Reklam
Şeref Kaçmaz

İZ-Lİ – YORUM

KUTUP – LAŞMA,  İNAT- LAŞMA,  KAMP- LAŞMA!!!

Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi, ülkemizin en temel meselelerinde fikir beyan eden yazar-çizerleri, siyasileri, gelişmeleri, kavgaları ibretle izli- yorum. Yaklaşık yarım asırdır milletimize hizmet eden, geçen zamanın her defasında ve her konuda haklı çıkardığı Milli Görüş camiasına ve Saadet Partisi’ne karşı yapılan saldırıları da şaşkınlıkla iz-li-yorum.

Saadet Partisi, dostları kırılmasın diye doğruyu söylemekten vazgeçmez. Bir teşhis koyup tedavi yaparken, hangi esasları referans aldığı herkesçe malumdur.

Milli Görüş 47 yıllık tertemiz tarihinde hiç bir zaman kandırılamamış, aldatılamamış, aziz milletimizin yüzünü kara çıkaracak hiç bir olayın içinde yer almamış, teröristlere yardım ve yataklık yapmamış ve ne istedilerse de hiç bir zaman vermemiştir.

Dolayısıyla Saadet Partisi’nin verdiği kararlar üzerinden şunlarla-bunlarla hareket ediyor, o- cu, şu- cu, bu-cu ifadeleri ile suçlamak en hafif ifade ile haksız, yersiz ve mesnetsizdir. Bu suçlamalarda bulunanlara öncelikle destekledikleri kişilerin geçmişte neler yaptıklarına bakmalarını tavsiye ediyorum.

Ayrıca Saadet Partisi’ni bir yapıya, bir oluşuma monte etmeye çalışanlara da diyorum ki; Saadet Partisi, 47 yıllık mazisi ile herhangi bir yapıya eklemlenme ihtiyacı hissetmeyecek kadar güçlüdür, yeterli tecrübe ve birikime sahiptir.

Ülkemizin en önemli gündemi olan Anayasa Değişikliği ile ilgili olarak;

a) Kuvvetler Ayrılığı

b) Güçlü bir Meclis

c) Seçim Barajı

d) Gensoru müessesesinin muhafazası

e) Yargı Bağımsızlığının sağlanması

f) Partili Cumhurbaşkanlığının riskleri

g) Meclis’in feshi başlıkları

Saadet Partisi’nin çekinceleridir.

Filistin, Irak, Suriye, Ergenekon, Açılım ve Çözüm Süreci, FETÖ, AB, ABD, KIBRIS gibi başlıklardaki Saadet Partisi’nin haklılıkları ortada iken,

Öcalan’ın, söz de kendi hedeflerine öz de kuklacıların hedeflerine ulaşmak için Türkiye’de başkanlık sistemi mutlaka getirilmelidir sözü ortada iken,

2003 yılında Tezkere mecliste 267 oy desteğini bulamadığında, AB’li yetkililerin ’’başkanlık olsaydı bu sonuçla karşılaşmazdık" sözü ortada iken,

Küresel ırkçı emperyalistler ve Siyonistlerin, Büyük Ortadoğu projesi kapsamında, İslam ülkelerinde başlattığı Arap baharının Arap kışı olduğu, bu ülkelerdeki başkanları diktatör suçlaması ile muhalif halkı kışkırtarak ve iç savaş çıkararak kendi kuklalarını iş başına getirdiği hepimizce malum iken, Türkiye için de bu oyunu oynamaya çalıştıkları, başbakana diktatör suçlaması ile bir kaç deneme yaptıkları, ancak güçlü meclis ve güçlü muhalefet sayesinde başaramadıkları, ancak hedeflerinden vazgeçmedikleri ve ülkemizde de halkı kışkırtmak için, iç savaş başlatmak için, diktatör suçlamasının altını daha iyi doldurmak için, başkanlık sisteminin en güzel zemin olduğu ortada iken,

Saadet Partisi’nin Hayır’ında ’’HAYIR’’ vardır.

Ülkemizde ilk defa Başkanlık sistemini gündemine getiren ve parti programına koyan Saadet Partisi’nin “Hayır”ı dikkatle incelenmelidir.

Bu vatan, bu millet Saadetlisi ile, CHP’lisi ile, MHP’lisi ile, AK Partilisi ile, Alevi’si ile Sünni’si ile, Kürd’ü ile, Türk’ü ile, az dindarı, dindarı, açığı, kapalısı ile bir bütündür. Neredeyse milletin yarısını yok hükmünde saymak, ne hukuk ile ne de adalet ile bağdaşmaz. Toplumsal mutabakattan da söz edilemez, bu gün millet olarak en çok ihtiyacımız olan birlik ve beraberliğe de en büyük zararı verir.

Ülkemizde Anayasa değişikliği sonrası yapılan uygulamalarla meydana gelecek muhtemel kamp-laşma, kutup-laşma ve inatlaş-mayı dört gözle bekleyen birilerinin olduğunu görmek için kâhin olmaya gerek yok.

Ülkemizin, milletimizin ve devletimizin mutlak faydasına olduğu iddia edilen bu anayasa değişikliğini teklif eden CHP olsa idi, AK partili kardeşlerim yine de evet diyecekler miydi? Bütün vicdan sahiplerine sesleniyorum, doğru her zaman, her ortam ve her kişi için doğru dur,  zamana, ortama ve kişiye göre değişiyorsa o doğruda bir yanlışlık var demektir.

Adaletin güçlü, güçlünün de adil olduğu bir dünyanın en kısa zamanda kurulması duası ile Allah’a (c.c.) emanet olunuz.   

Reklam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...