Reklam
Beykoz’da 110 bin ’Evet’ bekleyenler soğuk su içsin!

Beykoz’da 110 bin ’Evet’ bekleyenler soğuk su içsin!

Beykoz Güncel Köşe Yazarları Sofrasına konuk olan CHP Beykoz İlçe Başkanı Mahir Taştan iddialı açıklamalarda bulundu.

Beykoz Güncel Haber Köşe Yazarları, 16 Nisan halkoylamasına sayılı günler kala ilçe başkanlarını ağırlamaya devam ediyor. Daha önce BBP Beykoz İlçe Başkanı Melih Perçin, Saadet Partisi Beykoz İlçe Başkanı Şeref Kaçmaz ve MHP İlçe Başkanı Oğuzhan Karaman’ı ağırlayan köşe yazarları bu kez CHP Beykoz İlçe Başkanı Mahir Taştan ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni konuştu.

CHP Beykoz İlçe Başkanı Mahir Taştan’ın konuk olarak katıldığı Köşe Yazarları Sofrasına İmtiyaz Sahibi Fatih Yılmaz’ın yanı sıra köşe yazarları; Sueda Muradoğlu, Süleyman Çalık, Burhan Bakır, Mustafa Minga, Özer Güneş, Bilge Bülbül ve Mustafa Babuz sohbeti gerçekleştiren isimler oldu.

Yakasında parti rozeti yerine ’Otizm Farkındalık Haftası’ dolayısıyla mavi bir kurdele takarak gelen CHP İlçe Başkanı Mahir Taştan, Beykoz Güncel Köşe Yazarları Soframızın bu haftaki konuğu olarak neden ’Hayır’ denilmesi gerektiğini detaylarıyla anlattı. Yapılan anketler ve arazide gezerken aldığı izlenim Beykoz’da 90 -100 bin arasında Hayır oyunun çıkacağı yönünde olduğunu belirten Taştan, “Beykoz’dan 110 bin evet oyunun çıkacağını düşünenler o rakamın üzerine soğuk bir su içsin” ifadesini kullandı. Konuşmasında “Bu referandum çalışmasında bir kişi için Evet, 80 milyon için Hayır isteniyor.” vurgusu yapan Mahir Taştan  “Rahmetli babam mezarında kalksa deseki Evet vereceksin ben yinede Hayır derim. Bu teklifi AK Parti değil, CHP getirse de karşıyım. Bu 140 yıllık bir gelenek ve gelişmiş tüm ülkeler parlamenter sistem ile yönetiliyor.” dedi. Taştan ayrıca 16 Haziran’da Evet veya Hayır hangisi çıkarsa çıksın Türkiye siyasi tarihinin yeniden yazılacağını iddia etti.

Köşe Yazarların kaleminden notlar şöyle;

Bilge Bülbül

16 Nisan’da referandumdan çıkacak olan ’hayır’ ya da ’evet’ sonucunun ülke genelinde pek çok değişikliği de beraberinde getireceğini söyleyen Taştan; ’Hayır çıkacak olması kişilerin hayatında herhangi bir değişikliğe neden olmayacak. Cumhurbaşkanı da dahil herkes olması gereken yerde duracak ve anayasal sınırlarını aşmadan hareket edecek. Ancak evet çıkması halinde neler değişeceğini kimse bilmiyor! ’Çift başlılık bitecek, bürokratik tıkanmalar son bulacak’ diyorlar. Zaten çift başlılık yok. 15 yıldır iktidarda olan bir partide neyin çift başlılığı. Anayasal sınırlar aşılmadığı, Başbakan’ın yetkileri ihlal edilmediği takdirde çift başlılık da yaşanmaz. 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden daha 1 yıl geçmedi, olağanüstü hal hala devam ediyor. Cumhurbaşkanı 15 Temmuz gecesi insanları parlamentoya, demokrasiye sahip çıkmaya davet ediyordu. Ne oldu, ne değişti, bu neyin acelesi? Yenikapı ruhundan sonra darbe girişimine dair halka ne olup bittiği tam anlatılamamışken neden referandum yapılıyor?’ dedi.

Bu kadar yetki kralda bile yok!

