Ali Bilir

EVET’ mi? HAYIR’ mı?

Ne zaman bu iki kavramı birlikte duysam TRT’de bir döneme damgasını vuran Erkan Yolaç’ın sunduğu Evet-Hayır yarışması aklıma geliyor. Şöyle yaşı otuzun üzerinde olanlar bu programı hatırlar.

Evet veya Hayır demek yarışı kaybettirirdi. Yarışmaya katılanlar Mehter Marşı ile gelir, sorulara evet veya hayır demeleri başlarını emme basma tulumba gibi sallamaları durumunda yarışmayı kaybederlerdi. Kaybedende, kazananda yarışma sonunda İzmir Marşı ile giderlerdi.

Keyifle izlenen, eğlenceli bir programdı.

Anayasa değişikliği sürecinin TBMM’sinde geçmesinden sonra, Türk Halkı olarak EVET, HAYIR oylaması için sandık başına gideceğiz. Keşke bu oylamalarda eğlendirici, gelirken de giderken de yüzlerin güleceği, alkışların kopacağı bir şekilde yapılabilse güzel olurdu değil mi?

Evet veya Hayır demenin neler kazandıracağı veya neler kaybettireceğinin ayrıştırma yapılmadan, hor görülmeden, aşağılamadan, fikirlere, düşüncelere saygı duyularak çok iyi anlatılabilse iyi olmaz mı?

Ülkemizin her bir köşesinden gelen, bulunduğu Bölge’de birçok vasıflarıyla rakiplerinin önüne geçerek kendilerini Meclise taşıyabilmiş olan Milletvekillerimizi izlerken, verdikleri mesajları okurken şahsım adıma, çocuklarım adına üzülmedim değilim.

Oysaki bizim meclisimiz sadece Türkiye’nin Yasama-Yürütme işlerini yerine getirmiyor. Bulunduğu Coğrafi konumu itibariyle, Dünya’ya karşı bir medeniyet zenginliğini ve kültürünü de temsil ediyor. Dünya milletleri bize Asya’da bir Ülke olarak bakmıyor. Çünkü Anadolu, Türkiye Birçok Dünya Milletlerinin derinliklerini, bağlarını, köklerini içinde yaşatıyor.

Ney seki mecliste ki kavgalar sokağa taşınmadı. Kavgaların en sevindirici tarafı bu oldu. Kavga eden taraflara oy veren vatandaşlarımız omuz omuza, aralarında şakalaşarak izlediler o görüntüleri.

Anayasa görüşmelerinde ki konulardan biri de seçilme yaşının on sekize indirilmesi konusuydu.

Bana sorulmuş olsaydı Yaş Sınırını hep kaldırın derdim. Çocuklar sadece 23 Nisan Çocuk Bayramında mı girecekler meclise. Meclis çatısı altında Çocuk Meclisi, Gençlik Meclisi oluşturulabilir. Böylece daha kapsamlı olarak temsil edilmeleri sağlanmış olur.

Hem son günlerde ki gibi mecliste kavga-gürültü olursa kim tutacak bu gençleri. Delikanlıların kavgası diğerlerine benzemez. Allah muhafaza onların kavgası sokağa taşabilir. Hatta mahalleden arkadaşlarını ’da toplayıp meclisin çıkışında görüşelim bile derler mi, derler.

Kavga etmek, savaşmak millet olarak bizim genlerimiz de var.

Kavgayı neden ve kiminle yaptığımız önemli olan.

Kavga yaparak, halk üzerinde itaat algısı oluşturulmaya çalışılıyorsa, işte bu ülkemiz için telafi edilemeyecek sebepler doğuracağını unutmamak gerekir

Kararı kendi adımıza vermiyoruz, Bayrağımız ve çocuklarımız adına veriyoruz.

Evet’ mi, Hayır’ mı? Tek dileğim doğru anlatılması ve doğru algılanması ve herkesin kararının kendi iradesiyle vermesinin temin edilmesi.

Millet ne derse o olur.

Saygıyla ve Dostça kalınız…

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...