Reklam
Özer Güneş

’Kanal İstanbul’ mu? ’Rant ve Talan İstanbul’ mu?

İstanbullunun zaten en büyük derdi köprü geçmek iken; halkı yeni köprülere mahkûm edecek, Karadeniz ve Marmara’daki ekolojik dengeyi altüst edecek, çakma bir boğaz yaratarak yeni emlak zenginleri yaratacak yeni bir icadımız var: Adı ‘Kanal İstanbul Projesi’…

Yapılır mı? Yapılmaz mı? Yaptırılır mı? Yaptırılmaz mı? Montrö ile eli kolu bağlanmış Türkiye’nin kesinlikle dış politikada atılan stratejik hamlelerinden biri midir bilemem ama bildiğim bir şey var; birilerine göre çılgın bir proje olan bu proje bana göre tam bir ‘Rant İstanbul’ projesi… Neden mi böyle düşünüyorum..?

Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan’ın, “daha işin başında şu anda satın alımda ’30 milyar dolar vermeye hazırım diyen yerli bir yatırımcı var” dediği bir iş adamı var... Adı Serdar İnan. İstanbul’da bugüne kadar 5 binden fazla markalı konut üreten ve son olarak Halkalı’da ki Disneyland projesinin müteahhidi olan İnanlar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Serdar İnan "Öneriyi ben yaptım. 30 milyar dolar benden. Çünkü bu proje 10 milyar dolarlık bir maliyete sahipse en az 300 milyar dolarlık getirisi olur" demişti hatırlarsınız…

Görünüşte amaç boğaz trafiğini rahatlatmak şeklinde gözükse de, asıl amacın yıllardır yapıldığı gibi İstanbul’un en son kalan yeşil dokusuna sahip bölgelerinin imarından yüksek oranda rant elde etmek olduğu apaçık belli oluyor… 

Şöyle bir İstanbul’a baktığımızda; her tarafı rantiye -pardon şantiye- halini  almışken, güney bölgesi yatay büyüme olarak bitmiş durumda iken, şimdi dikey büyüme ile birilerine rant sağlamaya devam edilirken, şehir olarak tamamen içinden çıkılmaz bir hal almışken, sabah ve akşam olan trafik yoğunluğu artık nerdeyse bütün gün sürmekte iken, böyle bir projenin adı olsa olsa İstanbul’u  bitirme projesi olur!

III. asma köprü ve çevre yolları, yeni havaalanı çevresi ve Kanal İstanbul ile birlikte İstanbul’un Kuzey’inde oluşacak yeni yapılaşmayla birileri elde ettikleri rantla servetine servet katmaya devam ederken. İstanbul bu tamahkâr zihniyetin neden olduğu gidişatla, tamamen yaşanmaz şehir olarak telafisi olmayan içinden çıkılmaz bir hal alacak...

Şimdi diyeceksiniz ki ormana yapılaşma ve imar mı olur? Olur, hem de bal gibi olur! Beykoz’da binlerce dönüm özel orman arazisi var; düne kadar kim biliyordu Beykoz Konakları’nın, Acarkent’in, Acaristanbul’un ve şimdi Kaymakdonduran mesire alanının yanı başında inşaatı son hız devam eden yerlerin özel orman arazisi olduğunu..?

Çılgın bir proje yapılacaksa devlet olarak Karadeniz bölgemizdeki limanları geliştirip yenileri ile takviye ederek sanayicilerimizi bu bölgeye gitmeleri yönünde teşvik etmelidir. Karadeniz sahil şeridinde ve yanı başındaki 20 den fazla şehrimizi kalkındırarak yapılacak bir proje, İstanbul’a en fazla göç veren bu bölgemizin kalkınmasını sağlayacağı gibi bu şehirlerimize İstanbul’dan tersine bir göçün olmasının önünü açacaktır!

Rantla direkt ilgisi olan Kanal İstanbul projesinin güzergâhının yine değiştirilmesiyle alakalı olarak Ulaştırma Bakanı Binalı Yıldırım "...ben vatandaşlarımızın bu konuda çok aceleci davranmasını istemiyorum, bir hayal kırıklığı yaşamasınlar. ‘şuraya kanal yapılacak, buraya hücum edelim’ falan diye düşünmesinler. sonra bizi suçlamasınlar, bizim henüz ilan ettiğimiz bir güzergah yok. bir takım güzergahlar havada uçuşuyor. ne zaman ki ben çıkar derim, ‘güzergahımız budur’, bağlayıcı olan bizim için o güzergahtır.” dedi geçtiğimiz günlerde…

İyide Sayın Bakan, acelesi olan vatandaş değil ki! Acelesi olan ‘Yandaş’..! 

Neyse... Yağmanın, talanın ete kemiğe bürünmüş, yüze vurmuş halini ibretle izliyoruz.

Başka İstanbul yok..! 

Sağlıcakla kalın…

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...