Reklam
Şeref Kaçmaz

Anlamı-Yorum

Siyah - Beyaz !!!! En Büyük Kargaşa…

Gecenin en pervasız olduğu dakikalarda güneşin ışıkları, karanlığı yırtarcasına yeryüzüne inerken, sokaklarda kedi ve köpekler bir de akşamdan kalma genel ifade ile kendilerine serseri dediğimiz, iki ayaklı, insana benzeyen ama insanca yaşamayı hak etmediklerinden midir nedir bilinmez, belki de bizim için bir ibret vesikası olan sokakları mesken edinen berduşlar bulunur.

Bu sabahlardan birinde Amerika’da polisin bile girmeye cesaret edemediği arka sokaklarında, derisinin rengi bize göre siyah bir adam ortaya çıkıyor ve siyah adamın haklarının yendiğini, ezildiklerini, haksızlığa uğradıklarını iddia ederek bir hareket başlatıyor. İlham aldığı, örnek aldığı, kendisini cesaretlendiren biri elbette vardır ama, milyarlarca cücenin hayatımıza girdiği, neredeyse rüyalarımızda neler gördüğümüzün bile izlendiği teknoloji dünyasında, siyahlara yapılan haksızlığa karşı beyaz adama başkaldırmak!!!  

Cesaretini gösterdiği için bu kişi takdire layık bir insandır. İlk çıkıştaki amacı ve ideali her ne kadar faşistçe da olsa, gösterdiği cesaret alkışlanmalıdır. İlk düşünceleri siyah ırkının haklarının korunması ve layık olduğu saygıyı kazanması, yani beyaz ırkçılığa karşı siyah ırkçılık iken, Hac görevinden sonra ırkçılığın İslam’da yeri olmadığını görmüş ve hatasından dönerek ‘’siyahların hakları’’ yerine ‘HAK VE ADALET arayışı’’ olarak hareket çizgisini yeniden çizmiştir. İlk bakışta fazla fark görünmese bile idealinde çok büyük değişiklikler olmuştur. Şimdi yazacaklarımın altını çiziyorum; Malcom X ne zaman ırkçılıktan vazgeçip HAKK VE ADALET arayışına başlamışsa işte o zaman hakim güçlerinin dikkatini çekmiş ve kısa zaman sonra da ortadan kaldırılmıştır. Yeryüzünde yer altı ve yerüstü kaynaklarının tek sahibi olmak isteyen emperyalist hakim güçler, siyah adamla beyaz adamın hiç bitmeyecek siyah-beyaz kavgası gibi,  pek çok sosyal silahı kargaşa ortamı hazırlamak için yedekte tutup, zamanı geldiğinde de sahneye koymaktadır. Ancak İslam dini zenci-beyaz ayrımına, Türk- Kürt ayrımına, alevi- sünni ayrımına, sağcı-solcu ayrımına ve daha burada sayamadığımız pek çok ayrımcılığa izin vermez.

İnananlar için her şeyi yoktan var eden tek yaratıcı olan Allah (c.c.) toplumun en üst seviyesindeki devlet başkanları ile en alt kademesindeki çulsuz fakiri camide veya mescitte aynı safta toplamış ve aynı ölçülerdeki beyaz kefene sarmıştır. Dil din ırk mezhep kültürel ekonomik ve sosyal hiç bir  ayrımcılığa müsaade etmemiştir. Bu nedenle dir ki Dünya hakimiyetini ellerine geçirmek, insanları kendilerine köle yapmak ve bunun içinde her defasında kargaşa çıkarmak  isteyenlerin en büyük düşmanı İslam dinidir, şuurlu Müslümanlardır. Kapitalizme göre kaynaklar sınırlı, buna karşılık ihtiyaçlar sınırsızdır. ‘’Öyle ise sınırlı kaynakları ben elime geçireyim, bunun için de gücümü kullanayım, diğer insanlara ait olan varlıkları ve zenginlikleri ben kontrol edeyim’’ bu emperyalist düşünce, gücü üstün tutan batı zihniyetinin bir ürünüdür. Buna karşılık biz, Allah (c.c.) OL! deyince oluverdiğine inanıyoruz, öyle ise kaynakların sınırlı olmasından söz edilemez.

Bir insan bir günde 2 kg su içer 1 kg gıda tüketir, canınız çekse 10 kg tatlı yiyemezsiniz bir sınırı var, ya da 10 tane eviniz olsa 1 gecede bir tanesinde kalabilirsiniz 9 una aslında ihtiyacınız yok, demek ki ihtiyaçlar sınırlı, sınırsız olan ihtiraslar ve nefis.   Kısaca dünyamızdaki kaynaklar hepimize yeter de artar bile, yeter ki Hakk ve Adalet ölçülerinde paylaşalım, İslam bize bunu emrediyor. Hakk ve Adalet tesis edilir ise o zaman sömürü olmaz, o zaman zulüm olmaz, baskı ve tahakküm olmaz, çatışma ve savaş olmaz. Demek ki huzur ve barış için İSLAM şart. Öyleyse İSLAM sız SAADET OLMAZ diyebiliriz. Bu zalimler karşısında tek başına olur mu? olmaz. Ne lazım ‘’İSLAM BİRLİĞİ’’

Emperyalist ve Siyonist Hakim güçlerin ‘’Yeryüzünde Hakk’ın ve Adaletin tesis edilmesi için mücadele eden’’ Milli Görüş kadrolarını her fırsatta bölüp parçalaması, engellemesi, ortadan kaldırmaya çalışması gayet normal bir davranış, akrep fıtratı gereği sokacak, ateş ise yakacaktır.

Her şey  tamam da kardeşim bu meseleleri en az bizim kadar iyi bildiğini düşündüğüm insanların hala ABD ve AB ile stratejik ortak olmasını, İsrail’i dost edinmesini, İSLAM beldelerinin kan ve gözyaşı dolmasına destek olmasını, hava, deniz, kara üslerini kullandırmasını,  sömürü sebebi olan faiz sistemini sürdürmesini, batılılar istedi diye inanç köklerimize ters düşen kanunları jet hızıyla çıkarmasını, en zengin kaynakların sahibi olan Müslümanların yoğun yaşadığı Ortadoğu coğrafyasını kendi çıkarları için değiştirecek olan büyük Ortadoğu projesinin eş başkanı olmasını  ANLAMI-YORUM .

Bu arada tabiri caiz ise Dağ fare doğurdu, aynı işi yapan insanların kazandıkları arasındaki eşitsizlik ve adaletsizliği ortadan kaldırmak için düşünülen taşeronluk sisteminin bitirilmesi tam bir fiyasko. Ha hasan ha kel hasan ne anladım ben bundan? Gerçekten Anlamı- Yorum. Bu vatandaşları saf salak mı zannediyorlar, asgari ücret deki yanıltmaca ( agi olmadan 1170 TL seçimde verilen söz 1300 TL olmasıydı) kadro verme konusunda da aynen uygulanıyor. Bu eleştiriler ak partili kardeşlerimi kızdıracak ama olsun, onların da bu haksızlıklara karşı sesini çıkarması gerekiyor.

Adaletin güçlü, Güçlünün de Adil olduğu bir Dünya’nın en kısa zamanda kurulması duası ile Allah’a (c.c.) emanet olunuz.   

Reklam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...