Seçimden ’Hayır’ çıkması halinde; milletin başkanlık sistemine dair görüşünü açıkça ifade etmiş olacağını ve bu sistemin gelmesini isteyenlere uyarı niteliği taşıyan ’sarı kart’ gösterileceğini aktaran Taştan; ’Anayasa maddelerinin tek tek onaylanmasını isterdim. Çünkü onaylanabilecek, kimseye bir zararı olmayan maddeler de var. Cumhurbaşkanının tarafsız olması veya 18 yaşında milletvekili olunabilmesi gibi. Ancak 16 Nisan’da oylanacak olan maddelere bakıldığında, bu yetkiler kralda bile yok! Her şeyden önce referandumun, bir parti meselesi olmadığını idrak etmek lazım. Damadı Berat Albayrak için söylemlerimiz vardı. ’Yok olur mu öyle şey’ denildi. Kızı için de bazı şeyler söyledik. ’Yok daha neler’ dediler. Gelinen sonuca bakıldığında ise damadı bakan, kızı ise danışmanı oldu. Yakınlarını çeşitli koltuklara oturtan bir kişi bu kadar yetkiye sahip olduğunda neler yapmaz?”

’Beykoz’dan 110 bin evet oyunun çıkacağını düşünenler o rakamın üzerine soğuk bir su içsinler’ diyen Taştan, Beykoz halkının adaletine, Türkiye’nin geleceğine dair verecekleri karara güvendiğini ve saygı duyduğunu da sözlerine ekledi.

Kendisine yönelttiğim ilk soru; Televizyonlarda ve gazetelerde hayır cephesi kurmayları referandumdan hayır çıkacağını söylüyor. Bu şekilde açıklamalar yapmak rehavete kapılmanıza sebep oluyor mu? Taştan; Ben sokağın nabzına bakarım, ankete veya sosyal medyadaki sonuçlara bakmam. Siyasi bir parti seçimi olmuş olsaydı anketleri dikkate alırdım. Ancak referandum siyasi bir mesele değildir. Halkın üzerinde öyle bir baskı var ki, kendimi ifade ederken terörist olmakla yaftalanıyoruz. Hem de bunu Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız yapıyor. Vatandaş diyor ki; ’bugün bir anket yapıldı. Adımı, soyadımı ve telefon numaramı sordular. Cevabım hayırdı ama birçok bilgimi aldıkları için evet diyeceğim demek zorunda kaldım. Toplum üzerinde, sokakta ciddi bir gerginlik var, korku var.

İkinci sorum; Referandum sürecinde eşit ve adaletli bir kampanya yürütüldüğünü düşünüyor musunuz? Taştan; “Referandum sürecinde her şeyi kendi imkanlarımızla karşılayıp kampanyalar yürütmeye çalışıyoruz. Ancak AK Parti ise ülkenin tüm imkanlarını kullanarak bir kampanya yürütüyor. Bu yüzden adaletli bir yarış olduğunu düşünmüyorum.”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun ’anayasa değişikliği teklifini okumasaydım evet derdim. Ancak maddeleri okuyup düşündükten sonra evet demek mümkün değil’ sözlerini de hatırlatan Taştan, keyifli bir sohbetin de yaşanmasına vesile oldu. Neden hayır denilmesine dair düşüncelerini, bilgi ve donanımlarını bizlerle paylaşan Taştan’a katılımından dolayı teşekkür ediyorum.

Burhan Bakır

“Referandum özel” köşe yazarları sofrası programımız nedeniyle ikinci sefer konuk ettiğimiz CHP Beykoz İlçe Başkanı Sayın Mahir Taştan 18 maddenin vatandaşlar üzerinde hiçbir getirisi olmadığını söyleyerek ülkemizde onlarca sorun varken sistem değişikliğinin bu süreçte yersiz olduğunu belirtti.  Kendisinin sabah çalışmalar için sokağa çıktığında direk olarak Cumhurbaşkanı tarafından terörist olarak nitelendirilmesinden epeyce rahatsızlığına dile getirerek “Dün Habur’da teröristleri biz karşılamadık. Diyarbakır’da kol kola türküleri biz söylemedik. Cemaatlerle aynı yolda biz yürümedik” ifadelerini kullandı.

Mahir başkana AK partili Belediyelerin referandum çalışmalarında devletin araç gereçlerini kullanmasını ne kadar doğru bulduğunu ve CHP’li belediyelerinde aynı şekilde davranıp davranmadığını sorduğumda öyle bir niyetimiz olsa dahi CHP’li belediyelerin sürekli her konuda Sayıştay tarafından denetlendiğini kesinlikle yanlı ve yandaş davranıldığını belirtti.

