Reklam
Burhan Bakır

Evetçiler – Hayırcılar

Ermeni uşağı, ABD maşası, BOP (Büyük orta doğu projesi) unsuru PKK hayır diyormuş. Şimdi buna inanmak mı gerekli. Yıllarca özerklik federatif sistem naraları atan PKK hayır diyor bizde bunu ölçü alıp evet mi diyeceğiz, buna verilecek en güzel örnek kaleciyi ters köşeye yatırarak ağları havalandıran golcü olabilir.

Sistem değişikliğini birlik beraberlik ülkenin bekası diye söylemler ile desteklemeye çalışıyorlar fakat asıl birlik beraberlik tüm ahengiyle Yenikapı miting alanında yedi düvele ispat edilmişti.

Ülkemizde yaşanan kaos, Yenikapı ruhu ile bertaraf edilecek en iyi sistemdi. Ne hikmetse kaos ortamında birden bire ortaya atılan sistem değişikliği yeni bir kaos daha doğurdu.

Evetçiler – Hayırcılar

O kadar tehlikeli söylemler var ki akla zarar, Liderler konuşuyor taban ayak uyduruyor bir evdeki iki kardeş birbirine ağır hakaretler, tehditler, kavgalar tıpkı 1980’lerdeki gibi bir hava yaratılmaya çalışılıyor. Amaç ne acaba?

Bırakın insanları artık ötekileştirmeyi şucu, bucu olarak nitelendirmeyi, koyun ortaya maddeleri dileyen özgürce seçimini yapsın kardeşi kardeşe kırdırmayın vebali altında kalırsınız.

Özellikle Hayırcılar için kullanılan ifadeleri, kullanan kişilere baktığımızda yok artık be kardeşim diyesi geliyor insanın. PKK ve elebaşı Öcalan için vaktiyle yapılan açıklamaları ne çabuk unutmuş olacaklar ki kendileri hiç söylememiş gibi yüzleri de kızarmıyor.

Fetö terör örgütü için örnek vermeye gerek yok çünkü daha çok sıcak kim kiminle beraber yürüdüğü vuslat acılarına kadar her şey net ve canlı hafızalarda. Ama bebek katili Öcalan için söylenenleri hatırlatmakta fayda var;

Recep Tayyip Erdoğan: PKK ile görüşen arkadaşı ben gönderdim sıkıntısı olan bana söylesin.

Başbakan Ahmet Davutoğlu: Kürtçe yasağını biz kaldırdık. Bana serok Ahmet diyorlar.

Devlet Bakanı Bülent Arınç: Sayın Öcalan demeyi ve PKK bayrağı açmayı suç olmaktan çıkardık.

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan: Öcalan’ın olayları okuma kabiliyeti ve tecrübesi vardır.

Başbakan yardımcısı Beşir Atalay: Öcalan’ın mesajları bizimde düşüncemiz.

Adalet Bakanı: Öcalan, bölgenin durumunu daha sağlıklı yorumluyor.

Siirt Milletvekili Yasin Aktay: Öcalan dünyanın geleceğini çok iyi okuyor.

Başdanışman Yiğit Bulut: Öcalan Türkiye’nin önünü açıyor.

Başdanışman Etyen Mahçupyan: Öcalan’ın çok geniş bir prestij alanı var, Nadir insanlardan biri.

Yazar Hilal Kaplan: Türk bayrağının adı değişsin.

İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu: AKP ile hepimiz Türk olmaktan kurtulduk!

Bunlar sadece birkaç örnekten ibaret sıralamaya kalksak epeyce bir arşiv ihtiyacı doğacaktır. CIA eski Türkiye şefi, Paul Bernard Henze’nin 2006’da Beyaz Saray’a sunduğu Türkiye raporunda; "Türkiye’nin bu şekliyle, Amerikan politikalarının yanında olacağından emin olamayız. Ülkeyi kuranlar, denetim mekanizmasını çok sıkı tutmuşlar. Hükümeti ikna ettiğimizde Meclis; Meclis’i ikna ettiğimizde, ordu; orduyu ikna ettiğimizde yargı karşımıza geçebiliyor. Eğer Amerika’nın çıkarı Türkiye’de bir federal devlet kurulması ise mutlaka ve öncelikle yargı, ordu, Meclis ve hükümeti tek elde toplayan başkanlık rejimine geçilmelidir. Bir kişiyi ikna etmek, birbirini denetleyen yapıyı ikna etmekten çok daha kolay olacaktır. Eğer o bir kişi Amerikan çıkarlarını yardım etmek konusunda tereddüt ederse, bir kişi üzerine kurulmuş yapıyı yıkmak Amerika için sorun olmaz."

Ulusal kanal ve gazetelerde rastlama ihtimali hiç olmayan hatta gizlenip saklanması gün yüzüne çıkmaması için büyük çabalar harcanan çarpıcı raporu sizlerle paylaşarak kararı vicdanlarınıza bırakıyorum.

Reklam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...