Reklam
Mustafa Minga

Saadet Partisi’nin Hayır’ı

6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu’nun TBMM Genel Kurulu’nda oy çoğunluğuyla kabul edilmesinin ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından teklif onaylandı. 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 11 Şubat 2017 tarihinde yayınlanan 29976 sayılı T.C. Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından referandum tarihi de belli oldu. Öncelikle hayırlı uğurlu olmasını dilerim. 16 Nisan 2017

Tabiki bu vatandaşa sunulan bir seçimdir, herkez aynı görüşte olması beklenemez. Farklı düşünce ve gerekçelerle  Evet diyende olacak, Hayır diyende olacaktır. İşin doğasında zaten bu var, bunun adı bir seçim. Vatandaşın önüne getiriyorsan, senden farklı fikri olanlara da saygı duymak zorundasın.

Ama maalesef daha ilk günlerden cepheleşme, kamplaşma başladı. Sen hayır diyorsan teröristsin, şu  ve ya bu gurup ta hayır diyor sende onların içindesin. Allah aşkına bu nasıl bir düşüncedir?  Tüm hayır diyenler aynı gerekçelerle mi hayır diyor?  Evet Saadet partisini kast ediyorum, Tarihinin hiçbir döneminde Saadet Partisi’nin, milli görüşçülerin, herhangi bir terör eyleminde bulunduğu ve ya destek olduğu vakıa mıdır?

Sırf senin gibi düşünmüyor diye, Hangi gerekçeleri olduğunu göz ardı ederek bir linç kampanyasına tabi tutmak ne kadar hakkaniyetlidir?  

Yeri geldiğinde edebiyat parçalamak için mi söylenir,  farklı düşüncelerimiz, fikirlerimiz bizim kültür zenginliğimizden kaynaklanır diye. Bu kadar önemli bir seçimde senden başkalarına şucu bucu diye yaftalamak  neyin nesidir?

Nerde kaldı ki;

Saadet Partisi sadece muhalefet olsun diye Hayır demiyor, her zaman olduğu gibi üzerine düşen görevi yine büyük bir sorumluluk duygusu içinde yerine getirmiş ve konuyla ilgili düşüncelerini 7 Aralık tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a birebir aktarmıştır!

Bu ne demektir? Yani bizim bazı çekincelerimiz var, şu değişiklikler yapılırsa biz de evet diyebiliriz düşüncesiyle,  yapılmak istenen değişikliklerle ilgili endişelerini Cumhurbaşkanı Erdoğan’a aktarmıştır.

-Kuvvetler ayrılığının korunmasını, güçlü bir Meclis’in şart olduğunu,

-Seçim barajının kaldırılması gerektiğini,

-Bakanlar için gensoru hakkının ve yargı bağımsızlığının mutlaka korunması gerektiğini,

 -Partili Cumhurbaşkanı’nın “tarafsızlık ilkesine” aykırı olduğunu

- Meclisin fes edilmesi,  Gibi..

Şimdi soruyorum, Saadet Partisi’ni diğerlerinin arasında zikreden yandaş medyaya ve onları haklı bulanlara. Bu teklifleri bizzat cumhurbaşkanına iletip HAYIR cevabı alan bir partinin, HAYIR demesi kadar normal bir şey varmıdır? İstediğini alamayıp yine EVET mi demesini bekliyordunuz?

Sonuç olarak diyoruz ki 1960’lı yıllardan beri, milletini hiçbir dönemde yanıltmamış ve her zaman milletin iyiliği yönünde kararlar almış, yetki verildiğinde bunu fiiliyata da dökmüş bir parti, asla şu ve ya bu gurup hayır dedi diye yada muhalefet olsun diye hayır demez.

Saadet partisinin HAYIR’ ı önemsenmesi ve dikkate alınması gerekir. Vesselam…

Reklam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...