Özer Güneş

’Gerçekten’ inanıyorsanız üstünsünüz!

Muhsin Başkansız geçen sekiz yıla dönüp baktığımızda maalesef  onun yokluğunu daha fazla hissediyoruz Muhsin başkanımızın “Allah davasının davacısı dava arkadaşlarım; hoş geldiniz…” demesini özledik…

Onun liderliğini, vefasını, adamlığını, dik duruşunu, haklı davasında yeri geldiğinde güç ve otoriteye direnişini, merhametini, dürüstlüğünü çok özledik… Şimdi kolumuz kanadımız kırık, yetim çocuklar gibi gibiyiz adeta…

Muhsin Başkanımız gündelik ve dünyalık çıkarlar için siyaset yapan biri değildi. O milletine ve ülkesine hizmet etmek dışında, çıkar hesabı güderek hiç bir zaman  siyaset yapmadı. Hesap adamı olmadı. Korkak ve ürkek bir siyasetçi olmadı. 

Gerekirse bedel ödemeye her daim hazır olduğu intibaını dosta düşmana her zaman ve şartta vererek “acaba Muhsin Yazıcıoğlu ne der?” dedirtecek bir şekilde iktidarları tartacak bir kapasiteyse ulaştı… En zor zamanlarda ve şartlarda başlar ona döndü, gözler onu aradı… Devlet millet kesesinden har vurup harman savurarak, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyerek siyaset yapanlardan olmadı! Servete ve güç merkezlerine tamah etmedi, hep mesafeli oldu!

Sadece bizler değil ona oy vermeyenler dahi onu, bu özelliklerden dolayı onu çok sevdi…

Muhsin Başkanım 1992 yılında ‘lider sultasına’ ve ‘liderin yanılmazlığı’ inancına ‘HAYIR’ diyerek ‘TEK ADAM’ lığa ‘HAYIR’ diyerek MÇP’den istifa etmiş, şehit olana kadar meşverete riayet etmiş, peşinden giden dava arkadaşlarını mahcup ettirecek tarzda bir siyasete yüz vermemişti…

Ne demişti şehadetinden bir hafta önce “… iki saniyesine hükmedemediğiniz bir dünya için fırıldak olmaya gerek yok!” Daha ne demişti? Öte dünyada hesapsız ve sorgusuz kalacağını sanan bu dünyadaki güç ve otorite merkezli siyaset izleyen siyasetçilere ve onlara teslim olanlara… yarın Allah bize niçin iktidar olmadınız diye sormayacak!” demişti… Siyasetçinin de ahiret günü hesap vereceğini hatırlatmış erdemli siyasetin ve kul hakkının siyasetçinin baş ilkesi olduğunun altını çizmişti…

Biz Alperenler, Muhsin Başkanımızın yaşantısını ve bize söylediklerini referans olarak kabul ediyoruz Muhsin başkan 2013 Aralık ayında ortaya çıkan yolsuzlukları beş altı sene önceden görmüş bakın ne diyor.

"Rüşvet, hemşericilik, iltimas ve yolsuzluk iddiaları hortumculuk dönemlerine rahmet okutacak hale geldi. Kapalı kapılar arkasında neler dönüyor? Başbakan’ın belediyeden getirdiği üç beş adamının dışında neler olduğunu, neler döndüğünü bilen yok. Sizi iktidara taşıyan mütedeyyin mümin insanlar, bir taraftan tek başınıza gelin anayasayı değiştirin, dokunulmazlara dokunun, soygunun ve yolsuzlukların önüne geçin haramzadelerden hesap sorun diye getirdi. Sizin altınızdan pis kokular geliyor.

Satılmayan yer kalmadı neredeyse. Her şey haraç mezat satılıyor. Yüzlerce binlerce şüpheli ihale… Son dönemde yaşanan yolsuzluk hikayeleri… Bakan çocukları kaymaktan nasiplenmeye çalışıyor. Geçmişin hortumcuları neredeyse bunların yanında temiz hale geldi…"

 

Ayrıca 2007 kurultayında ise “BOP un eş başkanı olduğunu iddia eden başbakan asla Cumhurbaşkanı olmamalı!” diyordu…

Diyordu demesine de o şehit edildikten sonra… Tüm öngörüleri tuttu… İkazları ve uyarıları dinlenmedi ve ülke ne hale geldi… Şu anda ise dün Muhsin Başkanın Kürt açılımı, BOP, BOP eşbaşkanlığı gibi beka sorunu haline gelen tehdit ve tehlike alanlarını bu ülkenin mukadderatına hançer gibi sokan siyaset ve misyonun sorumluları ise Başkanlık için tekrar ‘milli irade’ye gidiyor… Dün de ‘milli irade ‘bizi destekliyor diyerek egemenlik haklarımızın zarar görmesine neden olan stratejiler devreye sokulmuştu…

İşte yenisi için de düğmeye basıldı. 16 Nisan 2017 günü tıpkı 1 Mart Tezkeresi’nde olduğu gibi milletin mukadderatı oylanacak!

