Reklam
Ali Bilir

Esen Kalın…!

Hemen meraklanmayın. Ayrılık yok. Hatta bizimle olanlarla esenlik dolu geçireceğimiz günlerimiz birlikteliğimiz var daha.

- Çok planlarımız var daha…

- Çok hesaplarımız var…

- Söylenmemiş sözler, Gidilecek yerler, yapılacak işler var daha…

-  Biriktirilecek paralar, alındığında hiç değeri kalmayacak şeyler var daha…

- Çekilecek acılar, hüzünler, mutluluklar var daha…

-  Hayatımızda hiç karşılaşmadığımız, fakat karşılaştığımızda kırk yıllık dost gibi yapılacak sohbetler var daha…

-  Anılacak eski dostlar, karıştırılacak albümler var daha…

-  Yapılacak yolculuklar, gidilecek düğünler, kesilecek pastalar var daha…

- Daha çok güneş doğacak, daha çok güneşin batışını izleyeceğiz hep birlikte…

- Birlikte halaylar çekeceğiz, Bu vatan bizim naraları atacağız daha…

- Öyle yâda böyle çok günlerimiz var daha… Acısıyla, Tatlısıyla…

Ne zor bir hayatımız var değil mi. Dertlerle dolu. Boş bir anımız bile yok. Yapılacak işler art arda birbirini kovalıyor değil mi?

Şairin dediği gibi;

Sarı Lira Gibi Ömrümüz

… Gözümüz saatte söyleştik hep,

Koşuşur gibi seviştik, yarışır gibi çalıştık,

Hep yetişilecek bir yer vardı, Aranacak adamlar, yapılacak işler,

Bir sonraki günün telaşı, Bir öncekinin terine bulaştı,

Başkalarının hayatı bizimkini aştı.

… Hayatı, Hababam erteledik.

Zamanı, 20’li yaşlarda 30’la, 30’larda 40’lara, sonra 50’lere ayarladık

Bir gün geldiğinde; Özenle yarına sakladığımız hayatımız, bir baktığımızda Bir Sarı Lira Gibi tedavülden kalkmış.

Nazımın da dediği Gibi;

Basit yaşayacaksın hayatı,

Zafer işareti yapacaksın Tuvaletten çıktığında.

Esenlik bizim içimizde. Ya bunun farkında oluruz ya da, içimizdeki bir şeyi ömür boyu aramaya devam ederiz.

Unutmayalım an bu andır.

Eğer, bir “Hİǔ olarak kendimizi; kendimize kabul ettirmeyi başarmışsak Esenliğin en önemli direğini dikmişiz demektir. Hiç, olduğumuzu kabul etmemiz; bilgeliğimiz, tevazuumuz ve haddimizi bilmemizle birlikte gurur ve kibiri benliğimizden yok etmişiz demektir.

Nasreddin Hoca’ya sormuşlar;

-Kimsin?

“Hiç” demiş Hoca, “Hiç kimseyim.” Dudak büküp önemsemediklerini görünce, bu defa Hoca sormuş:

– Sen kimsin?

“Mutasarrıf” demiş adam kabara kabara.

“Sonra ne olacaksın?” diye sormuş gene Nasrettin Hoca.

– Herhalde vali olurum.

– Daha sonra?

– Vezir

– Daha sonra ne olacaksın?

– Bir ihtimal sadrazam olabilirim.

– Peki, ondan sonra?”

Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp son makamını söylemiş: “Hiç.”

– Daha niye kabarıyorsun be adam! Ben şimdiden, senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım: “Hiçlik makamında!

Çok zaman geçmiş değil mi?

Hayatımızda hangi bölüm önemliydi?

Bir Bayramı daha birlikte geçireceğimiz umuduyla, Sevdiklerinizle Birlikte Huzurlu, Sağlıklı ve Mutlu Bayram geçirmenizi dilerim.

Esenlik dolu günlerde, sevgiyle kalınız…

Reklam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...