Mahir Başkanı ilk konuk ettiğimizden bu güne epey yol kat ettiğini gördüm. Çok farklı siyasi görüşlerimiz olmasına rağmen Beykoz siyasetine değer katacağını umut ediyorum.

Sueda Muradoğlu

Referandum özel programımızın konuğu; Mahir Taştan. Güzel bir akşamdı, öncelikle kendisine teşekkürler. Referandum sürecindeki çalışmalarını ve neden "hayır" dediklerini ayrıntılarıyla anlattı bizlere. Benim sorum şuydu kendisine: "Konya milletvekiliniz Hüsnü Bozkurt, referandum sonucunun %65 hayır çıkacak. Evet çıkarsa da kimse heveslenmesin, biz yine Samsundan başlarız... ulan sizi İzmir’e kadar kovalamazsak anamızdan emdiğimiz süt helal olmasın" şeklinde bir açıklama yaptı. Siz de Beykoz da hayır çıkacağı konusunda iddialısınız. Dediğiniz gibi olursa bizi Paşabahçe’den denize dökme ihtimaliniz var mı?" Mahir bey konuyla alakalı bilgisi olmadığını, bu açıklamayı duymadığını, talihsiz bir açıklama olduğunu ve partinin mutlaka gerekenin yapılacağını söyledi. Bunlara rağmen söz konusu milletvekilinin "sözlerimin arkasındayım" açıklamasını ve CHP’nin konuyla ilgili bir açıklama yapmadığını belirtmek isterim.

Özer Güneş

Bu hafta Beykoz Güncel Köşe Yazarları konuğumuz CHP İlçe Başkanı Mahir Taştan’dı. Soframızın konusu olan referandum ile alakalı sorularımıza Sayın Başkan kendinden emin ve samimi cevaplar verdi. Mahir Başkan’a sorularım; 1. Cumhurbaşkanımız ve iktidar temsilcilerinin Hayır oyu kullanacaklar için Kandille, PKK ile Fetö ile hareket ediyor demesi sizin tabanınızda nasıl karşılık buldu? 2. AK Partili bakanların Avrupa’ya gitmesi ve yaşanan olaylar hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? 3.Başkanlık sistemine neden Hayır diyorsunuz? 4.Size göre Beykoz’dan ne kadar Hayır oyu çıkar?

Sayın Mahir Taştan’ın cevapları ise kısaca şöyle oldu. “Cumhurbaşkanımızın Hayır oyu verecek olanları PKK ile Fetö ile aynı tutması bizi ziyadesi ile üzmüştür. Bu yaklaşımı uygun görmüyoruz.

Başbakanımız Hollanda’da şuan seçim var oraya gidilmesi uygun görülmüyor açıklamasına rağmen Başbakanı dinlemeyen Aile Bakanı Cumhurbaşkanından aldığı emirle Hollanda’ya gitmiş ve istenmeyen olaylarla karşılaşılmış, aciz duruma düşülmüştür. Bu işin kazancı sadece iç siyasete yöneliktir. Avrupa da bize karşı mesajını vererek milletten üç beş oy fazla almaktan başka bir şey değildir. Ama asıl sıkıntıyı Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımız yaşamıştır. Hollanda’da milliyetçilik, ırkçılık yükselmiş ve güçlenmiştir. Avrupa’ya gösterilen tepki ezanı yasaklayan İsrail’e gösterilmemiştir. Hiç bir yetkili çıkıp bunu eleştirmemişti. Sadece bizim genel başkanımız Kemal Kılıçtaroğlu ezanın yasaklanması ile ilgili sert bir mesajla İsrail’in bu yaptırımını kınamıştır.

Ülkemizin gidişatı için mezardan rahmetli babam da çıksa Hayır derim. Bu sistemde güç tek elde toplanıyor, kuvvetler ayrılığı tamamen ortadan kalkıyor, meclis devre dışı kalıyor. Cumhurbaşkanı kanun hükmünde kararname çıkarıyor, bütçe oluşturuyor, meclisi fes edebiliyor, bu sistem geçerse ülke federasyonlara bölünerek yönetilecek. 18 madde içinde halkımızı ilgilendiren Türkiye’yi ileri götürebilecek hiç bir madde yok. Mevcut sistemde 600 vekile ne gerek var milletvekili sayısının çoğalması hiç bir işe yaramayacak.Şahsen bana göre 350 vekil meclise yeter.

