Reklam
Başkan Çelikbilek Köşe Yazarları Sofrası’nın konuğu oldu

Başkan Çelikbilek Köşe Yazarları Sofrası’nın konuğu oldu

Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek ve İstanbul Milletvekili Hasan Turan Beykoz Güncel Köşe Yazarları Sofrasına konuk oldu.

Beykoz Güncel Haber Köşe Yazarları, 16 Nisan halkoylamasına sayılı günler ilçe başkanlarının ardından Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek ile kısa bir sohbet gerçekleştirdi. İstanbul Milletvekili Hasan Turan’ın da sürpriz yaparak dahil olduğu sohbette Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi konuşuldu.

Cızbız Köfte’de gerçekleştirilen Köşe Yazarları Sofrasına; Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek ve İstanbul Milletvekili Hasan Turan’ın yanısıra Belediye Basın Danışmanı Muzaffer Topçu, İmtiyaz Sahibi Fatih Yılmaz ile köşe yazarları; Sueda Muradoğlu, Süleyman Çalık, Burhan Bakır, Özer Güneş, Bilge Bülbül, Cihan Bağdatlı ve Mustafa Babuz katıldı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın bir program dolayısıyla Beykoz’a gelecek olması nedeniyle kısa süren toplantı ile ilgili köşe yazarlarının notları şöyle;

Bilge Bülbül

Beykoz Güncel Köşe Yazarları olarak referandum gündemli toplantılarımıza hız kesmeden devam ederken soframızın konuğu Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek oldu. Süre olarak daha fazla zaman geçirip sohbet etmek istediğim Çelikbilek yazarlarımızın sorularına uzun uzun cevaplar verdi. Cevaplar verdi vermesine de referandumda neden evet denilmesine dair klişe cümlelerin ötesinde yeni bir söylem duyma şerefine nail olamadım. Beykoz Belediyesi olarak referanduma dair bütçe ayırmadıklarını söyleyen Çelikbilek, belediyeye ait araçların ve belediye çalışanlarının seçim pankartlarını astığı yönündeki iddiaların da doğru olmadığını belirtti.

Geçmiş dönemlerdeki seçim havasının yaşanmadığını aktardığım Çelikbilek’e, bazı anketlere göre %60 oranının üzerinde evet oyu alacak olmalarının kendilerini rehavete sürükleyip sürüklemediğini sordum.

Sandık sonuçlarını net olarak görsek bile bizler için 1 oy 1 oydur diyen Çelikbilek, rehavet kelimesi bizim lugatımızda yok dedi. Evet kararında hemfikir oldukları MHP ile ortak çalışmalar yürüttüklerini belirten Çelikbilek BBP ile herhangi bir çalışma içinde olmadıklarını da sözlerine ekledi.

Seçim çalışmaları özgürce yapılıyor!

Yazarlar soframızın bir diğer konuğu AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan’a da soru yöneltme fırsatı yakaladım. Kendisine; ’Kardeşin kardeşe kırdırılacağı 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden çok kısa bir zaman geçti. Fetö’ye dair gerekli tüm ayıklamalar yapılarak halka neler olup bittiği konusu iyice anlatıldı mı? 2019 yılında uygulamaya konulması beklenen anayasa değişikliği referandumu OHAL varken uygun mudur?

Cevap; Siyasi olarak Türkiye’de ortam oldukça uygun. Herkes demokratik hakkını kullanarak seçime dair çalışmalarını özgürce yapıyor. İsteyen istediği şekilde her yere gidiyor, sandık güvenliğine dair de sıkıntılar da yok. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere hükümet yetkililerimizin de dediği gibi OHAL’i dış unsurların devletimize sızmış uzantılarını ayıklamak için yapıyoruz. Vatandaşın günlük hayatına bir yansıması yoktur. Bir işi yaparken bir taraftan da diğer işlerin yürümesi gerekiyor, bunu yapacak akla sahibiz. Fetö için ayıklanmalar yapılırken içte ve dışta her şey devam ediyor’.

Her iki konuğumuza da katılımlarından dolayı teşekkürlerimi sunarken birkaç cümle etmeden de duramayacağım.

