Şeref Kaçmaz

Özlü - Yorum

EFSANE BAŞBAKAN – MÜCAHİD ERBAKAN

1943 yılının bir Pazar sabahı Beykoz’un ıssız tepelerinde, ormanlık bir mevkide bulunan Peygamber Yuşa Aleyhisselam’ın kabrinin yakınındaki mescid de, sabaha kadar ibadet eden ve sabah namazını eda ettikten sonra yanındaki müritleri ile birlikte oradan ayrılan kişi Gümüşhanevi Dergahı şeyhi Hacı Hasip Serezli Efendi den başkası değildir. Her Pazar gecesi bunu tekrarlayan Hacı Hasip Efendi’nin müritleri arasında, her hafta onunla birlikte Yüşa Hz.lerinin yanıbaşında sabahlayan 17 yaşında bir genç vardır. Bu genç, yıllar sonra tek başına mı kurtaracaksın bu vatanı diyenlere ‘BİR ÇİÇEKLE BAHAR GELMEZ ama HER BAHAR BİR ÇİÇEKLE BAŞLAR’’ diyen Prof.Dr. Necmettin ERBAKAN’dır.  

1996 yılında kurulan 54. Hükümetin başbakanı, ilk Bakanlar Kurulu toplantısını şu sözlerle açıyor ‘’Bakanlar Kurulu çalışmalarımızın hayırlı uğurlu olması ve Allah rızası için El-Fatiha’’  koalisyon ortağı partinin bakanları adeta donup kalmış olaya şahit olanların ifadesi ile şok olmuşlardır. Başbakan olarak göreve geldiği 28 Haziran 1996 tarihinden, koalisyon protokolüne bağlı kalarak görevi devrettiği 30 Haziran 1997 tarihine kadar bu böyle devam etmiştir. 

Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamız büyük bir bilim adamı, ilim adamı, devlet adamı ve dava adamıdır. 85 yıllık hayatı mücadele ile geçen ERBAKAN hocamızın yaptıkları bizlerin hayal bile edemeyeceği gerçeklerdir.

Alman üniversitesinde ders veren ilk Türk ilim adamı olması, Türkiye de ilk üretilen motor olan Gümüş motorun kurucusu olması, ilk üretilen devrim otomobilinin mühendisi olması, bu gün hala üretimde olan 70 in üzerinde sanayi tesisinin temelini atması, 1699 karlofça antlaşmasından bu güne kazanılan tek toprak parçasının, Kıbrıs’ın fatihi olması, ilk defa denk bütçe oluşturması, havuz sistemini kurarak sermayeye haraca son vermesi,  Yeni bir Dünyanın habercisi D-8’i kurması, Müslüman Topluluklar Birliği Kongrelerini başlatması, Dünya Müslüman Gençler Birliği kongrelerini başlatması ilk akla gelen birkaç başlıktır.

Merhum liderimizin yaptıkları, üstün bir zekanın yanı sıra sağlam inancı, sarsılmaz azmi ve Allah’a (c.c.) tam teslimiyetiyle gerçekleştirdiği aşikardır. Yoksa bir insanın çıkıp da ‘’Yeryüzünde Hakk’ın ve Adaletin tesis edildiği yeni bir Dünya’’yı kurmaya  kalkışması, insanları köleleştirmek isteyen ırkçı siyonistlere ve küresel emperyalistlere karşı apaçık mücadeleye girmesi, Anadolu’nun her tarafını karış karış dolaşması, ücra bir köyündeki kahvede karşılaştığı köylüye saatlerce Milli Görüş’ü anlatması siyasetle izah edilemez. Düşünün ki her yaptığınız hizmet karanlık güçler tarafından engelleniyor, 4 partiniz kapatılıyor, siyasi yasaklı oluyorsunuz, üzerinize beton dökülüyor, en yakınlarınız tarafından defalarca ihanete uğruyorsunuz, tehdit ediliyorsunuz, sürgün ediliyorsunuz, hapse atılıyorsunuz, bütün bunların ardından ‘’biz inanıyoruz ki Allah bize yardım eder, Allah bize yardım ederse ancak biz galip geliriz’’ diyerek yeniden besmele çekiyor ve mücadeleye devam ediyorsunuz, ba nasıl bir azimdir, bu nasıl bir kararlılıktır. ÖZLÜ- YORUZ seni hocam….

Filistin’de İsrail zulmü altındaki Müslümanları organize ediyorsunuz, Çeçenya da, Arakan da, Keşmir de, Bosna da cihad eden mücahidleri organize ediyor, silah fabrikaları kuruyorsunuz. Türkiye’de sadece 5 parti kurmakla kalmıyor, 50 ye yakın MİLKO kuruyorsunuz (AGD,ESAM, ESDER, HUDER, TEKDER,TİYEMDER,ASKON, MÜSİDER, SAĞLIK-DER,ÖĞ-DER, CAN SUYU, İYFO, İKEV, MEDYA-DER, DİN-BİR-DER bunlardan bazıları)  yetmiyor, ülkemizin doğusundan batısına kadar bilinen kanaat önderlerini, hoca efendileri organize ediyor birlik ve beraberlik içinde yaşamanın temelini atıyorsunuz, yetti mi, yetmedi; Avrupa Milli Görüş teşkilatını kuruyorsunuz, Avrupa’daki Müslümanları organize ediyor, birlik beraberlik içinde tutuyorsunuz. Yetti mi, hayır  yetmedi; Endonezya’dan Fas’a kadar, Somali’den Kosova’ya kadar, Doğu Türkistan dan Mali ye kadar bütün İslam coğrafyasında yaşayan Müslümanlara Siyasi partiler, Sivil toplum örgütleri, gençlik teşkilatları kurduruyorsunuz, bunların liderlerini her yıl topluyor ve yeni hedefler veriyorsunuz…. Bütün küresel emperyalistlerin ve ırkçı siyonistlerin kabusu oluyor, onları rahatsız ediyorsunuz.

Tarihin en şerefli milleti olan aziz milletimizin, batının kölesi değil, doğunun efendisi olsun diye mücadele ettiniz, Yeryüzünde Hakk ve Adalet hakim olsun diye mücadele ettiniz, bütün insanlığın kurtuluşu, saadet ve selameti için mücadele ettiniz, biz buna şahidiz hocam.

‘’Bana ne amerikadan, bana ne amerikadan’’ deyişinizi ÖZLÜ-YORUZ hocam….

Son görevinde Saadet Partisi Genel Başkanı olan ve İstanbul il yönetim kurulu üyesi olarak çalışmak nasip olan merhum hocamız Prof.Dr. Necmettin ERBAKAN’ı  Vefatının 5. Sene-i devriyesinde özlemle, rahmetle ve saygı ile anıyoruz. Mekanı Cennet olsun.

‘’Ey yürekleri dağlar kadar büyük, azimleri kayalar kadar sağlam Milli Görüşçüler, ne olursa olsun gelecekten asla ümit kesilmeyecektir, tarihinize bakın, inancınıza sarılın, zulüm asla ebedi olamaz, kötülük mutlaka hüsrana uğrayacaktır, zafer inananlarındır ve zafer yakındır.’’ Prof.Dr. Necmettin ERBAKAN

Adaletin güçlü, Güçlünün de Adil olduğu bir Dünya’nın en kısa zamanda kurulması duası ile Allah’a (c.c.) emanet olunuz

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...