Reklam
Sadullah Kabahasanoğlu

Mahmut Şevket Paşalılar Kızmasın

Mahmut Şevket Paşa Mahallesi’nin adının değiştirilmesi Beykozlular tarafından Sultan Abdülhamid’e karşı bir “vefa” göstergesi olacaktır.

Önceki yazımda belirttiğim “Beykoz’un içinde bulunduğu değişim süreci ve Beykozlular işin neresinde?” konusunu affınıza sığınarak gelecek yazıya bırakıyorum.

10 Şubat’ın Sultan Abdülhamid’in ölüm yıldönümü olması sebebiyle, Sultan Abdülhamid dönemi ve günümüz ile olan benzerliklerini ele almak istiyorum. Aynı zamanda bir mahalle adını değiştirmenin nasıl “vefa” göstermek anlamı taşıdığına değinmeye çalışacağım.

Sultan Abdülhamid’i anlamak için Sultan Abdülaziz döneminden başlamak gerekir.

Osmanlı Sultanı ve İslam Halifesi Sultan Abdülaziz tahtından indiriliyor, iki bileği kesilerek katlediliyor ve GATA’dan intihar ettiğine (!) dair rapor alınıyor.

Kimler tarafından mı? Devletin içerisinde örgütlenen darbeciler tarafından…

Sultan Abdülhamid’in tahta çıktığı zaman devlet; dış mihraklar ve içerideki elemanları tarafından neredeyse ele geçirilmiş durumdaydı.

Sultan Abdülhamid; devletin içinde bulunduğu kötü duruma rağmen dünya siyasetine olan ilgisi, zekâsı ve amcası Sultan Abdülaziz’den öğrendiği “Hilafet Siyaseti” sayesinde dizginleri eline almayı başarmıştı.

“Kalkınma Hamleleri” sonucu Osmanlı’nın toparlanma belirtileri ortaya çıkıp Yıldız Mahkemesinde de Sultan Abdülaziz’in suikast davası görülmeye başlayınca içerideki ruhu satılmış adamlar kaçmaya başladılar. Kaçtıkları Avrupa devletlerinde çıkardıkları gazete ve dergilerle Osmanlı Devleti ve Sultan Abdülhamid aleyhinde yayınlar ve lobi yaptılar.

İçinde bulunduğu zorluklara rağmen dünyanın dört bir yanındaki Müslüman kardeşlerimize ve mazlumlara yardım elini uzatan Sultan Abdülhamid, Japonya’da “İslam Eğitim Merkezi” kuracak kadar bilinçli adımlar atmıştır.

Devletin içerisindeki etkili kişilerin ve dışardaki uzantılarının Sultan Abdülhamid’e karşı muhalefeti dış güçler için bir fırsata dönüşmüş oldu. Osmanlı’yı yıkmak isteyen çevreler hemen fırsatı değerlendirdi. Önce “İsyan Ordusu” adıyla 31 Mart Vakasını, ardından 31 Mart Vakasını bastırmak bahanesiyle “Hareket Ordusu”nu İstanbul’a gönderdiler.

İki hareketin ortak amacı Sultan Abdülhamid’i tahttan indirmekti. Sonuçta Sultan Abdülhamid karşısına çıkanların tahttan inme teklifini kan dökülmesin diye kabul etmiştir. Abdülhamid Han’ı indirmekle Osmanlı’ya dolayısıyla millete ve Müslümanlara nasıl bir kötülük yapıldığı malumdur.

Aklı, gönlü ve bütün gayreti İslam Birliği ve Osmanlı Devletini ayakta tutmakta olan Sultan Abdülhamid’e karşı yapılanları, olayları ve isimleri yakın dönemin olay ve aktörleriyle değiştirirsek ne kadar benzer olduklarını hatta farksız olmadıklarını görebiliriz.

Hareket ordusunun Yıldız Sarayını işgal etmesiyle sadece Abdülhamid Han tahttan indirilmekle kalmamış Yıldız Sarayı ile kütüphanesi yağmalanmış ve talan edilmiştir.

Sultan Abdülhamid’i tahttan indiren Hareket Ordusunun kumandanı ise dönemin 3. Ordu kumandanı olan Mahmut Şevket Paşa’dır.

Beykoz’un Mahmut Şevket Paşa Mahallesi adını “Hareket Ordusu” kumandanı Mahmut Şevket Paşa’dan almıştır.

Yeni Türkiye inşa edilirken geçmişin bu kötü izlerini silmek ise üzerimizde vicdani bir vazife olarak durmaya devam ediyor.

Beykozlular vefalıdır.

Beykoz, Sultan Abdülhamid’e gösterilecek vefa konusunda atılacak ilk adımın öncüsü olabilir.

Beykoz Belediyesi ve yetkililere Mahmut Şevket Paşa Mahallesi’nin ismini değiştirmek üzere bir referandum düzenlemelerini teklif ediyorum.

Beykozlular atılacak bu adımdan memnuiyet duyacak ve gereken duyarlılığı gösterecektir.

Selam ve saygılarımla…

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...