Canikli Beykoz’da konuştu... CHP’yi Almanya yönetiyor

Canikli Beykoz’da konuştu... CHP’yi Almanya yönetiyor

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Beykoz’da muhtarlar ve STK temsilcileri ile bir araya geldi.

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, AK Parti Beykoz İlçe Başkanlığı’nın ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, muhtarlar ve STK temsilcileri ile bir araya geldi. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli “Kemal Kılıçdaroğlu ve şuan ki CHP Almanya derin devleti tarafından yönlendirilmekte ve yönetilmektedir.” dedi. AK Parti Beykoz İlçe Başkanı Mustafa Gürkan da Meral Akşener’in Beykoz’da düzenlediği salon toplantısına MHP’den çok CHP’lilerin katıldığını söyledi.

Kıyı Emniyeti Sosyal Tesisleri’nde düzenlene kahvaltılı toplantıya Başbakan Yardımcısı ve Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, AK Parti Beykoz İlçe Başkanı Mustafa Gürkan, İBB Teftiş Kurulu Başkanı Mustafa Tahmaz, Belediye Başkan Yardımcısı Salim Öztürk, Giresun Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Kuğu ile meclis üyeleri, ilçe yöneticileri, STK temsilcileri ve mahalle muhtarları katıldı.

Mustafa Gürkan: Akşener’in toplasında CHP’liler daha fazlaydı

Proğramın açılış konuşmasını AK Parti Beykoz İlçe Başkanı Mustafa Gürkan gerçekleştirdi. Beykoz’un Türkiye gibi  büyümeyi ve gelişmeyi hedefleyen bir ilçe olduğunu belirten Gürkan; “Türkiye’nin 16 Nisan’dan sonra önündeki tüm engellerin kalkacağına inanıyorum.
Bu siyasi bir çalışma değil Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi halk oylamasıdır  ama bunu destekleyen en büyük siyasi parti biziz. Bugüne kadar girdiğimiz 11 mücadelen hamdolsun Beykoz ve Türkiye olarak anlımız akıyla çıktık. Bugüne kadar bütün yolculuğumuz milletin kendisi ile yaptık. Bu düzenlemenin özeti milletin seçtiği, milletin denetlediği ve sonunda yine milletin karar verdiği bir sistemdir.”
dedi.            

MHP’den ihraç edilen Meral Akşener’in Beykoz’da düzenlediği salon toplantısına da değinen İlçe Bşkanı Mustafa Gürkan “Salonda  MHP’li kardeşlerimizden daha fazla CHP’liler vardı. Onu daha fazla onlar karşıladı. Konuşmasının tamamını da dinledim. Birçok şeyden bahsetti ama neden Hayır dediğini söylemedi.” ifadelerini kullandı.

Yücel Çelikbilek: En güçlü Evet Beykoz’dan çıkacaktır

Mustafa Gürklan‘ın ardından kürsüye Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek davet edildi. Başkan Çelikbilek de yapmış olduğu konuşmasında “ İstanbul’un en güzel ilçesi Beykoz Anadolu’nun kendisidir. Türkiye’nin mozaiğidir. Her güzelin kusuru olduğu gibi Beykoz’un da sorunları var. Beykoz’un mülkiyet sorununu çözdük yüzde 5’lik bir sorunu kaldı. Onu da sizlerin desteği ile çözerek inşallah Beykoz’u problemsiz bir ilçe haline getiririz…. 16 Nisan referandumuna bu ülkenin geleceği olarak bakıyoruz. İnsan hayatının en güzel dönemine evet ile başlar. Nikah masasında evet diyererek evliliğe ilk adımı atar. Beykoz ülkenin geleceğine katkı olması açısından üzerine düşeni yapacak ve en güçlü Evet’in buradan çıkacağına eminim.”

Nurettin Canikli: Mevcut sistem başbakan ile cumhurbaşkanı arasındaki kavgayı körüklüyor

Başbakan Yardımcısı ve Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Anayasa değişikliğine ilişkin Türkiye’nin mevcut sisteminde cumhurbaşkanının inanılmaz yetkileri olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: "Bizde bütün işlemler için önerme yetkisi başbakanda, onaylama yetkisi cumhurbaşkanında. Cumhurbaşkanının önerme, başbakanın onaylama yetkisi yok. İkisi arasında mutabakat sağlanırsa sorun yok ama bir işlemde mutabakat sağlanamadığında o zaman geçmiş olsun. Ki biz bunları çok kez yaşadık. Teorik olarak mevcut sistem başbakan ile cumhurbaşkanı arasındaki kavgayı körüklüyor. Uygulamada da tam bu şekilde olmuş. 1982’den 2007 yılına kadar başbakanlarla cumhurbaşkanı sürekli kavga etmişler. Turgut Özal ile Yıldırım Akbulut kavga etti, Özal ile Demirel de aynı şekilde... Demirel ile Çiller arasındaki kavga... Ki Çiller’i siyasete kazandıran Demirel’dir. ’Kızım’ diye hitap ederdi. Çiller’i kendisi başbakan yaptı ama biz baba-kızın kavgasını aylarca, yıllarca izledik. Ahmet Necdet Sezer ile Ecevit yine aynı şekilde... Sezer’i Ecevit’in içinde bulunduğu koalisyon cumhurbaşkanı yaptı ve artık en son kavgada çıktı basının önüne ’cumhurbaşkanı bana çok büyük saygısızlık yaptı, Anayasa kitapçığı fırlattı’ dedi ve tüm dünya ile paylaştı. Bu hadise Türkiye’de bugüne kadar yaşanmış en büyük krizi tetikledi."

