Reklam
Şeref Kaçmaz

Kutlu - Yorum

Fetih Ruhu ve Fatih’in Torunları

“Kostantiniye, bir gün feth olunacaktır. Onu fetheden asker ne güzel asker, onu fetheden komutan ne güzel komutandır.” Hz. Muhammed (S.a.v.)

Bütün okuyucularımın, aziz milletimizin ve İslam aleminin Fethi mübinin 563. Yıldönümünü kutluyorum.

Bu kutlu müjdeye ulaşmak için nice devlet başkanları, komutanlar ve ordular yüzyıllar boyu İstanbul’a akınlar yaptılar, surların dibinde Şehadet şerbetini içtiler. Öncelikle Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) olmak üzere bu müjdeye nail olmak için fetihler yapan şehit ve gazileri rahmetle anıyoruz. Dünya’nın en mükemmel korunan şehrini fetih demek, sadece zenginliklerle ve güzelliklerle dolu bir şehre sahip olmak demek değil, aynı zamanda güce dayalı karanlık ortaçağ hakimiyetinin sona ermesi, batıl yol üzere olan Hristiyan dünyasının sembolü olan Ayasofya’nın ele geçirilmesi ve Hakk’ın hakim olduğu yeni bir çağın başlaması demekti. Ancak birçok imparatorluk tarafından askeri ve siyasi açıdan desteklenen, güne kadar yapılan bütün akınlardan galip gelen Konstantiniye’yi fetih öyle anlatıldığı kadar kolay değildi ve gerçekten tarihi vesikaları incelediğimizde, Fatih Sultan Mehmet Han Hz.lerinin askeri dehası yanında, çocukluğundan beri yılmadan bıkmadan usanmadan gösterdiği azim ve kararlılık iman gücü ile birleşince, karşısına çıkan otağında ki hainlerden, ordusundaki hainlere kadar, müttefiklerinin tuzaklarından, dost kandaş beyliklerin hilelerine kadar bir çok engellere ve tuzaklara rağmen galip gelmiş ve Fetih gerçekleşmiştir. Fethin manevi mimarı Akşemseddin Hz.lerini de Rahmetle anmadan geçmeyeceğim.

Ayasofya Camii Fethin sembolü olmuş ve Ayasofya’da ki ilk Cuma namazını Fatih Sultan Mehmet Han kendisi kıldırmıştır. Fetihten 3 gün sonra kaleme aldığı Ayasofya vakfiyesini sanki bu günleri görür gibi yazmıştır.  

Fatih Sultan Mehmet’in Ayasofya Vakfiyesi

“İşte bu benim Ayasofya Vakfiyem, dolayısıyla kim bu Ayasofya’yı camiye dönüştüren vakfiyemi değiştirirse, bir maddesini tebdil ederse onu iptal veya tedile koşarsa, fasit veya fasık bir teville veya herhangi bir dalavereyle Ayasofya Camisi’nin vakıf hükmünü yürürlükten kaldırmaya kastederlerse, aslını değiştirir, füruuna itiraz eder ve bunları yapanlara yol gösterirlerse ve hatta yardım ederlerse ve kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kalkarlar, camilikten çıkarırlar ve sahte evrak düzenleyerek, mütevellilik hakkı gibi şeyler ister yahut onu kendi batıl defterlerine kaydederler veya yalandan kendi hesaplarına geçirirlerse ifade ediyorum ki huzurunuzda, en büyük haram işlemiş ve günahları kazanmış olurlar.

Bu sebeple, bu vakfiyeyi kim değiştirirse,

Allah’ın, Peygamber’in, meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen LANETİ ONUN VE ONLARIN ÜZERİNE OLSUN, azapları hafiflemesin onların, haşr gününde yüzlerine bakılmasın.
Kim bunları işittikten sonra hala bu değiştirme işine devam ederse, günahı onu değiştirene ait olacaktır.
ALLAH’ın azabı onlaradır.
ALLAH işitendir, bilendir.


FATIH SULTAN MEHMET HAN
1 Haziran 1453

Fatih Sultan Mehmet Han Hz.lerinin nesli olmak, onun torunu olmak, onun vakfiyesine sahip çıkmak ve gereğini yapmakla olur ancak. Allah (CC.) Hz.leri Ulu sultanın vakfiyesini yerine getirecek ve Ayasofya yı yeniden cami olarak ibadete açacak olan torunlarını iktidara getirsin inşallah. Gaflet ve delalet içinde bulunan, Hakk’a hizmet ediyorum diye batıla hizmet eden iktidar sahiplerini de tez zamanda gaflet uykusundan uyandırsın, narkozdan çıkıp gerçekleri görmelerini nasip etsin inşaalah.   

Adaletin Güçlü, Güçlünün de Adil Olduğu bir Dünya’nın en kısa zamanda kurulması duası ile Allah’a emanet olun.

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...