Reklam
Beykoz’un 15 Temmuz gazisi Fatih Öztürk konuştu

Beykoz’un 15 Temmuz gazisi Fatih Öztürk konuştu

Beykoz’un 15 Temmuz gazilerinden Fatih Öztürk, darbe gecesi motosikletliler sayesinde hastaneye yetiştirildiğini anlattı.

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde darbeci askerlerin açtığı ateş sonucu yaralanarak gazi olan Beykozlu Fatih Öztürk,  15 Temmuz’da yaşadıklarını ve nasıl gazi olduğunu şöyle anlattı: "15 Temmuz akşamı Kartal bölgesindeydim. Annemle Beykoz’daki evimize giderken anormal bir trafikle karşılaştık. Eve geldiğimde de televizyonu açtım. Kanalları gezerken uzaktan çekim köprüyü gördüm. Bir süre kanallarda bir şey göremedim. Daha sonra ’Allah demokrasimizi korusun’ diye bir cümle duyunca televizyonu kapadım. Saat 10.50 gibi arkadaşları aradım. ’Demek ki bu iş köprüde, buluşup oraya gidelim’ dedim. Arkadaşlarla buluşup önce Kısıklı’ya ardından Şehitler Köprüsü’ne geçtik. O sırada Sayın Cumhurbaşkanı açıklama yapmış ama haberimiz yok. İnsanlar sokaklara dökülmeye başlamış. Oradan köprüye yürüdük."

Öztürk, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde kendilerine karşı direkt ateş açıldığını belirterek, "İnsanlar düşüyor, tekrar kalkıyor Allahü Ekber diyor. İnsanlardan saldıran yok, bir şey yapan yok. Ama bu yoğun ateş devam ediyor. İnsanlardan bu korkuyu alan sadece Allah. Bu arada ben arkadaşları merak ediyorum. ’Fatih’ diyorum, ’Erdoğan’ diyorum, ’Uğur’ diyorum, ’Ömer’ diyorum, ’Yaşar’ diyorum kimse yok. Allah diyorum, yanımdaydılar, bunlar nerede? Mahşer günü diyorlar ya, cidden Allah tekrarını yaşatmasın. İnsanlara böyle bir hainlikle ateş edilmesi mantık almıyor." ifadelerini kullandı.

Ateş eden darbecilere karşı yürümeye devam ettiğini ve o sırada baldırında bir ılıklık hissettiğini, beyaz pantolon giydiği için kanı gördüğünü dile getiren Öztürk, şöyle devam etti: "Açıktayım zaten, yere yattım ve hala ateş devam ediyor. Kelime-i şehadet getiriyorum. tabii, bilmiyorum yaramın ne kadar büyük olduğunu. Yanımda yatanlara ’Yaralandım, yardım eder misiniz?’ dedim, onlar da panikle ilkin yaralanmayan ayağımı bağladılar. Ben o değil deyince sağ ayağımı bağladılar. Orada bir araç vardı, kaldırıp oraya götürdüler ama baktılar ki araçta kimse yok. Orada asıl kahramanlığı yapan motosikletle yaralıları taşıyanlar. Ambulanslar gelemedi. Bizi motosikletle Altunizade’ye doğru götürdüler. Orada bir okul servisine koydular, servisle hastaneye götürüldük. Hastanede çekilen filmlerde mermi delip geçmiş. Sonra ailem falan geldi. O motosikletlilerden Allah razı olsun. Onlara devlet, kahramanlık madalyası vermeli. Bu motosikletliler diyelim ki yaralanmadı ve gazi değil ama o kadar kişiyi taşıdılar. Bu çok önemli. Onlara da gazilik unvanı verilebilir."

Talebim bu sıkıntının giderilmesi

Öztürk, kendisi ile gazilerden bazılarının, "kamuda istihdam hakkı"ndan yararlanamadığını dile getirerek, sıkıntılarını şöyle anlattı: "Bir devlet dairesine gittiğinde bazı arkadaşlara denmiş, ’Ya işte sen gazisin, şikayet edersin’ falan. Gaziler kimseden özel bir muamele beklemiyor. Biz sadece vatandaşın efendi olarak görülüp, efendi gibi hizmet almasını bekliyoruz. Bazı haklar bize verildiyse de bu Allah’ın ve milletin bir lütfudur. KHK ile 15 Temmuz gazilerine kamuda istihdam hakkı verildi. Kanaatim o ki yüzde 40’ından fazla diyeyim, bu haktan yararlanamıyorlar. Sebebi de sicillerinde sabıka kaydı olması. Halbuki bu KHK’ya eklenen ’15 Temmuz’dan öncekiler adi suç değilse dikkate alınmaz’ gibi ufak bir maddeyle bu sorun çözülür."

Öztürk, 7 yıl önce GBT sorgulaması yapan sivil polise itiraz ettiği için "polise mukavemet, görevi engelleme ve polise hakaret" iddiasıyla gözaltına alındığını, polisin davasından vazgeçmesine rağmen, hakkında iki yıl ertelemeli hapis cezası kararı çıktığını ifade ederek, "Bu ertelemeli iki yıl hapis cezası sabıka sicilime eklendi diye memuriyet hakkım verilmiyor. Benim talebim bu sıkıntının giderilmesi." diye konuştu.

AA - Emin İleri

YORUMLAR...