Reklam
Sueda Muradoğlu

İhanetin Bedeli

Ülkemin öyküsü de böyle yazıldı demek ki..

Mütemadiyen kendi ordusu, kendi seçilmişlerinin iktidarına göz koydu, koyacak da demek ki!

Bu millet bu sınava daha evvel girmişti, ancak o vakitler "sınavı geçemediğimizden" aynı sınav kağıdı tekrar tekrar konuldu o masaya. Ta ki 15 Temmuz 2016 tarihine kadar. O gün artık bu sınavdan geçmenin vaktiydi, öyle de oldu. Tekrarını göstermesin Allah...

Elbette parçaları birleştirdiğimizde hepimizin zihninde bir siluet canlanıyor. Ancak ne var ki, gerçek resmi elbette bundan yıllar sonra göreceğiz.

Meydana gelmiş olayların vahametinden dert yanmak şöyle dursun, bugün hepimizin yegane beklentisi bu olayların faillerinin hesap vermesi!

Hayatı alt üst olan, mesleği elinden alınan hatta lisansı iptal edilen hainler için üzüntü duymak önümüzdeki 100 yıllık duygusal planlarım arasında ne yazık ki yer bulamıyor! Her şey gibi "İHANETIN" de bir bedeli olduğunu herhalde hainler tahmin etmişti! ki burada "Vatana" ihanetten bahsediyoruz!

Hepimizin "at izi it izine karışmasa" diye bir duası da var artık. Karışmayacağına inanmak istiyorum ve umut ediyorum.

Aslında ben, savcıların yerinde olsam itirafçı Fetöcülerin verdiği isimlerin alayını serbest bırakır, kalanlarını gözaltına alırdım. Nedeni açık! Onlarca yıl ilmek ilmek ördükleri bu halının tezgahını bu kadar kolay teslim edeceklerine ben maalesef inanmıyorum. Dolayısıyla  bugünkü itirafçıların bundan 20 yıl sonrasını hesap edeceklerini düşünmek çok saçma olmasa gerek!

Ben, artık her şey gerçekten adil olsun istiyorum. Bir AK Partili olarak, bu ihanette zerre payı olan hiç kimsenin kayırılmadan hakkıyla cezasını çekmesini istiyorum.

Kadir Topbaş’ın, Şaban Dişli’nin akıbetlerini merak ediyorum mesela!

Bir twitter kullanıcısı olarak "Fatma Gülgün" , "Gülgun Akşit" hesaplarını kimler kullanıyor merak ediyorum meselâ!

Yarın öbür gün erkek kardeşimin mürüvvetini gördükten sonra bende bir görümce olacağıma göre, bu görümcelik vasfı beni de MKYK toplantılarına kabul ettirebilecek mi merak etmekteyim mesela!

Mesela.... Mesela... Mesela.... Bu liste uzar gider.

Sözün özü şu ki; bu devletin öyküsü bu olmasın. Bu günlerin tekrarı yaşanmasın. Yaşanmaması için de gereken her neyse yapılsın. Millet üzerine düşeni hakkıyla yaptığına göre, seçtiklerimizde gerekeni hakkıyla yapsın. Tankın önüne yatan o koca yürekleri adaletiyle onurlandırsın. Ben dinlemekten hiç bıkmadıysam da, bu ülke de salâlar artık sadece gerçek kayıplar için okunsun...

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...