tüm sandığı çürütmesine izin vermediğiniz sürece; doğal!

Bir iş seçiyorsun,

İnsan yetiştirmeye talip oluyorsun,

Bir millete; evlatlarınız bana emanet diyorsun,

Yetmiyor; yemin ediyorsun…

Sonra o emanetlere alçakça ihanet ediyorsun!

…

‘Öğrencisini taciz etti’ cümlesi  kime ne ifade eder bilmem! Benim en yalın haliyle midemi bulandırır, tiksindirir.  Bir ülkenin eğitim sistemi her yönüyle uzun uzun tartışılabilir, eleştirilebilir, beğenilebilir ya da beğenilmeye bilir!  Ama işte eleştirinin bile gereksiz olduğu yerler, durumlar vardır. Bana kalsa sorgulamanın bile gereksiz olduğu durumlar vardır… Söz konusu soruşturma mesela, sonuçlandığında verilecek olan şey bir ‘ceza’ ! ki bu durum için en hafif şeydir bence ceza.  En iyi ihtimalle mesleği elinden alınmalı derdim ben mesela!

Bu durumu kınamaktan başka bir şey yapamadığım bu günlerde; sonucu bekliyorum; huzursuz, keyifsiz ve de adı konulamayan bir utangaçlıkla. Onun bize yaşattığı utançla!

Her şeye rağmen diyorum ki, bu iş bizim işimiz.  Bu işe, ruhunu, gönlünü açanların işi! Yani siz hatırlayacaksanız, bizimle hatırlayın bu mesleği. Çünkü biz hakkını vererek sevdik bu işi ve de öğrencilerimizi. Hakkını verdik; her yolumuzun kesiştiklerinin…  Kendinden vazgeçenlerden bile biz vazgeçmedik.

Bizim için; bayraktı, hürriyetti gelecek,

Ve bu ülkenin geleceği tarafımızdan sevildiği kadar hiç kimse tarafından çok sevilmeyecek… 

Reklam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...