Ali Bilir

Su Uyur Düşman Uyumaz…

Akıl ve Stratejilerle Yapılmak istenen Darbeyi, Halkın İnancı ve iradesi Durdurdu.

ABD’li görevliler tarafından pasaportlar ve uçuş kartları kontrol ediliyor. Pasaportumu görevliye veriyorum. Görevli Pasaportun sayfalarını birkaç kez çevirdikten sonra, Yemen vizesine takılıyor. Görevli; Yemen’e neden gittiğimi soruyor. Ardından Arabistan seyahatimi soruyor. Görevliye bu seyahatlerin turistik amaçlı seyahat olduğunu söyledikten sonra bir süre beklememi istiyor, sonra bir yeri arıyor. Birkaç dakika sonra iki görevli ABD’li polis geliyor. Ve kendileri ile gelmeni istiyorlar. Bu aşamada iki seçenek var. Sizin ABD’ye girmenize veya ülkenize geri gönderilmeniz. Bu durumu ABD’ye yolu düşen herkese yaşıyor. Fakat Müslüman ülkelere gitmişliğiniz varsa sorular sorguya dönüşebiliyor.

2009 yılında yaklaşık bir aylık seyahatim süresince Washington’da bulunan ABD’nin önemli düşünce kuruluşlarında görüşmeler yaptım. ABD’nin dış politikalarına bakışım ve takibimi, bu ziyarette aldığım izlenimler doğrultusunda takip ettim. Yanılmadığımı gördüm.

Bu görüşmelerde ABD’nin Orta Doğu Projelerini, Enerji Politikalarını, ABD’de Siyaset ve Lobicilik faaliyetlerini, ABD’de yaşayan Türkler, Yahudileri, ABD’nin İslam Dünyası ile ilgili düşüncelerini, ABD – Türkiye ilişkileri gibi birçok konuda fikir görüşmelerinde bulundum.

Bu görüşmelerin birinde konuyu Amerika’da yaşayan Fethullah Gülen’e getirdim ve Neden Türkiye’ye dönmediğini sordum.

Düşünce Kuruluşu Kıdemli Uzmanı “Müslüman Dünyasında neler olduğunu ve Raporlar hazırlayarak kendilerini dinleyecek olanlarla ve ABD Parlamentosu ile paylaştıklarını belirtiyor. Fethullah Gülen’in Ülkelerine neden geldiğini ve neden Türkiye’ye dönmediğini bilmediğini söylüyor. Elbet ’deki biliyor. Fakat açıklamıyor. Açıklamasına devam ediyor. Fethullah Gülen’in ABD’de yaşayan önemli biri olduğunu ve sadece Türkiye için değil özellikle İslam Coğrafyasında ki Müslüman ülkeler için Fethullah Gülen’in ABD için önemli olduğunu açıklıyor.

Yaklaşık on yıldan beri Amerika’nın bazı Üniversitelerinde Fethullah Gülen adına kurulmuş araştırma kürsüleri tesadüfi olaylar değildir.

ABD’de bulunan on bine yakın düşünce kuruluşunun ürettiği stratejiler ve bununla birlikte Lobicilik faaliyetleri ABD’nin iç ve dış politikasına yön veren en önemli kaynaklardır.

15 Temmuz tarihinden önce, sıkça gördüğümüz Türk Vatandaşı ABD dış politika uzmanlarının bu günlerde Televizyonlar aracılığı ile son yaşanan bu olayları değerlendirmeleri milletimiz adına faydalı olacaktır.

Washington DC’de bulunan Ajanslık Müzesinde ABD adına çalışan Dünyadaki Ajanların bilgileri paylaşılıyor. Türkiye’den birçok kişinin ABD adına Ajanlık yaptığını gördüğümde çok şaşırmıştım. Kapalıçarşı’daki halıcıdan, Üsküdar’da ki simitçiye, Antep’teki Baklavacıya kadar yüzlerce Türk Vatandaşının bu müzede bilgileri sergileniyor.

Bu günler Halkın Güçlü İradesi ile geride kalacak ve Türkiye dış politika ’da ABD’nin en iyi müttefiklerindeniz demeye devam edecek.

ABD Fethullah Gülen’i Türkiye’ye yeterli gerekçe ve delil bulunamamıştır diyerek iade etmeyecek.

Fakat ABD bu aşamadan sonra yetiştirdiği yeni Fethullah’ları yetiştirmeye devam ettiğini de unutmamak lazım.

İlkokulda öğrenmiştim bu atasözünü “Su uyur Düşman uyumaz”

ABD’li bir Stratejistin söylediği gibi “ABD kimsenin dostu değildir. ABD kimseden nefret etmez, kimseyi de sevmez. ABD çıkarlarına bakar. Dünyadaki Tüm Teröristler Müslüman’dır. Fakat Tüm Müslümanlar Terörist değildir”

Biz güçlü kalmalıyız. Türk Milleti Güçlü İradesine, Kahraman Ruhuna Bilgiyi mutlaka dâhil etmelidir.

Darbeleri durdurmak için beden her zaman iş görmeyebilir.

Tekrar Demokrasi Şehitlerimize Allah’tan Rahmet Diliyorum.

Vatan Sağ olsun.

Reklam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...