Mustafa Ataş Beykoz’da Mahir Taştan’ın sözlerini eleştirdi

Mustafa Ataş Beykoz’da Mahir Taştan’ın sözlerini eleştirdi

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş Beykoz’un 15 Temmuz şehit aileleri, gazileri ve gazi yakınları ile kahvaltıda bir araya geldi.

AK Parti Beykoz İlçe Başkanlığı, 15 Temmuz şehit aileleri, gazileri ve gazi yakınlarını AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş ile buluşturdu. Çok fazla gündeme gelmese de Beykozluların FSM Köprüsü’nde göstermiş olduğu kahramanlığını bildiklerini söyleyerek Ataş CHP Beykoz İlçe Başkanı Mahir Taştan’ın sözlerini eleştirdi.

Beytaş Teras Cafe’de gerçekleştirilen kahvaltılı toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş, İl Yönetim Kurulu Üyesi Saadettin Çay,  Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, AK Pati Beykoz İlçe Başkanı Mustafa Gürkan, SKM Başkanı Tuncer Dede, Kadın Kolları İlçe Başkanı Gaye Zayıf ile şehit aileleri, gaziler ve yakınları katıldı.

Mustafa Gürkan: Söz de karar da milletindir

AK Parti Beykoz İlçe Başkanı Mustafa Gürkan yapmış olduğu açılış konuşmasında; Bugün sizlerle 15 Temmuz gecesi nasıl sizlerle bir yolculuğa çıktıysak şimdide AK Parti olarak 12. Yolculuğumuza çıkmaktır. Çok fazla 15 Temmuz’u konuşuyorsunuz diye eleştiri alıyoruz ama o geceyi yüreğinde yaşayanlar olarak sizler bilirsiniz. O gün bu salonda bilgiyi aldığımızda İstanbul’da ilk direnişi Beykoz olarak biz başlattık. Bu ülkeye ve ilçeye kattığınız değer için hepinize teşekkür ederim. 

Daha önce 11 kere çıktığımız bu yolculukta Allah bizleri mahcup etmedi. Çıktığımız bu 12. yolculukta da bize vuranlar bizle hayat bulacaklardır. Beykoz olarak en az yüzde 65 oy hedefi belirledik ve bunu gerçekleştireceğiz inşallah. Bu seçim milletin seçimi. Bu düzenlemenin tek anlamı şudur; Millet seçecek, millet denetleyecek ve daha sonra yine millet karar verecek. Söz de karar da milletindir. Bu kadar net.”  

Yücel Çelikbilek: Artık hükümet sorunu olmayacak

İlçe Başkanının açılış konuşmasının ardından Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek’e söz verildi. Şehit ve gazilerimizin 15 Temmuz’da gösterdikleri kahramanlığın dünyaya örnek olduğunu söyleyen  Çelikbilek şunları söyledi; “Koalisyonlarla bu ülkeyi yönetmenin zor olduğu görüldü ve yeni bir sistem oluşturuldu. Artık bu yeni sistem ile hükümet sorunu olmayacak ve Cumhurbaşkanı 5 yıl boyunca ülkeyi yönetecek.   16 Nisan da hep beraber sandığa gideceğiz oy pusulasına evet mührünü basarak bu sistemin hayata geçmesini sağlayacağız. “

Mustafa Ataş: Bu kadar seviyesiz bir açıklama olamaz!

Son olarak konuşma gerçekleştiren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş çok fazla gündeme gelmese bile Beykoz’un kahramanlığını biliyoruz diyerek referandum ile ilgili şunları söyledi; Türkiye çok önemli bir kararın eşiğinde.  AK Parti olarak ne zaman başımız sıkışsa hep milletimize başvurduk. Şimdi bir kez daha 16 Nisan’da gerçekleşecek referandumda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ilgile halkımızın fikrini soracağız. 

Ana muhalefet partisi lideri ve temsilcileri milletimize doğru söylemiyor. Milletimizi yanıltmak için her türlü fırıldağı çeviriyorlar. CHP Beykoz İlçe Başkanı Mahir Taştan‘ın yapmış olduğu açıklamada "Yüreğiniz yetiyorsa tek adamlıktan, TBMM’yi kapatmak istediğinizden bahsedin" ifadelerini kullanmış. Bu kadar seviyesiz, bu kadar ahlaksız, bu kadar insanlık dışı bir açıklama olamaz.  Bu açıklamayı liderleri bile yapıyor ki ilçe başkanına çok görmüyorum.  Böyle bir siyaset anlayışı, tarzı olabilir mi. Hangi tek adamlıktan bahsediyorsun. Sen önce dönüp kendi siyasi tarihine bir bak. Tek adamlık, diktatörlük orda. Milletimiz bunları unutmadığı için 60 yıldır sizi iktidara getirmiyor. Siz bu milletin inancı, kılık kıyafet ile alay ettiniz. Bu ülkenin kuran kurslarını kapatıp ahır yaptınız. Bilge insanlarını istiklal mahkemelerinde astınız. İşte diktatörlük size bunları yaptırdı. Ama siz halen utanmadan, sıkılmadan ömrünü bu ülkeye adamış birine tek adamlık, diktatörlük damgası vurmaya çalışıyorsunuz. 

Ülkemizin istikbali için kefenimizi ortaya koyduk

Türkiye artık uyandı. Millet geçmişteki yanlış uygulamaları gördüğü için bugün yeni istikametini belirledi ve geleceğe doğru yürüyor. Biz bugüne kadar milletimize hamdolsun yalan söylemedik. 2002’den beri iktidarız. Yapamayacağımız hiç bir taahhütte bulunmadık. 15 yıldır bu ülkeyi de birlikte yönetiyoruz. Milletin talebi neyse biz bunları yerine getirmeye gayret ettik. Ekonomiden sağlığa, ulaşımdan savunmaya 2002 Türkiye’si ile bugünkü Türkiye’yi kıyasladığınız da her şeyi göreceksiniz zaten. Ülkemizin istikbali için kefenimizi ortaya koyarak bu yolda yürümeye devam ettik. 16 Nisan’da verilecek karar ile Türkiye geleceğine emin adımlarla yürüyecek. 

