Reklam
Ali Bilir

Bölgemizde ve Beykoz’da iyi şeyler de oluyor

Geçmiş tarihte Ekim ayında iyi şeyler olmuş. Örneğin; Doğu ve Batı Almanya birleşti (1990). Müttefik Kuvvetler İstanbul’u boşalttı (1923). Türk-Yunan Dostluk Anlaşması yürürlüğe girdi (1931). Cumhuriyet İlan edildi ve Atatürk Cumhurbaşkanı Seçildi (1923) ve daha birçok önemli iyi gelişmeler oldu.

Bizim Bölgemizde de (İstanbul Anadolu Yakası) iyi şeyler oluyor…

184 yıl önce yapılarak o dönemlerde Beylerbeyinden Üsküdar’a geçişi sağlayan 230 metre uzunluğundaki tarihi tünel geçtiğimiz Eylül ayında araç trafiğine katkı sunması için açıldı. Beylerbeyi Sarayı ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile aynı kompleks içerinde buluna tarihi bu yapı sadece yaya trafiğine açık kalması ve hatta buradan Asansörlerle köprünün yaya bölümüne bağlantı kurulması ve insanların köprünün üzerinden karşılıklı Asya’dan Avrupa’ya – Avrupa’dan Asya’ya geçmesi sağlanmalıdır. Böylece önemli iki yapı Turizme kazandırılmış ve insanlar daha çok yürümeye teşvik edilmiş olacaktır. Bunun bir gün olacağını ümitle bekliyorum. Bir Kıta’dan diğer kıtaya yaya geçmek Ülkemiz Turizmi ’ne ivme kazandıracaktır.

Üsküdar iki önemli etkinliğe ev sahipliği yaptı. Üsküdar Sahaflar Festivali ve Üsküdar Antikacılar Festivali. Yaşımın ilerleyişinden midir bilmem ama bu gibi etkinliklere fazla ilgi duyar oldum. Her ne kadar eskiye rağbet olsa Bit Pazarına Nur Yağardı sözü söylenmiş olsa ’da. Burada Eskiye oldukça rağbet olduğuna şahitlik ettiğimi söyleyebilirim. Sadece sahaflarda bulabileceğim onlarca kitap satın aldım.

Yine Üsküdar Antikacılar Festivali ise Geçmişin izlerini, özellikle android çağı genç nesillere gösteren önemli bir etkinlik olarak ilgilileri ile buluştu. Zamanın ne kadar çabuk geçtiğini ve değişimin ne kadar hızlı olduğunu görmek isteyenler mutlaka buraya uğramalı.

Doğu Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilen Aydos Kalesi ile tarihi bir kimliği bulunan Sultanbeyli’de de ikinci kez Kitap Fuarı düzenlendi. Fuar ülkemizin birçok önemli yazarını imza günleri ve söyleşileriyle okuyucularla buluşturdu. Ve önemli bir etkinlik ise Suriyeli Mülteci Çocukları ziyaret için İstanbul’a gelen ABD’li Oyuncu ve Şarkıcı Lindsay Lohan’ın fuarı ziyaret etmesiydi.

Beykoz’da da İyi Şeyler oluyor

Son yıllarda düzenli olarak yapılmak olan Beykoz Bal Festivali her yıl olduğu gibi Beykoz Bal üreticilerini bir araya getirdi. Fakat tüketiciler yine gereken ilgiyi göstermedi. Oysaki Beykoz’un balı ülkemizin en güzel doğal floralarından alınan ballar kadar iyi bir baldır. Beykoz balının tanıtımın bundan sonra Beykoz’un dışına çıkartılarak tanıtmak gerekiyor. Bu konuda ülkemizde birçok tanıtım fuarları düzenleniyor. Bu fuarlara katılım gösterilebilir. Veya tanıtım etkinliği Taksim Meydanı gibi İstanbul’un kalabalık lokasyonlarına taşınabilir.

Beykoz’un özelliklerini anlatmakla, yazmakla bitmez. Beykoz her bir köşesinde ki tarihi çeşmeleri, kasırları, kaleleri, geniş ormanları İstanbul’a ben buradayım diyor. Bununla birlikte bizlerde Beykoz’un her bir köşesine bir şeyler takıp takıştırıyoruz. Küçüksu deresi üzerine yerleştirilen Beykoz Cam İşçiliğini yansıtan Çeşmibülbül görünümlü Vazo güzel duruyor. Kavacık meydanı olarak düzenlenen alana ise “Beykoz” adı konuldu. Yeşil alan üzerinde estetik durdu. Önemli bir emek verilerek yapılmış bir çalışma. Düşünenleri ve sebep olanları kutlamak gerekiyor. Bu gibi çalışmalar Dünyanın birçok şehrinde görmek mümkün. Fakat hepsine İnsanlar dokunabiliyor. Önünde resim çektirebiliyor. Sanıyorum ki Beykoz isminin önünde de resim çektirmek isteyenler olacaktır. Bu ismin yoğun araç trafiğinin olduğu bir bölgede ve “çimlere basmayınız” uyarısının olduğu bir yerde olması durumunda nasıl olacak? Sanırım bir çözüm geliştirilir.

Beykoz isminin açılışının yapıldığı gün, Beykoz Belediye Başkanı Sayın Yücel Çelikbilek’in konuşmasını açılış programına katılım gösteren vatandaşlar olarak dinledik. Sayın Başkan, çalışma arkadaşlarına, meclis kararı alarak buranın Beykoz Şehitler Tepesi olarak ilan edelim talimatı verdi. Bir anda, aklıma şu geldi. “Hafriyat toprağı ile doldurulmuş, altından otoyol geçen bir yerin Şehitler Tepesi olacağına, Beykoz’un en hâkim tepelerinden biri olan Karlıtepe’nin adı neden Beykoz şehitler Tepesi olmasın”.

Daha çok iyi şeyler olacağını ümit ediyorum…

Saygıyla ve dostça kalınız…

Reklam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...