Türkiye’de insanların demokratik haklarını özgürce kullanabildiklerini söyleyenler; ’Hayır’ kampanyası yürüten kişilere uygulanan ambargoları unutuyor sanırım. İzin verilmeyen MHP eski Milletvekili Meral Akşener’i, hayır dediği için kayyumun atandığı muhtarı, ya da çeşitli meslek gruplarına mensup kişilerin görevden alınması, eşit bir bütçe ile yürütülmeyen seçim kampanyaları, gibi olaylar başka bir Türkiye’de mi yaşanıyor? Bu ve bunun gibi örnekler mi seçim için demokratik bir ortamın olduğunun göstergesi? İnsanlar düşüncelerini başlarına bir felaket gelecek diye özgürce açıklamaktan bile korkarken; demokrasiden, özgürlükten bahsedilmesi bana biraz ironik geliyor.

Burhan Bakır

Referanduma dair sorularımızı Beykoz belediye başkanımız Yücel Çelikbilek ile gazetemizin köşe yazarları sofrasında değerlendirmeye çalıştık fakat başkanın yoğun programı nedeniyle kısıtlı bir program gerçekleşti. Başkanımıza iki soru sordum 1. Sorum; ‘Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bazı bakanlar hayır oyu kullanacakları terör örgütleri ile aynı kefeye koymalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?’sordum. Başkanın cevabı atasözünden yola çıkarak arkadaşını söyle bana kim olduğunu söyleyeyim sana oldu. Oysaki her zaman söylediğim gibi Habur’da arkadaşlarını karşılayanları görünce bu ülkede iyi şeyler oluyor diyenler şuan evet’i savunuyorlar. 2. Sorum varlık fonu ile ilgiliydi. Varlık Fonu çok iyi bir ekonomimiz olduğu için mi yoksa dibe batmış, çıkmaza girmiş bir ekonomiye son umut olarak görüldüğü için elde son kalan devlet kurumlarını kullanarak bir müddet daha ülkeyi ayakta tutabilme çabasımıdır?’ oldu. Cevap olarak iyi yada kötü diye bir cevap alamadım ama başkanında fikri muhtemelen ekonominin kötü olduğu için ayakta tutma çabasıdır diye düşünüyorum. Söyleşi arasında ‘Almanya, Hollanda hayır diyor ilerlememizi istemiyorlar’ diye konuştu Yücel Başkan. Bende kendisine 3. Köprü ve 3. Havaalanı yapımlarında da yine karşı çıktıkları ile ilgili söylemler vardı ama biz o ülke bunu demiş bu ülke böyle engel olmaya çalışmış sözlerine aldırmadan ülkemizde ne istenirse yapıldığını hatırlattım ve yurtdışı ne dediği çok umurumuzda olmaması gerektiğini biz millet olarak nasıl bir yönetim istiyoruz ona bakmakta fayda olduğunu dile getirdim. Bu konuda hem fikir olduğumuzu gördüm Başkan ile ama ne yazık ki süreç liderler tarafından söylenen söylemler üzerinden yürütülüyor.

Gonca Jale Peker

‘Büyük Değişim’ olarak nitelendirebileceğimiz 16 Nisan referandumuna son 8 gün kala Beykoz Güncel Köşe Yazarları sofrası konuğu Beykoz Belediye Başkanımız Yücel Çelikbilek’di. Sıcak bir sohbet ortamında gerçekleştirdiğimiz yemekli toplantının belki de en can alıcı satır arası ‘Bu arabanın lastiği artık yama tutmuyor!’ cümlesiydi.

Cumhuriyet tarihinden bu yana Türkiye’de 94 yılda 65 hükümetin kurulduğunun, kurulan hükümetlerin kısa ömürlü olduğu ve darbe anayasalarıyla yönetilen Türkiye’nin artık eski Türkiye olmadığı daha güçlü bir demokrasiyle yönetilmesine ihtiyaç olduğunun altını çizerek, bu lastiğin 5 kere hatta 6 kere yamalandığının ve artık yama tutmadığı benzetmesiyle yaptı.  1960, 71, 80, 28 Şubat, 27 Nisan ve son olarak 15 Temmuz darbe girişimiyle birlikte gelinen noktada halk oylamasına sunulacak olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kaçınılmaz olduğunun altını çizdi.

Kendisine sorum şuydu: Siz, Refah Partisi kökenlisiniz. Partinin devamı niteliğinde olan Saadet Partisi’nin bu referandumda ‘hayır’ oyu kullanacak olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Başkan; AK Parti kadrolarında Refah kökenlilerin olduğunun altını çizerek özellikle Cumhurbaşkanımızı da belirterek aynı çizgiden gelen bir anlayışın nasıl hayır dediğini ve bu durumu anlayamadığını söyledi.

