Reklam
Özer Güneş

Bayır Bucak yanıyor yüreğimiz kanıyor

Hatay’ın güneyindeki soydaşlarımız, can gardaşlarımız, Bayır Bucak Türkmenleri müthiş bir düşman tasallutu altında hayatta ve ayakta kalma mücadelesi vermektedirler. Bir yanda Rus gemilerinin denizden top atışları ve uçaklarının havadan ağır bombardımanı, diğer yanda İran’ın binlerce milis desteğiyle Türkmen Dağı’nda ilerleyen Suriye ordusu, bölgedeki yüzlerce yıllık Türk varlığına son vermek üzere Türkmen köylerine saldırıyorlar. Türkmenler bütün dünyanın gözü önünde binlerce yıllık yurtlarında katlediliyor.

Kısıtlı silah ve imkanlar ile topraklarını savunan Türkmen gardaşlarımız bölgeyi aylardır bombalayan Rus uçaklarının bombaları altında mevzilerinin çoğunu kaybetmiş durumda.

Bayır Bucak yanarken, soydaşlarımız katledilirken biz ne yapıyoruz.?

Devlet olarak onlara sınır kapılarını açmaktan ve insani yardımdan başka ne yaptık.? Ne verdik.?

İnsani yardım malzemelerini yardım kuruluşları, belediyeler ve şahıslar sağ olsun fazlası ile yapıyor. Beykoz ilçemizden B. Murat Miniç ve Fatih Kocaoğlu kardeşlerimde yardım organizasyonu yaparak Türkmen kardeşlerimizin yarasına bir nebzede olsa merhem olmaya çalışıyorlar.

Bayır Bucak’taki gardaşlarımız ’bize makarna değil silah lazım, biz burada Esed güçleri ile değil Rusya, İran, Irak, Çin’le savaşıyoruz’ diyor... Silah demişken aklıma MİT Tır’ları geldi... Hani bunlar Bayır Bucak Türkmenleri ‘ne gidiyordu silahlar? Şu anda cephede savaşan Türkmen kardeşlerimiz de böyle külliyatlı bir silah yardımı almadıklarını itiraf ediyorlar... Özgür Suriye ordusuna yapılan desteğin yüzde onu Türkmen gardaşlarımıza yapılmış olsaydı bu gün durum çok farklı olurdu...

Pkk lı teröristlerin Kobani için yaptığını, Millet olarak, devlet olarak Türkmen gardaşlarımız için neden yapamıyoruz.?

Ne yazıktır ki İşid geliyor diye bir gecede Süleyman Şah türbesini sınırımızın yanına kaçırdık. Şimdide Bayır Bucak’taki kardeşlerimize destek olmayarak o bölgenin tamamen kaybedilmesini seyrediyoruz. Dikkat ederseniz, Lazkiye hattından sınırımıza kadar ki Türkmenlerin elindeki tüm köyler, kasabalar, dağlar, tepeler vs hepsi Rus bombardımanı desteği altında Esad’ın eline geçtiği halde bir tek Hükümet yetkilisi ses etmiyor! 

Yaşlı kadın ve çocuklarını bölgeden gönderen Türkmen gardaşlarımız üzerlerine yağmur yerine bomba yağsa da, topraklarından vazgeçmeyeceklerini sonuna kadar direneceklerini söylüyorlar Allah yardımcıları olsun.

Reklam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...