Reklam
Şeref Kaçmaz

İmzalı -Yorum

2-B SERÜVENİ -  HAYALLER VE GERÇEKLER…

Değerli Beykoz Güncel okuyucuları, hepinizi selamların en güzeli ile selamlıyorum. Selamünaleyküm. Konumuz Beykoz’da yaşayan on binlerce vatandaşı ilgilendiren 2-B (two B).

Kısaca hatırlayalım, 19 Nisan 2012 tarihinde hepimizin 2-b yasası olarak bildiği 6292 sayılı kanun kabul edildi. Vatandaş tarafından ‘’dava açamaz’’ ve ‘’itiraz edemez’’ ifadelerinin çok olduğu maddeler içeren kanun her şeye rağmen mülkiyet sorununu çözmek adına atılmış bir adımdı. Hazineye kaynak sağlamak da işin bir başka boyutu idi. Kanunun amacı çok ana hatları ile söylüyorum; Orman vasfını kaybeden arazilerin önce Maliye hazinesine devri, sonra üzerindeki hak sahiplerine maliye tarafından satışı, aynı zamanda eş zamanlı olarak da belediyelerin bu arazilerle ilgili imar çalışmaları yaparak vatandaş için yaşam alanlarına dönüştürmesi çalışmalarıydı. Kanun da bir de ‘’MADDE 8:Proje alanlarının belirlenmesi ve bu alanda kalan taşınmazların değerlendirilmesi’’ maddesi vardı. Beykoz Belediye Başkanı Yücel Bey ilçemizi Proje alanı yaparak arazilerin önce emlak değeri üzerinden Belediyeye devrini, sonrada maliyenin açıkladığı fiyatlardan %50 indirimli olarak vatandaşa satışını sağladı. Proje alanı olan yerlerde proje yapma hakkı ilk olarak TOKİ ye verildiği halde bu sorunu da aştı. Bütün bu çalışmalar için Belediyemizi Hükümetten ayrı tutuyor ve Başkanımıza teşekkür ediyoruz. (mevcut hükümet değişir de TOKİ başka bir siyasi iradeye geçerse, bu kanuna dayanarak yapılan işlemi iptal davası açar mı? bilinmez) vatandaş lehine gösterilen gayrete teşekkür etmiş olmamız, kamuoyuna sunulduğu şekliyle mülkiyet sorununun çözüldüğünü kabul etmiş olmamız anlamına gelmesin, 2-b hak sahipleri kısmen tapularını almış olsa bile ekseri çoğunluk henüz tapularını alamamış durumdadır. Ayrıca ilçemizin mülkiyet sorunu sadece 2-b ile sınırlı değildir, ön görünüm, sit alanı, Boğaziçi koruma alanı, tabiat varlığı, su havzası, vakıflar kanunu vs. gibi on bir ayrı kanunla korunmak da ve mülkiyet sorunu devam etmektedir. 2-b ile tapusunu alanların da görünürde mülkiyet sorunu çözülmüş ancak ikamet sorunu çözülememiştir, seçim propagandası olarak kullanıldığı şekliyle ‘’Beykozlu Beykoz’da kalacak’’ temennisi sadece söylemde kalacak, yeni imar uygulamaları ile isteyerek ya da istemeyerek bir çok Beykozlu ilçesini terk etmek zorunda kalacaktır. Hedeflenen 440 bin nüfusun büyük bir kısmı da ilçe dışından gelecek ve demografik yapı büyük oranda değişecektir.    

HAYALLER: Hülasa 40-50-60 yıldır tapusuz oturduğumuz arsaların  tapusunu alma ve üzerine sağlam, imara uygun konutlar yapma düşüncesi Beykoz lu bizlerin hayallerini süslemeye başlamıştı.

Bütün bu işlemler devam ederken, maliyenin satışa esas rayiç değerleri sır gibi saklaması ve vatandaşa söylememesi, rakamların çok yüksek çıkacağı ve arsaların elden çıkacağı korkusu ile bir çok arsa sahibinin, arsalarını haraç mezat fırsatçılara satmasına sebep oldu. Çok düşük değerden satanlar maalesef Beykoz dışında evler alarak ilçe dışına çıktı. Satmayıp Beykoz da kalmak için irade sergileyen bir çok hak sahibi de 2-b ödemelerini ödeyemem korkusu ile çok düşük paylaşım oranları ve idam fermanı gibi sözleşmelerle fırsatçı müteahhitlerle süresi belli olmayan sözleşmeler imzaladı. Bu aşamada maalesef belediye yetkilileri vatandaşa rehberlik ve danışmanlık yapamadı, belediye, kendisine danışmaya gelen vatandaşa ‘’git müteahhitle anlaş’’ dedi.