Mustafa Babuz

Soru: Ülkemiz referandumla çok önemli bir sistem değişikliğine giderken özellikle illegal grup (FETÖ-PKK) gibi hain grupların Hayır diyerek karşıt görüşlerine AB ülkelerinin de desteği had safhaya çıkmışken; İngiltere, ABD, İsrail gibi ülkelerin hiç sesinin çıkmaması, acaba başka sinsi planların yapıldığı bir siteme doğrumu gidiyoruz, bu konuda düşünceniz nedir.?

Cevap: Özellikle Almanya’nın Taksim ve Gezi olaylarında başrolü oynadığını biliyoruz. AB ülkeleri her zaman demokrasiyi ağızlarından düşürmezler fakat yanlış yolda demokratik olmayan şekilde hareket ediyorlar. Aslında İngiltere, ABD, İsrail  ses çıkarmamakla demokrasinin gereğini yapıyorlar. Akıllarında başka plan var mı bilemeyiz, lakin mutlaka  onların işlerine gelmeyen gelişme ve ilerleme yaşayan Türkiye’nin başkanlık sistemi geldiğinde  önümüze engel tabii ki çıkaracaklardır. Hiçbir ülkenin başka bir ülkenin yönetme  ve yönetilme şekline müdahale etme hakkı yoktur. Fakat AB ülkeleri referandumu AB’deki vatandaşlarımıza anlatma konusunda bize hiç adil davranmadılar hatta toplantı yapmamıza izin vermediler. Fakat CHP ve HDP, Fetö, PKK temsilcileri AB deki bazı parlamenter ve partiler  desteği ile siyası çalışmalarını müşterek yaptılar.

Sueda Muradoğlu

Beykoz Güncel Yazarlar Sofrası referandum özel programlarımızın son konuğu Beykoz Belediye Başkanı Sayın Yücel Çelikbilek’ti. Öncelikle yoğun programına rağmen bu akşamı bizlere ayırdığı için kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum. Başkanımızın son derece rahat, telaşsız, huzurlu hali referandum sonucundan ne kadar emin olduğunun bence en güzel kanıtıydı. Benim başkanımıza yönelttiğim soru şuydu "Sayın başkanım 17 Nisan sabahı evet çıkarsa biz nasıl bir sabaha uyanmış olacağız? Şayet Beykoz’da hayır çıkarsa yine 17 Nisan’da nasıl bir Beykoz’a uyanmış olacağız?

Başkanımızın bu soruya verdiği yanıt şu oldu: "Öncelikle 17 Nisan sabahı hiçbir değişiklik içinde uyanmayacağız. Bu referandumun sonuçları 3 Kasım 2019 tarihinden itibaren yaşantımıza girecek. O güne kadar mevcut parlamenter sistem devam edecek. Peki bize şu anda faydası nedir diyecek olursanız, bu ülkemiz için bir yatırımdır. Meyvelerini 1-2 sene sonra toplayacağımız bir yatırım. Bu zaman zarfında ise ülkemize olumlu yansımaları olacak elbette. Her şeyden önce milletimiz kendisine danışılan bir konuda irade göstererek bir tıkanıklığın önünü açmış, kendisini yönetenlerin arkasında olduğunu göstermiş olacak. Bu ise dünyaya karşı güçlü ve birlik olmuş bir Türkiye olduğumuzu bir kez daha göstermiş olacak. Ülkemize gelecek yabancı yatırımcılar için güvenli ve huzurlu bir ülke olduğumuzu ispat edecek. Ama söylemiş olduğum gibi asıl olumlu yansımalarını 3 Kasım 2019 tarihinde görmeye başlayacağız. Diğer yandan Beykoz’umuz da ’hayır’ çıkma ihtimali olmadığından 17 Nisan sabahı olumsuz herhangi bir sonuçla uyanmayacağız. Biz kılcaldamarlarına kadar  inen, her bir hanesinin bile nabzını tutan bir partiyiz. Dolayısıyla elde edeceğimiz sonuçtan da herhangi bir şüphemiz yoktur."

