Reklam
Cumhurbaşkanını Beykoz’da kim temsil edecek!

Cumhurbaşkanını Beykoz’da kim temsil edecek!

CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi Beykoz’un Cumhuriyet, İshaklı, Kılıçlı ve Mahmut Şevket Paşa köylerini ziyaret etti.

CHP İstanbul Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili Akif Hamzaçebi, 16 Nisan’da yapılacak halk oylamasına ilişkin Beykoz’un Cumhuriyet, İshaklı, Kılıçlı ve Mahmut Şevket Paşa köylerini ziyaret ederek halk oylamasını anlattı, vatandaşların sorunlarını dinledi.

Beykoz İlçe Örgütü binasında üyeler ile bir araya gelen Milletvekili Akif Hamzaçebi’nin köy ziyaretlerine CHP Beykoz İlçe Başkanı Mahir Taştan ile ilçe yöneticileri, meclis üyeleri ve kalabalık bir partili grup eşlik etti.

İlk ziyaretine Cumhuriyet Köy’den başlayan Hamzeçebi gittiği yerlerde köylerin mahalle statüsüne geçmesine rağmen hizmetlerde iyileşmenin bir türlü gerçekleşmediğini belirterek 16 Nisan’da yapılacak halk oylamasına ilişkin açıklamalar yaptı. Hamzeçebi şunları söyledi;

Hangi şanslı genç milletvekili seçilecek

16 Nisan’da tüm vatandaşlarımızın sandık başına giderek anayasa değişikliği konusunda Evet veya Hayır yönünde oy kullanacaklar. Böyle bir süreçte hangi partiden olursa olsun siyasetçilere düşen bir görev var. ‘Bu anayasa teklifi ne getiriyor’ bunu herkes partili gibi değil samimi ve dürüst şekilde anlatmalı. Bu teklif 18 maddeden oluşuyor. Bu maddelerin içerinde yer alan iki maddeye elma şekeri diyelim. Bunlardan bir tanesi 18 yaşındaki gençlerin milletvekili seçilebilmesi. Bence bu gençlerin seçme hakkı olduğu gibi seçilme hakkının da olması gerekir ama bu gençler kim olur bilemiyorum. Bir diğer olumlu madde de zaten bağımsız olan mahkemelerimizin yanına bir de tarafsız kelimesi ekleniyor. İşin asıl esası diğer maddelerde.

Cumhurbaşkanını Beykoz’da kim temsil edecek!

1961 ve 1982 anayasasında yer alan Cumhurbaşkanının tarafsızlığı diye bir ilke var. Cumhurbaşkanı bir partinin üyesi olamaz. Bu niye koyulmuş bir kriz çıktığında cumhurbaşkanı parti liderlerini toplayabilsin.  CHP Grup Başkanvekili olduğum dönemde Sayıştay’ın denetim yetkisi ile ilgili yasa kabul edildikten sonra bir basın toplantısı düzenleyerek kanunun bir maddesinin meclise iadesini istedim.  Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül beni arayarak köşke davet etti ve iade edilmesini istediğim maddeyle ilgili gerekçemi sordu. Bende anlattım. Burada önemli olan Cumhurbaşkanının o maddeyi iade edip etmemesi değil, konumu gereği anamuhalefet partisinin grup başkanvekilini davet edip görüşünü dinlemesidir. Bu çok önemli birşeydir.  Şimdi bu teklif yürürlüğe girerse Cumhurbaşkanı partili olacak ve muhalefeti dinleme şansı olmayacaktır. Partizan Cumhurbaşkanı Türkiye’nin dengelerini bozar. Particilik başbakanlara, genel başkanlara mahsustur. Cumhurbaşkanı Beykoz’a geldiğinde kendisini kim temsil edecek? Mensubu olduğu partinin ilçe başkanı mı yoksa ilçenin kaymakamı mı? Cumhurbaşkanını partili olduğunda Beykoz’u kaymakam değil ilçe başkanı temsil eder. Bu doğru birşey değildir.

Avukata değil ilçe başkanına gideceksiniz

Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu 13 üyeden oluşuyor. Adalet Bakanı ve Adalet Müsteşarı doğal üye, 4 üyeyi de Cumhurbaşkanı doğrudan atıyor etti 6 üye. Geriye 7 üye kaldı. 7 üyeyi de TBMM seçecek. Herhalde Cumhurbaşkanının mensup olduğu parti mecliste en az bir üyeyi seçebilir değil mi? Daha da fazla seçebilir tabii ama o bir kişiyi seçtiği anda HSYK Cumhurbaşkanı’nın kontrolünde olur.  Bu ne anlam gelir. Beykoz’daki mahkemelerdeki hakimi Cumhurbaşkanı tayin edecek demektir. Bir vatandaşımız mahkemeye başvurduğu zaman avukata değil Cumhurbaşkanının mensubu olduğu partinin ilçe başkanına gidecektir.

Meclisin yasa yetkisi elinden alınıyor

600 milletvekili ile meclis güç kazanacak diyorlar. Sayı artırma ile değil kanun yapma yetkisini artırırsanız meclis güç kazanır. Şimdi diyorlar ki yeni yasa ile hükümet artık kanun teklif edemeyecek bütün teklifleri meclis yapacak. Cumhurbaşkanı bir tek bütçe kanunu teklif edecek. Evet doğru bunlar yazıyor ama cumhurbaşkanına önemli bir yetki de veriliyor. Cumhurbaşkanı kararname çıkarabilir. Bu kararname bugünkü bakanlar kurulu kararı gibi değil yasa gücündedir. Bu yasa ile meclisin yasa yetkisi elinden alınıp cumhurbaşkanına devretmek anlamına geliyor.  Cumhurbaşkanı istediği konuda yasa hükmünde kararname çıkarabilecek. Meclisin bu haliyle sayısını arttırma yerine azaltmak gerekir. 

Bu bir memleket meselesidir

Hamzaçebi konuşmasını yakın tarihten örnek vererek şöyle sonlandırdı; 1 Mart 2003’te hükümet Irak tezkeresini getirdi. Bu tezkereyle zamanın hükümeti ABD, Irak’a karşı savaş açmak için izin istiyorlardı. TBMM iki partiden oluşuyordu. AK Parti ve CHP. İki partili parlamentoda hayır oyları kazançlı çıktı. Evet oyları kazanamadı. Tezkere kabul edilmedi ve TBMM tezkere izin vermediği için Türk Silahlı Kuvveti Irak’ta savaşın bir tarafı olmaktan kurtuldu. Bunun sonucunda Türkiye’nin önü açıldı. Adalet ve Kalkınma Partisi ve diğer tüm partilerin hayır oyu verilmesiyle büyük siyasi kazancı oldu. O tezkere görüşülürken milletvekilleri, siyasi parti mensubiyetleri bir kenara bırakıp bunu memleket meselesi olarak gördüler ve sağduyuyla hayır oyları galip çıktı. Şimdi de yapılması gereken budur. Bu bir memleket meselesidir. Siyasi parti meselesi değildir" dedi.

YORUMLAR...