Olayla tetiklenen ekonomik krizin yansımalarının hala devam ettiğini, ülkeye büyük maliyetleri olduğunu, esas itibarıyla bu kavgaların sistemden kaynaklandığını belirten Canikli, "Sorun, aynı yetkinin iki farklı kişiye verilmesinden kaynaklanıyor. Bu sistem baba ile oğulu kesinlikle birbirine düşürür." dedi.

Canikli, 2007’ye kadar, Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde götürülen çoğu kararnamenin Ahmet Necdet Sezer tarafından imzalanmaması nedeniyle önemli görevlerin çoğunun vekaletle yürütülmek zorunda kaldığını da bildirdi.

Güçlü yönetim garanti altına alınıyor

Başbakan Yardımcısı Canikli, şu an cumhurbaşkanı ile başbakan arasında sıkıntı bulunmamasının istisnai bir durum olduğunu, her zaman böyle bir tavrın olmayacağını belirterek, yeni sistem ile siyasi yapı ne kadar parçalı olursa olsun güçlü yönetimin garanti altına alındığını söyledi. Canikli, "Sistemde cumhurbaşkanı genelinde ’Recep Tayyip Erdoğan’a çok yetki veriliyor’ eleştirisi var. Cumhurbaşkanımızın yetkiye ihtiyacı yok ki... 1982 Anayasa’sı çok büyük yetki vermiş, onları kullanıyor. 2014 yılında yetkinin en büyüğünü halktan aldı, Cumhurbaşkanımızın yetkiye ihtiyacı yok." şeklinde konuştu.

İngiltere Başbakan’ı diktatör mü?

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun sisteme ilişkin "tek adamlık" sözlerini anımsatan Canikli, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Kılıçdaroğlu’nun ’Sistem tek adamlık getiriyor, tek adamlık da diktatörlük demek’ gibi saçma sapan önermeleri var. İngiltere’de bu yetkiyi sadece başbakan kullanıyor, Almanya’da Merkel tek kadın... Fransa’da bütün yetkiler cumhurbaşkanında... Hepsi tek adam. Madem Almanya terör örgütleri ile birlikte ’Hayır’ kampanyası yürütüyor, gazeteleri ’Hayır’ manşetleri atıyor, madem bizim uyguladığımız sistem çok iyi sana gönderelim, ihraç edelim sistemi, güle güle, tepe tepe kullan... Neden almıyor, kendi ülkende bizim önerdiğimiz sisteme benzer bir sistemi uyguluyorsun? Bu herkes için geçerli, madem Türkiye’deki mevcut sistem çok iyi, buyrun alın, her türlü desteği de veririz size, cumhurbaşkanları ile başbakanlar arasında en iyi kavga nasıl yapılırın örneklerini de size veririz. Kılıçdaroğlu’na buradan sormamız gerekiyor; İngiltere’de tek adamlık var onun tabiriyle, şimdi İngiltere Başbakan’ı diktatör mü? Senin mantığınla ’İngiltere diktatörlükle yönetiliyor’ dememiz lazım. Çünkü tek adam... Aynı şey Almanya için, Fransa için de geçerli. Özellikle Fransa’da bütün yetkiler cumhurbaşkanında, tek adamda. Fransa’nın demokratik bir ülke olduğunu, orada hukukun üstünlüğünün tesis edilmediğini hiç kimse tartışıyor mu? Hayır. Peki Türkiye’ye gelince niye böyle davranıyorsunuz? ’Türkiye’nin birlik bütünlüğünü tehdit eden terör örgütlerine niye destek veriyorlar?’ sorusunun cevabı, bunun da cevabı..."

CHP’yi de Kılıçdaroğlu’nu da Almanya yönetiyor

Kemal Kılıçdaroğlu ve şuan CHP Almanya derin devleti tarafından yönlendirilmekte ve yönetilmektedir. Bunu açıkça söylüyoruz zaten biliniyor. Onlarla çok yakın ilişki içinde onların, talimatı ile hareket ediyor. FET֒nun sağladığı bir kasetle genel başkan olması sizi yanıltmasın sonuçta FET֒da piyondur. CHP maalesef özellikle Alman Vakıfları ile CHP’nin ne kadar yakın ilişki içinde olduklarını biliyoruz. Bu olayda da CHP milli değildir. Bir Türk vatandaşı gibi değil Almaya’nın gözünden bakıyor.

Bu kadar yalanı kolay söyleyen biri halen görevde

Sözlerinin sonunda “Türk siyasi tarihinde bugüne kadar yalanın bu kadar yoğun kullanıldığı bir dönem olmamıştır" diyen Canikli, "Kılıçdaroğlu ve ekibi bu sistemle ilgili söylediklerinin tamamına yakını yalan . Her gittiği yerde söylüyor, muhtarlarla toplantı yapıyor diyor ki o sistem gelirse Cumhurbaşkanı kararnamelerle bütün muhtarlıkları kapatacaktır. Aynen böyle söylüyor. Memurları görevden atacaktır... Neresinden başlayacaksınız" dedi. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, "Muhtarları atacak diyor veya başkalarını... Gerçekten yalan, kuyruklu yalan. En büyük üzüntümüz bu kadar yalanı kolay söyleyen bir ana muhalefet partisinin olduğu şu ülkede bu adam hala görevde. Ona gerçekten çok üzülüyoruz" diye konuştu.

Topkantı basına kapalı şekilde soru cevap ile tamamlandı.

Reklam

YORUMLAR...