Reklam
Deniz Yıldız

’Evet’ demek için bir sebep bulamadım

Yazımın başında belirtmek isterim ki Hayır diyen kardeşlerimiz kadar, Evet diyenler de bizim için bir o kadar değerlidirler.

Her ne kadar gerek Başbakan gerekse iktidar milletvekilleri ve 76 milyonun Cumhurbaşkanlığı’nı yapmak için yemin eden, Sayın Cumhurbaşkanımız HAYIR diyen vatandaşlarına terörist desede ben önce bir vatandaş ve sonrasında muhalefet meclis üyesi olarak bu tarz yaklaşımların toplumu gelip ve kutuplaştırdığını hatırlatmak isterim, aynı zamanda Hayır cephesi tarafından biri olarak her hayır diyen kadar evet diyenler de bizim ülkemizin vatandaşı ve bir o kadar değer değerlilerimizdirler.
Toplumu kaosa ve kutuplaştırma ya yönelik hareketler, davranışlar söylemler emin olun ki ülkemizin değerlerini yok etmektedir.

Son zamanlarda toplumun büyük bir kesiminin bu işin Parti işi olmadığını, kişileri ve siyasetçileri ilgilendirmediğini daha net bir şekilde anlamış oldukları sevindirici bir durumdur. Gerçekten de bu durumun ne CHP ile ne AKP ile ne de başka siyasi partilerle ilgisi ve alakası olmadığını hepimiz biliyor ve görüyoruz. Bu durumun ülke genelini ve 76 milyon insanımızın gelecek nesillerimizi ilgilendirdiğini de biliyoruz. O yüzden her seçmenin mutlaka ama mutlaka 16 Nisan sabahı sandığa gidip oy kullanmalılardır. Bir oydan ne olur demeyin bir oy, birçok oyunu bozar, bir oy Türkiye Cumhuriyeti’ni ve sınırlarını ilelebet muhafaza altına alır.

Neden mi  Hayır!

Birçok sebep var fakat ben fazla uzatmadan birkaç tanesini sizlerle paylaşmak isterim.

1- AKP 15 yıldır tek başına iktidardır  neden şimdiye kadar böyle bir değişikliği hissetmedi, gerek mi  duyulmadı mı yoksa gerek duyuldu da vatandaşın haberi oldu mu? Hayır

2- 15 yıldır hiç pürüz yaşanmadığı veya yaşandığı halde oy aldıkları halka hesap verdiler mi? Hayır

3- 15 yıldır Cumhurbaşkanı başbakanlık dönemi de dahil istediği adamı görevden alıp, istediği adamlı atamadı mı? Gerekçesini  halk biliyor mu? Hayır

4- 15 yıldır fetö’cü dedikleri ile kol kola gezdiklerini halktan  gizlediler mi? Hayır Çünkü apaçık birlikteydiler.

5- 15 yıldır büyükşehir belediye başkanlığı yapan biri ile bir ara Başbakan yardımcılığı ve bakanlık yapmış biri kamera karşısında birbirlerine parsel parsel Ankara’yı cemaate sattın dediğini duyduğumuz halde Başbakan İçişleri Bakanı veya  cumhurbaşkanı gereğini yaptılar mı? Hayır

6-15 yıldır Ankara ve diğer illerde parsel parsel belediye binaları ve arazileri satılırken devlet yetkilileri neredeydi müdahale oldu mu? Hayır

7- 15 yıldır üniversitelere ve liselere giriş sınavları çalınırken veya verilirken neden ses çıkarmadınız? İşinize gelmiyor muydu? Hayır

8-15 yıldır ekonomi dipten dibe vurduğu apaçık ortadayken yol hariç ne gibi çözümler buldunuz? varsa çözümleriniz halk neden bilmiyor! Vatandaşa söylediniz mi? Hayır

9-15 yıl önce asgari ücretle 9 tane çeyrek altın alınırken, şimdi asgari ücretle 9 tane çeyrek altın alınıyor mu? Hayır

10-Daha başkanlık yokken çok sevdiğiniz, eski başbakan sn.  Davutoğlu’na bir gecede darbe yapıldı ses çıkaranınız oldu mu? Hayır

Velhasıl hayır demek için birçok neden var. En önemlisi de koca ülkenin anahtarının bir kişide olması istediği saatte açıp istediği saatte kapatmasına razımı olacağız,

Tabii ki de Hayır açıkçası yasama yürütme ve yargı denetimsiz olacak bütün yetkiler tek kişiye verilecek. Bunun da bütün emperyalist güçler ve Avrupa’nın İşine geldiğini hepiniz biliyorsunuz. Zira eski Türkiye şefi neler demişti, sosyal medyada da bir çoğunuz denk gelmişsinizdir.

Son olarak yazımı bununla bitirmek isterim.

HAYIR demek için yeterli bir neden olduğunu düşünüyorum umarım sizde aynı kanıya varırsınız.

CIA eski Türkiye şefi, Paul Bernard Henze 2006 yılında Beyaz saraya sunduğu Türkiye raporunda aynen şöyle diyor: 

“Türkiye’nin bu şekliyle, Amerikan politikalarının yanında olacağından emin olamayız… Ülkeyi kuranlar denetim mekanizmasını çok sıkı tutmuşlar…
Hükumeti ikna ettiğimizde, Meclis;
Meclisi ikna ettiğimizde, ordu; orduyu ikna ettiğimizde yargı karşımıza geçebiliyor…
Eğer Amerika’nın çıkarı, Türkiye’de bir federalizm yani federal devlet kurulması ise, ana planımızda bu federasyonun adı bile konulmuşsa, (İstanbul başkentli yakın doğu federasyonu) mutlaka ve öncelikle yargı, ordu, meclis ve hükumeti tek elde toplayan başkanlık rejimine Türkiye’de geçilmeli…
Bir kişiyi ikna etmek, birbirini denetleyen yapıyı ikna etmekten çok daha kolay olacak…
Ve ekliyor;
Eğer o bir kişi Amerikan çıkarlarına yardım etmek konusunda tereddüt ederse; Libya ve Irak örneğini vererek raporu şu cümleyle tamamlıyor;
Bir kişi üzerine kurulmuş yapıyı yıkmak Amerika için sorun olmaz.!.”

Reklam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...