Maalesef Muhsin Başkanın yolundan gittiğini iddia edenler de bu süreçte önemli bir ‘aktör’ olmaya soyundular. Fakat şehit başkanımızın istikamet verdiği ilkeler gereğince değil, bizi şehadetinden önce defalarca uyardığı kişi ve kurumların hatta niyetlerin bir parçası olmayı ve onların yazdıkları senaryoda rol oynamayı tercih ettiler…

Olsun… Bizler onun yolundan gitmeye devam edeceğiz; düz yaşayacağız, düz duracağız düz yürüyeceğiz dik duracağız her durum ve şart içerisinde doğruları konuşacağız… Onun gibi davranacağız. Gerekçesi ne olursa olsun ilkelerden sapmayacağız ve hesap adamı olmayacağız…

Muhsin Başkanım emin olsun; güç ve otoriteye teslim olmayanlar Muhsin Başkanın geride bıraktığı ayak izlerine basarak ilerlemeye devam ediyor.

Sağlığında Muhsin Başkanımızı ve partimizi sandığa gömmek isteyenler, ona hiç destek olmamış, bir kere bile partisine oy vermemiş, olanlar şimdi yalandan Muhsin Başkan seviciliği yapmaya başladılar. Şimdi utanmadan Onun temiz ve onurlu şahsiyetini istismar ediyorlar. “Yaşasaydı iktidarın yanında olur ve hükümeti desteklerdi” diyorlar. Yalan! Yaşasaydı; ne Kürt açılımı Çözüm sürecine döner bu rezillikleri yaşar ülke federasyonu konuşur hale gelirdi... Ne de yanlış Suriye politikalarının ortağı olurdu… Yolsuzluğa ve kirliliğe geçmişte olduğu gibi en fazla o tepki koyardı…

Kimse de O’na FET֒cü veya PKK’cı diyemezdi! Hele hele çukur hiç diyemezdi!

Biz Muhsin başkanın dava arkadaşları ve alperenler olarak onun gibi doğruya doğru yanlışa yanlış diyoruz. Kimse bizim balık hafızalı olduğumuzu zannedip Alperenlerden oy devşirmeye çalışmasın. Çünkü geçen sekiz yılın sonunda bu ülkenin siyasi iktidarının ve onun yönettiği kurumların Muhsin Başkanın şehadeti ile ilgili dava sürecini nasıl sulandırdığını nasıl bir an evvel kapatılması için çabaladığını gördük. Sonuçta ortada! 

Muhsin Yazıcıoğlu davasında takipsizlik kararı veren savcının ve süreci akamete uğratan idarecilerin nasıl ödüllendirildiğini, takipsizlik kararına itiraz eden adli ve idari personelin nasıl tenzil-i rütbe ile muamele gördüğünü de biliyoruz.

Tüm bunları bile bile Bunları bizlere reva görenlerle yan yana mı duracağız. Onların politikalarının yandan çarkı mı olacağız?

Bunun içindir ki, Muhsin Başkanın hukukunu söz verdikleri halde koruyamayanlara HAYIR diyoruz… Lider sultalarına ve tek adamlık süreçlerine HAYIR diyoruz… Ülkemizin üniter yapısına zarar verecek kaygılarımızı daha da arttıran şahsa özel hazırlandığı apaçık olan, eğer bu sistem için düşünülen kişi sayın Erdoğan olmasa hiçbir AKP’linin dahi oy vermeyeceğinden emin olduğumuz “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ isimli Anayasa değişiklik paketine HAYIR diyoruz…

Muhsin başkanımız Kınayanın kınamasına aldırmadan, çıkmaz sokaklara doğru ilerleyen kalabalıkların ardından, milleti çıkmaz sokaklara doğru sürükleyenlere dün nasıl seslendiyse biz Alperenlerde aynı şekilde sesleniyoruz:

Korkaklık Yok!

Döneklik Yok!

Uyuşukluk yok!

Teslimiyet Yok!

“Ben tertemiz ellerimi size uzatıyorum. Bu eller kire bulaşmadı, bu eller ihanete ortak olmadı…” diye bizden helallik ve şahitlik alan Muhsin Başkanımızı bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz.

Mekânı cennet ruhu şâd olsun.

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...