Reklam
Deniz Yıldız

Post Modern Darbeden, Dost Modern Darbeye !!!...

28 Şubat 1997 birçoğumuzun şahit olduğu bazı kesimin belki de mağdur olduğu diyebileceğimiz bir tarihten bahsediyorum...

Tam da o dönemlerde imam hatip lisesinde okuyan bir çok arkadaşımla aynı kaderi paylaşıyorduk.

O dönemde yazılan ve çizilenler pekte uzak sayılmıyordu, içinde bulunduğumuz durumdan ötürü. Zaman zaman içinde bulunduğumuz durum içimizi acıtıyor ama bir o kadar da derin izlere mahal veriyordu.

O dönem ve benzeri dönemler de toplumun bazı kesimlerini kendilerini ciddi anlamda düşünceye ve sorguya çekmeleri gerektiğini düşünüyorum.

Kendim şahit olduğum 28 Şubat 1997’de birçok ilimizde belli bir kesimin kabusu gibi olmuştu. Başörtülü kardeşlerimizin bir kısmı üniversitelerden atıldı,bir kısmı eğitimlerine ara vermek zorunda kaldı.

Aynı dönemde imam hatip liselerinde katsayı uygulaması haksızlığı yapıldı, bazı partilere kapatma ve gözdağı verildi, tabi bu durumu fırsat olarak görüp değerlendiren grup ve medyalarda oldu.

Sonrası mı !!!...?

Çok şey  değişti, âdeta ülkede 180 derece bir dönüşüm meydana geldi. İmam hatiplilerin önü açıldı, başörtü sorunu ortadan kalktı, yandaş medyanın temelleri atıldı.

Ülkede zenci muamelesi gören insanlar iktidara geldi.

28 Şubat öncesi demokrasi, insan hak ve hürriyetlerine mesafeli duran anlayış, ilk dönemlerde yaşadıklarından ders çıkardıklarını ve demokrasi hak ve hürriyet önemini anladıklarını söylüyorlardı.
Tabi birçoğunuz gibi bende umutlanmıştım, benim gibi düşünen birçok aydın ve sanatçı da kendi ülkesinde zenci muamelesi gören halklar da umutlanmıştı. Tamda bu umut ülkenin birçok bölgesinde doruğa ulaşıyorken.

BİZ NEYDİK, NE OLACAĞIZ söylemleri arşı âlaya ulaşıyor ve yurt genelinde homurdanmaya başlandı. İşte Yeni Türkiye Dönemi de böylelikle başlamış oldu.

Eğer 28 Şubat’la kıyaslarsak inanın ki şuan yapılan siyasi darbe o dönemi çok ama çok geride bırakmış durumda.

Neden mi?

Sırf düşüncesini açıklayan aydın ve öğrenciler mi ! Yoksa dünyanın terör örgütü olarak gördüğü ve sayısız vahşet işleyen, bir çok vatandaşımızı kendi ülkemizde katleden İŞİD’e giden tırları haber yapan gazetecileri mi !

Hangisinden bahsetme mi istersiniz? 

Başörtülü kardeşlerimize tersten takılan kelepçeler mi !

Yoksa eğitimde, emniyette, orduda şucu ve bucu olarak adlandırılan gruplardan mi !

Evet o dönemi arar olduk, bunu bütün samimiyetimle söylüyorum.

Neden mi ?

Ülkeyi hizmet eden firma ve kurumların vatandaşlığı ve vatanseverliği vardı, yarına dair endişeleri yoktu. İşe başvurmak için işyerlere verilen CV’lerde mensubu olduğu parti şartı istenmiyordu.

Şuan şart koşulduğu gibi.

Vel hasıl dostlar o dönemler tüp kuyruğu vardı dert yanıyorduk, Yeni Türkiye’de ise morg kuyruğu var hep yanıyoruz....

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...