Türk milleti şu ana kadar yapılan 1983 anayasa referandumunda evet dedi kaybetti. 2010 referandumunda evet dedi kaybetti. Bu seferde halkımız kaybetmemek için Hayır diyecek. Beykoz’dan en az 90- 100 bin Hayır oyu çıkacağını tahmin ediyorum.”

Mahir başkana köşe yazarları  soframıza  iştirakinden, samimi ve hoş sohbetinden dolayı teşekkür ederim.

Mustafa Babuz

Soru: Parlamenter sistemin devam etmesi gerektiğini savunuyorsunuz, bürokrasinin önündeki en büyük engel değil mi? Cumhurbaşkanlığı başkanlık sistemi parlamenter sistemle uyumlu yasal düzenleme olsa o zaman evet dermiydiniz?  

Cevap: Parlamenter sistemde bazı düzenlemeler ile gayet olumlu şekle gelebilir. Mesela seçim siteminde baraj kalkmalı. 80 anayasasındaki  siyasi partiler kanunu, seçim şekli değişmeli, tercihli sistem olması daha uygun olur. Başkanlık sistemini rahmetli babam mezardan çıkıp gelip savunsa ona da karşı gelirim kesinlikle. Bu sistem ülkemin geleceği için tehlikeli bizde bu ülkenin evladıyız bunu asla kabul edemeyiz.

Soru: CHP gibi bu ülkeye mal olmuş bir partinin, illegal örgütlerin yani (FETÖ-PKK) gibi bölücü gruplar ile aynı safta olmak sizi rahatsız etmiyor mu?

Cevap: CHP hiç bir zaman bu grupları savunmaz. Asıl bu gruplara kapılarını açan ve çözüm sürecinde yaşananları unutmayın. Ak Parti İsrail’de ezanlar susturulunca neden sesi çıkmadı da Avrupa’ya usulsüz girince ortalık karıştı. Önce bunlara bir cevap  versinler sonra bizi bu konuda suçlasınlar.

Soru: Yeni sistemin olumlu veya olumsuz bulduğunuz bazı maddeleri söylermisiniz?

Cevap: Seçme yaşının 18 olması gayet normal, fakat milletvekili sayısı artmamalı aksine düşmeli. Tarafsızlık ilkesi de kabulümüz ama bu sistem taraflı bir idare getirecek. Kendi yargıcın seni hiç yargılar mı? Olağanüstü halde seçime gitmek yasal değil.  Yeni sistem %51 ile kazanılsa anayasa değişebiliyor da neden Cumhurbaşkanı ancak 3’de 2 meclis çoğunluğu ile yargılanabiliyor.

Mustafa Minga

Mahir Taştan beyi farklı görüşlere sahip olmamıza rağmen samimi buldum. Referandumla alakalı görüşlerini, fikirlerini anlattı. Bizim sorularımızı da içtenlikle yanıtladı. Zaten olumlu diyalog şuan en başta gelen sorunlarımızdan biri değilmi? Aslında genelde olmasa da yerelde bu tür diyaloglar oluyor. Umarız ve bekleriz ki yerelde olan bu diyalog, genelde de olsun. Mahir bey biz köşe yazarlarına neden hayır dediklerini ve referandumla alakalı bizim sorularımızı yanıtlarken, o samimi ortamda aklıma, geçmişte Erbakan hocamızın CHP ile yaptığı koalisyonda başlattığı ağır sanayi hamleleri, Kıbrıs zaferi ve DYP ile yaptığı koalisyonda D8 İslam Birliği, ekonomide havuz sistemi, denk bütçe gibi çok önemli hizmetleri gerçekleştirmiş olması diyaloğun nekadar önemli sonuçları olduğunun isbatıdır. Özet olarak, konu referandum da olsa, başka bir mevzu da olsa diyalog ve bir araya gelebilmek olmazsa olmaz bir şey. Farklı görüşleri bir araya getiren gazetemiz Beykoz Güncel’e teşekkür ediyorum.

YORUMLAR...