Özer Güneş

’Yenikapı Ruhu’mu?

15 Temmuz’dan bu tarafa gelinen süreçte, siyasi iktidarın sınırsız yetkilerle darbe girişimine karışanlara yönelik işletecekleri idari ve adli müdahalelerde kolaylık sağlasın diye ilan ettiği OHAL ve KHK’ler ciddi tartışmalara neden olmaya başladı…

Parlamentonun ve hükümetin devre dışı kaldığı görüntüsü vermesi ülkenin KHK’lerle yürütülür hâle gelmesi, muhalefetin en ufak eleştirisine bile tahammül gösterilememesi, medya alanında muhalif ses ve görüşlerle kamuoyu arasına ciddi engellerin konulması, tenkit ve muhalif düzlemde ileri sürülen her beyanın ‘FET֒ ile bağdaştırılması gibi konular belli başlı tartışma konuları…

Maalesef bu konularla alakalı bahis açmak ‘Yenikapı Ruhu’na ihanet etmekle ithama neden olmak için yeterli hâle gelmiş durumdadır…

AKP iktidarının, devletin ve kurumlarının içine yuvalanan fetö örgütünü yıllarca görmeyerek ya da çıkarları çatışana kadar müsamaha göstererek büyümesine ve canavarlaşmasına sebep olmasının bedelini bir şekilde ödemeli… AKP bu bedeli sürekli kendisi dışındakilere ve yanında durmayanlara ödetmekten vazgeçmelidir!

Bakınız geçmişte yürütülen Çözüm Süreci ve kötü Suriye politikalarının sorunluları hala iş başında… Şu anda ülke olarak bu iki sürecin ağır bedellerini ödemiyor muyuz? Buna neden olanlar şu anda maalesef FETÖ ile mücadeleyi yönetiyorlar… Geçmişe bakarak bu siyasi ve bürokratik kadroların bu mücadeleyi ellerine yüzlerine bulaştırmayacağından emin olabilen var mıdır?

Kandırıldık diyerek hem kendi tarlasının sürülmesine hem de devlet tarlasının sürülmesine neden olanlar artık adil olmayı denemeliler. Kendi içlerindeki FETÖ kapasitesine bakmadan başkalarını ‘fetö’ sopasıyla terbiye etmeye kalkışmaktan ve itham ederek muhalif sesleri sindirmekten vazgeçmelidirler…

Siyasi iktidarın bu tarz-ı siyaseti asıl ‘Yenikapı Ruhu’nu öldürmektedir!

Siyasi iktidar; Yenikapı’da AKP için bir ruh olmadığı, süreçten kaynaklı bir gereklilik için öyle davranıldığı iddialarına haklılık verecek uygulamalardan derhal vazgeçilmelidir. 

Bakınız OHAL 3 ay daha uzatıldı… Bu belliydi de, ben asıl bu üç ayların sonunda ne olacağını merak ediyorum. Eğer uzatma konusu tekrar gündeme gelirse, parlamento bir üç ay daha askıya alınırsa, kurumlar normal işleyişine dönmezse, kuvvetler ayrılığı prensibi daha fazla zeval göremeye devam ederse, Türkiye çok ciddi gerilimli bir sürece girer.

Muhalefetin ikinci uzatmaya ılımlı yaklaşacağını hiç sanmıyorum. Piyasalar perişan olmuş durumda. Ülkemiz resmen bir savaş içinde… Bir yanda PKK terörü diğer yanda ABD ve NATO tasallutu… Bu gelinen aşamada gökten zembille başımıza inmedi; 14 yıllık ülkeyi tek başına yöneten siyasi iktidarın işlettiği sistemin ve politikaların bir sonucu…

Dikkat ederseniz şu anda medyada kriz ve yokluk haberleri dahi yapılamıyor. Bu her şeyin gül pembe olduğu anlamına gelmiyor… Kriz ticari piyasalarda iliklere kadar hissediliyor. İktidarın sevk ve idare ettiği medya hiçbir şey yokmuşçasına ya toz pembe tablolarla ya da ‘biz gidersek ülke mahvolur!’ anlamında kaos teorileriyle meşgul durumda. Vatandaşa sürekli bunları pompalıyorlar… Bir yanda ikinci darbe söylentileri diğer yandan ipin ucunu kaçırdıklarını itiraflar… Bakalım işin sonu nereye varacak?

İşin hukuki boyutuna girince, iktidarın fena bir sarmalın içinde debelendiği fark ediliyor. OHAL KHK’larıyla, yalnızca OHAL süresince geçerli kararname çıkarmaya muktedir AKP, devlet kademelerini tam gaz düzenlemeye devam ediyor… Bilhassa askeri kurumlarla alakalı ‘doğru mu yaptık-yanlış mı yaptık’ demeden akıllarına ilk gelen düzenlemeleri yapıyorlar… Tamam, FETÖcü hamam böceklerinin hepsi dağıtılsın ama bunu yapayım derken evi yakmanın âlemi var mı?  OHAL bitince yangının hesabı sorulur hale gelmeyecek mi? Her darbe sonrası yapılan düzenlemelerde olduğu gibi bu ilk anda yapılan istişaresiz alınan kararlarla uygulamaya sokulan düzenlemeler öyle ya da böyle geçerliliğini yitirecek… Gerçi şu anda hiç kimseden ses çıkmıyor bu konuda. Hoş, ses çıkarana fetöcü dedikleri için, insanların susması da anlaşılabilir.

Bunlar benim kaygılarım… 

Herhalde devlet büyüklerimiz müstakbel siyasi ve hukuki girdapların sonuçlarını da düşünmüştür!

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...