Reklam
Gürsel Tekin’den ’Beykoz birinci derece SİT olsun’ teklifi

Gürsel Tekin’den ’Beykoz birinci derece SİT olsun’ teklifi

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, 3’üncü köprü ve Beykoz’un da içinde olduğu güzergahta bulunan tüm alanların birinci derece SİT alanı ilan edilmesi için kanun teklifi verdi.

CHP’li Gürsel Tekin TBMM Başkanlığı’na verdiği kanun teklifinde, "3. Köprü ve güzergâhında bulunan alanların tümünün SİT alanı ilan edilmesi gerekmektedir. " dedi. Harita ve Kadastro Mühendisi Deniz Soytemiz ise bu teklif ile Beykozlunun geleceği 33 yıl önceki gibi gasp edilmemelidir diyerek “Beykozlu tapu ve imar özlemini dedesinden devraldığı miras olmaktan çıkartmışken yeniden torunlarının çözeceği sorunlar oluşturulmamalıdır. Siyaset ve siyasetçiler kendilerini var kılan halkın önünde engel olmaktan ve oluşturmaktan vaz geçmelidir.” ifadelerini kullandı.

İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in TBMM Başkanlığı’na verdiği ’Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ şöyle:

"Madde 1 – 21.07.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

EK MADDE - 7 İstanbul İli sınırları içerisinde yapılmış olan 3. Köprünün Avrupa ve Anadolu yakasında bulunan tüm çevresi ve bağlantı yollarının geçtiği güzergâhların tümü birinci derece SİT alanı ilan edilmiştir.

Burak Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Harita ve Kadastro Mühendisi Deniz Soytemiz ise CHP’li Gürsel Tekin’in verdiği kanun teklifine tepki göstererek şu açıklamaları yaptı;

1983 yılında çıkan kanunla Beykoz’un tamamı zaten birinci ve üçüncü derece SİT alanı ilan edildi. Bu işlemle birlikte geriye dönük elinde tapu tahsis belgesi olan tüm vatandaşların işlemleri iptal oldu. 33 yıldır mülkiyet ve planlama sürecinin hantallığının sebebi bu kanun ve Beykoz’da oluşturduğu olumsuz etkisi. Teknik anlamda özensiz ve acelece yapılan SİT haritaları ile Beykoz ve Beykozlular yıllardır çok büyük sorunlarla uğraşmaktadır. Son yıllarda yapılan düzenlemeler, teknik çalışmalar, bürokrat ve siyasetçilerin ilgisi ile Beykoz’da mülkiyet ve imar hareketleri başlamaktadır. Beykoz halkı onlarca yıldır beklediği imar ve tapusuna kavuşmaya başlamıştır. Bu anlamda bu tip teklif ve söylemlerin uzun vadede bürokrat ve teknik elemanlar üzerinde olumsuz etkiler uyandıracağı kanaatimdeyim. Bu tekli ana muhalefet partisinin Beykoz üzerindeki projesizliğinin manipülasyonu niteliğindedir. Nasıl ilk kanunun çıktığı yıllarda koruma amaçlı değil engelleme amaçlı çıkmışsa bu teklifte samimi olmayan manipülasyon maksatlı bir tekliftir. Zaten kuzey ormanlarının bir kısmından geçen 3. Köprü ve bağlantı yolları %75 oranında birinci derece SİT alanında kalmaktadır. Köprü ve yolların geçtiği yerlerdeki doğal güzelliklerin ve ormanların korunması ile ilgili bir teklif yapmak bana göre teknik olarak gereksizdir. En azından yaşadığımız bölge olan Beykoz’umuzda güzergahlarda SİT alanı olmayan yer ve parsel yoktur. Tamamı SİT alanıdır ve imar kısıtlayıcı hükümler bulunmaktadır.

“Beykozlunun geleceği 33 yıl önceki gibi gasp edilmemelidir”

Bu teklif eğer belirli bir kroki ile sınırlandırılmış alanda olsaydı belki daha mantıklı olabilirdi. Birinci derecede kalanlar için zaten bir işlem yapmaya gerek yok. 3. Derece SİT alanında kalan yerler de kritik olduğuna inanılan bölgeler ile ilgili sayın Gürsel Tekin ekibine bir çalışma yaptırıp oraları teklifin eki bir krokiye bağlasaydı hem daha nokta atış bir teklif olurdu, hem de mevcut teklifin içerdiği gibi genel ifadelerle Beykoz’un tüm planları etkilenmezdi. Popülist bir söylem ile teklifler oluşturup Beykoz’un ve Beykozlunun geleceği 33 yıl önceki gibi gasp edilmemelidir. Beykozlu tapu ve imar özlemini dedesinden devraldığı miras olmaktan çıkartmışken yeniden torunlarının çözeceği sorunlar oluşturulmamalıdır. Siyaset ve siyasetçiler kendilerini var kılan halkın önünde engel olmaktan ve oluşturmaktan vaz geçmelidir.

YORUMLAR...