500-1000-1500 m2 arsaya sahip ve 2-b ödemelerini yapacak gücü olan vatandaşlar kendi arsaları üzerine kendileri ve çocukları için evler yapma hayali kurarken, açıklanan meri imar planı dip notlarında 2500 m2 arsası olmayan hak sahiplerinin tek başlarına imar ruhsatı alamayacakları ortaya çıktı. Bu şu demek di; ‘’herkes gitsin bir müteahhitle anlaşsın!!’’ Eyvallah, vatandaş buna da razı oldu. Bölgede iş yapmak isteyen müteahhitlerle kat karşılığı inşaat sözleşmeleri imzalanmaya başladı. Bizim de bir miktar arsamız olduğu için ve yaptığımız meslek icabı inşaat sözleşmeleri konusunda tecrübeli olduğumuz için komşularımız bizim ada da bizi temsilci seçtiler. Bundan dolayı 2012 – 2014 arasında yaklaşık 30 müteahhit firma ile görüştük ve sözleşmesini inceledik, vatandaş aleyhine maddelerden dolayı hiç birini imzalamayı uygun görmedik. Ta ki bizim bütün şartlarımızı kabul eden ve sözleşmeyi süre ile sınırlandırmayı kabul eden bir firma ile İMZALI-YORUM dedik ve komşularla birlikte imzaladık.

Beykoz’da iş yapan bütün müteahhitlerin ve arsa sahiplerinin sabırsızlıkla beklediği, imar kanunun 15-16- 18. Maddeleri gereği işlem yapılması ve uygulama imar planının askıya çıkması için, neredeyse bütün arsa sahiplerinin mutlaka müteahhitlerle sözleşme imzalamış olması ve müteahhitlerinde proje alanlarında bulunan her arsa sahibi ile sözleşme imzalaması gerekiyor (imar parseli yapılmadan seçim kazanmak adına tarla tapuları verildiği için). Aksi durumda yapılacak uygulama imar planı bir çok kişiyi mağdur edecek ve süreç içinden çıkılmaz bir hale dönecektir. 

GERÇEKLER: Müteahhitle %50 sözleşme imzalayan 400 m2 arsa içinde 4 katlı bir evde oturan 4 kardeşten 2 si Beykoz dan taşınmak zorunda kalabilir. Süreç uzadıkça fiyatı artan arsalar üzerinde tasarruf sağlamak ve satmak isteyen vatandaş, bitiş süresi belli olmayan ve çok ağır cezaları olan sözleşmelerden dolayı mağdur olabilir. 1-2- yıl içinde uygulama imar tamamlansa ve inşaat ruhsatları verilerek inşaatlar başlasa bile, sözleşmelerdeki müteahhit lehine maddeler ve belirsiz konular yüzünden arsa sahipleri bekledikleri daireleri alamayabilir ve mağdur olabilir. 2013-2014 yılında sözleşme imzalayan ve o günün şartlarında kira anlaşması yapan hak sahipleri inşaatlar başladığında birden bire binlerce ev aranmaya başlandığı için yükselen veya 2017-2018 yıllarındaki rayiç kira bedellerini ödeyemeyerek mağdur olabilir.

SONUÇ: Bütün bu konuların bu günden çözümü önem arz etmektedir. Gerek danışmanlık, gerek hakemlik gerekse müteahhitlerle hak sahipleri arasında adaletli ilişkilerin ve paylaşımların olması için başta mühür sahibi Belediye başkanı, yardımcıları ve meclis üyelerinin mutlaka gerekli önlemleri almasını tavsiye ediyoruz. Geçmişte yapılan hataların tekrarlanmaması için nasıl ince elenip sık dokunduğunun farkındayız, mağduriyet yaşanmaması için gösterilen hassasiyetin de farkındayız, ancak yukarıda saydığımız senaryolar bizi beklemektedir. Çözüm mercii kurumlarımızdır.

Beykoz Belediyesi ile Yöre Dernekler Birliğinin ortaklaşa düzenlediği ve Mavi Karadeniz TV den canlı yayınlanan ‘’Anadolu’nun Farklı Renkleri Beykoz’da Buluşuyor’’ programını düzenleyenleri ve katkısı olanları tebrik ediyorum. Bundan sonraki Program açılışında şehitlerimizin ruhu için bir Fatiha okunmasını ve ciğerimizin yandığı bu günlerde program içeriğinin sazla değil sözle dolu olmasını temenni ediyoruz.

Adaletin güçlü, Güçlünün de Adil olduğu bir Dünya’nın en kısa zamanda kurulması duası ile Allah’a (c.c.) emanet olunuz.   

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...