Reklam
Ayşe Nur Kapusuz

Seferiniz Mübarek Olsun

Gönüllere esen ilahi bir rahmet rüzgarının mevsimi olan Ramazan ayının ilk günlerindeyiz. O rüzgarın taşıdığı iyilik tohumlarını gönüllerine ekebilenlere, oruç ile bedenleri zayıf düşerken ruhaniyetlerini güçlendirenlere ve bu manevi iklimin vasatında o tohumlara çiçekler açtıranlara göz aydınlığı hasatlar müjdelenmiştir.

Kavuştuğumuz her Ramazan ayı hayatımızın önemli bir dönüm noktasıdır aslında… Kusurundan günahından dönmek, kötülükten iyiliğe yönelmek isteyene verilen bir fırsattır. İnsanlığa kadim bir reçetedir, kadri kıymeti bilinirse…

Ya bilinmezse… Bilinmezse iki şekilde bilinmez; ya acziyetten ve gafletten ya da üstü örtülü veya açık inkardan…

Allah-u Teala, yaz mevsimi sonunda etrafı tozdan topraktan arındıran yağmuru gönderdiği gibi her sene Ramazan ayı ile bizi günahlarımızdan arındırmak, nefisle mücadelenin silahı sabırla donatmak üzere oruç kalkanını gönderir. Eğer affımıza vesile olacak bu imkanı kullanmazsak; emirleri yasakları bilmekle beraber hep erteleme gafletine düşer, içimizdeki imanın sesini susturmaya, duymazdan gelmeye, başka seslerle bastırmaya kalkarsak şu ilahi nidanın muhatabıyız:

“Ey İnsanlar! Rabbinizin emrine uygun yaşayın, babanın çocuğuna fayda veremeyeceği, çocuğun da babasına fayda veremeyeceği bir günden korkun! Şüphesiz ki Allah’ın vaadi gerçektir. Dünya hayatı sizi asla aldatmasın çok aldatıcı (şeytan ve dostları) da Allah (ın affı) ile sizi sakın aldatmasın (günaha daldırtmasın ve ibadetten alıkoymasın).”(Lokman,33)

İkrar edilmiş veya edilmemiş bir inkarın pençesine düşenler ise şu ilahi nidanın muhatabıdır:

“Huzurumuza çıkacaklarını beklemeyenler, dünya hayatına razı olup onunla rahat bulanlar ve ayetlerimizden gafil olanlar yok mu, işte onların kazanmakta oldukları günahlar yüzünden varacakları yer ateştir.” (Yunus,7-8)

Ramazan ayına ulaştığı halde, böyle bir manevi bolluk, bereket ve mağfiret tünelinden geçip de kendini affettirecek işler yapmayı başaramayanları kınayan Nebi(s.a.v)in uyarısını dikkate alalım. Yüce Allah’ın “Rabbinizden bir bağışlanmaya, Allah’a ve peygamberlerine inananlar için hazırlanmış olan gökler ve yer genişliğindeki cennetlere koşun” (Hadid,21)  çağrısına kulak vererek iyiliklerde yarışalım, yıkılıp viran olmuş gönülleri yapmaya uğraşalım bu Ramazan’da ve her zamanda…

Ve dua edelim yürekten,  Ramazan’ın o paklayan ve arıtan ikliminde, kendisinde indirilen Furkan’ın öğrettiği gibi: “Rabbimiz! Biz  “Rabbinize iman edin” diye imana çağıran bir davetçiyi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle beraber al. Rabbimiz! Peygamberlerin aracılığı ile bize vaat ettiklerini bize ver. Kıyamet günü bizi rezil etme. Şüphesiz sen vaadinden dönmezsin.” (Ali İmran,193-194) 

Allah-u Teala cümlemizi Ramazan ayı vesilesiyle manevi dünyasında silkelenip kendine gelen, daha güzel bir kulluk için paçaları sıvayan, tuttuğu oruçları cehenneme karşı kalkanı, kıldığı namazları Yaradan’ına miracı, iyilikleri, infakı ve sadakası imandaki sadakatinin şahidi olanlardan eylesin. Ramazan ayınız cennete seferiniz olsun…

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...