Özer Güneş

Beykoz güncel köşe yazarları konuğumuz Beykoz belediye başkanımız Yücel Çelikbilek’ti. Belediye Başkanımızın yoğun programından  dolayı bir hayli kısa geçen toplantımızda Yücel başkana  tek bir soru sorabildim.

‘Sayın Başkanım referandumda Evet çıkarsa bu sistemde federasyon varmı? İstanbul Büyükşehir belediye başkanımız Sayın Kadir Topbaş’ın İstanbul özerk olarak yönetilsin söylemi yarın güney doğu bölgemizdeki diğer belediyelere bu hakkı vermezmi?’

Yücel Başkanımız Büyükşehir belediye başkanımızın sözlerinin çarpıtıldığını, zaten kendisinin de bu tarz bir özerklik değil ama İstanbul’un 16 milyonu bulan nüfusundan dolayı bazı hizmetlerin (trafik sorunu) gibi içinden çıkılmaz hale geldiğinden dolayı daha iyi hizmet verebilmek, yaşanan sıkıntıları gidermek için yetkilerin tek kurumda toplanması gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca AK Parti olarak tek vatan, tek bayrak, tek milletten asla taviz verilmeyeceğini bu sistemde kesinlikle bölünmüşlük ve federasyon olmadığını ifade etti.

Süleyman Çalık

Beykoz belediye başkanımız Yücel Çelikbilek’e sorum “Başkanlık sisteminde yetkiyi tek kişiye vermekle, bir şirketin hisselerini veya ülkenin anahtarını tek kişiye teslim etmek ile eş değer olduğunu arazide duyuyoruz. Mesela Azerbaycan’da olduğu gibi eşini yardımcısı yaptı. Bu konu hakkındaki iddialar için siz ne düşünüyorsunuz.?” oldu.

Başkanın cevabı ise; “CHP bu ifadeleri kullanarak yanlış yapıyor. Başkanlık sistemi ile kimseye herhangi bir anahtar verilmiyor. Asıl milletin daha fazla söz sahibi olması için asıl bu adımlar atılıyor zaten. Türkiye’de hiçbir şekilde bu ülkenin tapusu başka birine verilmez. Geçmişte bu ülkenin tapusu kendisininmiş gibi kullananlar çıktı onlar da CHP’lilerdi. Dünya ülkerlnin çoğunda istikrar için bizim bu sistemi benimseeceklerine inanıyorum. “

Adnan Çeliker

Yücel başkana bu donem daha çok yapancıların gözlem için ülkemizde olduğunu, hatta Beykoz’da bile çalışma yaptıklarını sordum. Sayın Başkan’da cevap olarak ‘hep geliyorlar, bir şeyler arıyorlar fakat bulamıyorlar ama genelde Türkiye’de secimler adil oldu da diyemiyorlar” dedi.

Benim sohbette en önemli bulduğum başkanımızın ‘2019 seçimlerinde CHP Genel Başkanı’nın  Cumhurbaşkanı adayı olması lazım. Olamayacaklarını bildikleri için karsı çıkıyorlar. Çünkü milletvekillide olamayacaklar o yüzden sıkıntıdalar. Bunlar eğer bilseler cumhurbaşkanlığını alabilecekler dünden bu sisteme razı olacaklar’ demesi dikkatimi çekti.

Cihan Bağdatlı

Vatandaş Hayır demek vermek istiyor ama ekonomik istikrarsızlık korkusu var. Dövüzde gelinen nokta belli. Sandığa gittiğinde Evet de vermek istemiyor. Evet ile Hayır oyları arasında sıkışmış bir kesim var. Sizce ne yapılmalı?

Cevap: Anketlerimizde Karasız olan seçmen oranı yüzde  1 civarında.. Türkiye’nin içinde bulunduğu şuan ki dutumu düşündüğünüzde 4 milyona yakın mülteci barındırıyor Bu ülkenin dışında bunu kaldıracak başka bir ülke yok çünkü batardı. 15 Temmuz’da halkımız büyük bir darbeyi engelledi. Bunun götürüsü ciddi anlamda oldu. THY üzerinde oynanan oyunlar, bankalarımızı karalama çalışmaları. Bunları yaşıyoruz. Nurettin Canikli dediği gibi karşımızda bir dünya ile psikolojik savaş yapıyoruz. Halkımız bunların farkında ve sabretmesinin nedeni de budur. 16 Nisan’dan sonra bir rahatlama olacaktır.

YORUMLAR...