Reklam
Özer Güneş

İdam cezası geri gelmeli!

Her yıl binlerce yavrumuz kayboluyor, tecavüze ve istismara uğruyor, organ mafyalarının ve sapıkların kurbanı olup canlarına kıyılıyor... Ahlaki terör ve kadın cinayetleri zirve yapıyor... Sokak ortasında aleni cinayetler işleniyor... Cezaevleri Cumhuriyet tarihinin doluluk rekorlarını kırıyor... Sadece sınırlarımız değil; yaşadığımız şehirler, kapımızın önü huzur ve güvenden yoksun hale geliyor…

En önemlisi otuz yıldır süren terör olaylarından dolayı on binlerce vatan evladını şehit vermesi… Lakin gelinen aşamada işler o denli kötü bir hâl aldı ki, bu ülke insanı artık her gün verilen şehitlere ve bununla alakalı haberlere sıradan bir olaymış gibi bakmaya başladı.

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu “Bu ülkede şehit vermekten daha acı bir şey varsa o da; şehit haberi almaya alıştırılmış bir toplum olmaktır.” derken bugünleri öngörmüş…

En son Ankara’da  patlayan bomba sonrasında Başbakan Davutoğlu, twitter hesabından yaptığı açıklamada, saldırıyı gerçekleştiren örgütün YPG olduğunu ifade etti. Ardından tüm siyasiler ağız birliği içinde “Ankara’da 28 vatandaşımızı kaybettiğimiz hain terör saldırısı tüm Türkiye’ye, kardeşliğimize yapılmıştır. Saldırıyı gerçekleştiren YPG, bölücü terör örgütünün bir parçasıdır, uzantısıdır, birlikte hareket etmektedir, ülkemizi hedef almaktadır. Türkiye bir bütündür, 78 milyon bu zorluğu da aşacak güce, kudrete sahibiz. Biz buradayız, bu topraklardayız, ebediyen burada kalacağız…” şeklinde beyanlarda bulundular…

Allah aşkına bu millet her terör olayı sonrasında bu tarz laflar dinlemekten bıktı. Çözüm ne? Biz hamaset ve nutuk dinlemek değil, sorunun ortadan kaldırılması için kalıcı çözüm istiyoruz. 

Ülkenin başkentine elini kolunu sallaya sallaya girip, İzmir’den çaldığı arabaya İstanbul’dan plaka takıp Ankara’nın göbeğinde patlatan bir terörist var… Olayın hemen akabinde tıpkı Sultanahmet saldırısında olduğu gibi daha cesetler kaldırılmadan bu teröristin kimliği ve bağlı olduğu örgüt bulunuyor! Katilin devlette kaydı kuydu her şeyi var… Potansiyeli de malum ama İstihbarat teşkilatı bunu önleyemiyor.

İstihbarat zafiyeti var’mı sorumluları kimlerdir?

Bana göre var bulunup gereği yapılmalı ne hikmetse bizim ülkemizde  yüzlerce can iş kazasında kaybedilir onlarcası bir terör olayında şehit olur ama sorumlu olan hiçbir devlet yetkilisi ne istifa eder ne görevden alınır sebebi millet olarak bu kayıplara sıradanmış gibi alıştırılmış olmamız.

Gelinen aşamada; cinayetin, tecavüzün, dolandırıcılığın, hırsızlığın, terörün bu kadar normalleştiği bir ülkede günü kurtarmak adına yaşayan insanlar olduk. AB hedefli, hür dünyanın bir parçası olmaya çabalayan hedefi daima Batı olmuş bir ülkeden etnik ve mezhepsel kavgaların verildiği tüm dünyanın sırtını döndüğü bir Ortadoğu ülkesi haline geldik! 

Askeri ve istihbari ne tedbirler varsa hayata geçirilmeli. Ama öncesinde muhakkak bu mücadeleye büyük katkısı olacak  hukuki düzenlemelr yapılmalı. Çözüm için yapılması gereken düzenlemenin başında derhal meclisin toplanıp idam cezasının ülkemizde uygulanmasını sağlamaktır. İdam Cezası’nın “sınırları gayet iyi çizilerek ve içeriğinin genişletilmesine imkân vermeyecek bir düzenleme” şartıyla geri gelmesinin sorunun çözümüne ciddi katkılar sağlayacağını düşünenlerdenim. 

İdam cezasına, salt bir ‘caydırıcılık’ olarak değil de, salt bir ‘cezalandırma’ olarak bakmak lazım… İdam cezası verilen en ağır cezadır; belirli ağır suçlara verilir ve “özel” bir cezadır. Sadece sosyal hayatta ve vicdanlarda infial yaratan suçları işlemeye niyetleri olanları en etkili şekilde caydırmak için değil, insanların vicdanındaki adaleti ve adalete olan güveni sağlamaktır. Bu amaçla ucunda ölüm yok ya diyerek her türlü caniliği yapan; eli kanlı teröristlere,  çocuk tecavüzcülerine, vahşice cana kıyanlara idam cezası şart. Bunun başka çözüm yolu yok!

Reklam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...