15 Temmuz’dan sonra dost dediğimiz ülkelerin gerçek faşist yüzlerini hep birlikte görüyoruz. Teröristlere kucak açacaksın, parlamentonda konuşma yaptıracaksın, her türlü desteği  vereceksin ama bu ülkenin bakanını konuşturmayacaksın, saatlerce bekleteceksin. Bunların hepsinin hesabı en ağır şekilde sorulacaktır. 15 Temmuz’da bu ülkeyi işgal etmeye çalışanlar bilesiniz ki o haçlı orduların kalıntılarıydı. Şimdi yapılmak istenen de aynısıdır. Tarihte aldıkları dersi yeniden alacaklardır. 

Koalisyonlarla 47 yılımız heba oldu

Türkiye’nin yeni bir yönetim şekline ihtiyacı var. Cumhuriyet kurulalı 94 yıl geçmiş ve 65 hükümet kurulmuş. Bu 65 hükümetten 47 hükümetin ömrü 2 ay ile 2 yıl arasında değişiyor. Bu süreçte ülke bir adım ileri gidememiş, koalisyonlarla, kendi iç çekişmeleri ile 47 yılımız heba olup gitmiştir. AK Parti ile son 14 yılda yapılanlarla 79 yılda  yapılanlar ortada. İstikrar açısından Türkiye’de 94 yılda 65 hükümet kurulmuşsa oturup bir karar verilmesi gerekir. Yolculuğa böyle mi devam etmeli yoksa 5 yılda bir seçim yapılan istikrarlı bir hükümet modelini mi tercih etmeli. Bunun karar aşamasındayız.

Cumhurbaşkanı için tek adam diyenler Recep Tayyip Erdoğan’ı 16 Nisan’a çıkacağını garantisi mi var. Asıl Erdoğan sonrası için kaos olmasın, koalisyonlarla bu ülke yönetilmesin, istikrarsız süreçler yaşanmasın diye  bu yönetim sitemini ihtiyaç var. Yüzde 50 üzerinde kim oy almış ise hükümetin hemen kursun ve yoluna devam etsin. Yapılan yalan yanlış  eleştirilerden biri 18 yaş meselesi. Türkiye’de 18 - 25 yaş arası 25 milyon gencimiz var. Biz gençlerin önünü açıp onlara fırsat vermezsek yeni Tayyip Erdoğan lar bakanları belediye başkanları nereden çıkacak. Gençlerimize neden güvenmiyoruz. Gençler, sizleri kabullenmeyen aklınızla alay eden ana muhalefet partisinin kampanyasına destek vermeyin. 

Dürüstseniz 1 milyon 200 bin lirayı meclise iade edin

Bir diğer eleştiri 550 vekil sayısı neden 600 oldu diyenlere şunu söylemek istiyorum. Ülkenin nüfusu 1995’de 60 milyonken şuan 80 milyon oldu. Vekil başına 143 bin kişi düşüyor. Avrupa’da bu sayı ortalama 53 bin. Kılıçdaroğlu eğer 50 vekilin bir yıllık maliyetini hesaplayacak kadar dürüstsen senin divan katibinin bu milletin kesesinden ödediği 1 milyon 200 bin liralık ödenen faturayı meclise iade ette senin dürüstlüğün göreyim. 80 milyon nüfuslu Almanya’nın milletvekili sayısı 667, İspanya’nın 46 milyon nüfusu var vekil sayısı 676, Fransa’nın nüfusu 66 milyon milletvekili sayısı ise 925’dir. 1995’de 450 olan vekil sayısı 550 ye çıkarıldığında iktidarda DYP - CHP koalisyonu vardı. Biz niye çıktı diye eleştirmiyoruz  ama dürüst olun da bunun üzerinden siyaset yapmayın.  

Sadece meclisin feshi diye bişey yok

Cumhurbaşkanı’nın sınırsız yetkileri oluyormuş diye eleştirenlere şimdiki sitemde sadece vatana ihanetten yargılanırken yeni sistemde her konuda cumhurbaşkanı yargılanabilir. Artık hem siyasi sorumluluğu hem de hukuki sorumluluğu var. Cumhurbaşkanı bir gecede meclisi feshedebilir, seçime götürebilir sözü külliyen yalandır. Maddeler içinde meclisi fesih diye bir cümle yok. Meclisi seçime götürme şartları içinde meclis feshedilince cumhurbaşkanının kendisi de seçime gidiyor. Ayrı ayrı seçim diye bişey yok. Kararname eleştirisinde ise Cumhurbaşkanı Hükümet Sitemini ile idari konularda kararname yayınlar. Şuan ki sistemde de kararname ile bürokrat ataması yapılıyor. Çıkan kararnameler ise meclise sunuluyor. Meclisin yetkisi alınıyor diyenlere yasa yetkisi, cumhurbaşkanlığı denetleme yetkisi, sözlü soru ile istediği bakana soru sorma hepsi yeni sistemde var. Önümüzdeki 16 Nisan basit bir oylama değildir. Ülkemizin istiklali, istikbali ve istikrarıdır. Bu bir seçim değil yönetim sitemi ile ilgili halkoylamasıdır. Bu ülke yönetimi ile ilgili bir milli meseledir.

Reklam

YORUMLAR...