Reklam
Eminönü Vapuru'nda koltuk sevdası

Eminönü Vapuru'nda koltuk sevdası

Beykoz-Eminönü hattında çalışan vapura ilk kez biniyorsanız biraz dikkatli olun! Çünkü bu vapurda herkesin bir koltuğu var.

Bu yazılı olmayan kural, yıllardır uygulanıyor. Herkes istediği yere oturamıyor. Hatta yolcular koltuklarına o kadar düşkün ki bazen yer kavgası bile yaşanıyor.

Güneş daha yeni doğarken İstanbul Beykoz iskelesinin önü kalabalıklaşmaya başlıyor. Her sabah saat 07.00 vapuruyla işlerine giden yolcular, büfeden gazete ve simit alıyor. Kahvaltılarını sıcak çay eşliğinde vapurda yapacaklar. Koyu sohbet, daha iskelede başlıyor. Maçlarla ilgili konuşan da var aralarında siyasetten dem vuranlar da. Beklenen an geliyor, kapılar açılıyor. Herkes aheste aheste vapura doğru yürüyor. Ne de olsa herkesin oturduğu koltuk belli, acele etmeye gerek yok!

Beykoz vapurunda yazılı olmayan bir görgü kuralı var: Hiç kimse başkasının yerine oturamıyor. Bu gelenek, İstanbulluların yandan çarklı vapurları kullandığı 1950'li yıllara dayanıyor. O tarihlerde vapurlar birinci ve ikinci mevki bölümleri olarak ayrılırmış. Birinci mevki biletleri daha pahalıymış. Bu sınıf ayrımı nedeniyle genelde herkes oturduğu yeri sahiplenir, koltuğunu benimsermiş. Hatta o dönemde koltuk kavgaları bile yaşanırmış. İşte o tarihten bu yana Beykozlular vapur koltuklarını adeta parsellemiş! Eğer Beykoz'a yolunuz düşerse Üsküdar ve Kadıköy vapur seferlerinde olduğu gibi canınızın istediği yere gidip oturmayın!

 

51 yıldır aynı koltukta oturuyor!

Zeki Emeç, 51 yıldır Eminönü'ndeki işyerine gitmek için Beykoz vapurunu kullanıyor. Vapurdaki her 10 kişilik koltuk bölmesinin bir gruba ait olduğunu söylüyor. Bu gruptakiler her sabah aynı yerde yolculuk yaptığı için birbirlerini çok iyi tanıyor. Arkadaşlarından biri o gün gelmezse eğer, hemen telefon açıp, "Hayırdır, bir derdin mi var?" şeklinde soruyorlar. Zeki Emeç, vapurda zaman zaman yer kavgalarının yaşandığını anlatıyor ve şakayla karışık, "Benim yerime de birisi otursa ona yan gözle bakarım! Zaten yabancılar gelip bizim koltukların birine otursa sıkılabilir. Çünkü herkes çok samimi bir şekilde sohbet ederken o yalnız kalır" diyor.

Mehmet Erdal ise daha birkaç yıldır Beykoz vapurunu kullanmaya başlamış. İlk günler çektiği sıkıntıyı şu cümlelerle anlatıyor: "Beykoz vapuruna arkadaşlarımla birlikte binmeye başladım. Onlar oturma adabını biliyorlarmış. Bende her gün bir yer değiştiriyorum ama arkadaşlarım beni uyarıyor. Bu durum ben de bir tedirginlik oluşturdu. Acaba kimin yerine oturuyorum diye endişelenmeye başladım. Neyse ki kısa sürede bir grup beni içine aldı da koltuk sahibi oldum!"

Alt kat uykucuların üst kat tartışmacıların

Boylu boyunca uyumak isteyenler Beykoz vapurunun birinci katına oturuyor. Beykoz-Eminönü arası 1 saat 10 dakika sürdüğü için yolcular tatlı bir uyku çekiyor. Birinci kattan çıt bile çıkmıyor. İkinci kat ise tam tersi! Yüksek sesle hararetli bir şekilde tartışanlar, gazete ve kitap okuyanlar, ders çalışanlar ve Boğaz manzarası seyredenler... Yolcuların hemen hepsi Beykoz'dan bindiği için birbirlerini tanıyor. Çoğu ya akraba ya da hemşehri. Vapurdaki yolcular arasında adeta bir aile ortamı var. Birbirlerine simit ikram ediyorlar, evden getirilen börek ve kekler paylaşılıyor. Aralarında akşam vapurunda doğum günü kutlayanlar bile oluyormuş. Daha geçtiğimiz günlerde vapurda doğum günü pastası kesmişler. Kaptan, mikrofondan bir kutlama konuşması yapmış ve yolculardan alkış istemiş. Beykoz vapuru, bayramlarda ilginç görüntülere sahne oluyormuş. Yolcular, sırayla birbirleriyle bayramlaşıyormuş. Ramazan ayında ezan vaktinin akşam saat 19.00 civarına rastladığı dönemlerde dışarıdaki birkaç masa birleştirilip her birlikte iftar açılıyormuş.

Zaman

 

YORUMLAR...