KAS-DER Beykoz Akif Hamzaçebi’yi ağırladı

KAS-DER Beykoz Akif Hamzaçebi’yi ağırladı

KAS-DER Beykoz Şubesi, TBMM Başkanvekili ve CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi’yi ağırladı.

TBMM Başkanvekili ve CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi, referanduma günler kala Kastamonulular Dayanışma Derneği (KAS-DER) Beykoz Şubesi’ni ziyaret etti. 16 Nisan’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi referandumunda neden “hayır” denilmesi gerektiğini Kastamonululara anlatan Hamzaçebi “Cumhurbaşkanına tek imza ile kanun gücünde kararname çıkarma yetkisi veriliyor. Bu yeni teklif Beykoz’u ilgilendiren en önemli  maddelerden birisidir. Cumhurbaşkanı bir kararname ile buralara TOKİ’yi sokabilir” dedi.

KAS-DER Beykoz Şube Lokalinde gerçekleşen toplantıya TBMM Başkanvekili ve CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi, CHP Beykoz İlçe Başkanı Mahir Taştan, Kastamonu Konfederasyonu Genel Başkanı Selami Çelebioğlu, KAS-DER Genel Başkanı Orhan Gümüş ve KAS-DER Beykoz Şube Başkanı Süleyman Çalık ile Kastamonulular katıldı.

Orhan Gümüş: Yerel seçimde Beykoz’a talibiz

KAS-DER Beykoz Şube Başkanı Süleyman Çalık’ın teşekkür konuşması ile başlayan toplantıda KAS-DER Genel Başkanı Orhan Gümüş de bir konuşma gerçekleştirdi. STK’lar siyaset üstü kurumlar olduğunu belirten Gümüş; “Referandum sürecinde sessiz kalmayı tercih ediyoruz, gelen misafirlerimizi dinliyoruz. Ama genel ve yerel seçim dönemi geldiğinde Kastamonulular olarak uyuyan devi uyandıracağız. Kastamonulular şuan İstanbul’da temsil noktasında biraz zayıf. Bundan sonra Kastamonulu hemşerilerim artık siyasetin içinde olmalı ve olacağız da inşallah.”  Beykoz’a talip olduklarını söyledi.

Mahir Taştan: STK’ların taraf olması doğru ve etik değildir

CHP Beykoz İlçe Başkanı Mahir Taştan da yapmış olduğu konuşmasında STK’lar adına asılan pankartlara değinerek; “CHP Beykoz İlçe Örgütü olarak yöre dernekleri adına asılan pankartlar için İlçe Seçim Kurulu’na başvurduk. Kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile toplatma kararı alındı. Bugün itibariyle toplatılıyor. STK’ların taraf olarak görünmesi doğru ve etik bir davranış değildir. Üyeleri bölmek, onların onayını almadan böyle bir karar almak STK’lık görevinin dışına çıkmaktır. Tabiki baskılar olduğunu biliyoruz ama ne olursa olsun etik değildir. Gerekeni halkımız ve ilgili derneklerin üyeleri yapacaktır.” ifadelerini kullandı.

Akif Hamzaçebi:  Beykoz dendiğinde akla mülkiyet sorunları gelir

Kastamonu ve Beykoz’un hayatında çok önemli yere sahip olduğunu söyleyerek konuşmasına başlayan CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi şunları söyledi; Beykoz dendiğinde akla hep mülkiyet sorunları gelir. Beykoz denildiğinde hayatımızı verdiğimiz 2B meseleleri gelir, orman içinde kalan, hazine arazisi üzerinde oturan, boğaz öngörünüm çivi çakmayan insanımızın sorunları akla geliyor. Hangi mahalleyi hangi köyü saysak gerçekten sevgi ile kucaklaştığımız insanımızın sorunları akla gelir. 2B kanunu bu tür toplantılarla, düzenlediğimiz mitinglerde yasalaştırıp sorunu çözdük. Beykoz’da hukuken orman ama fiilen vasfını yitirmiş ve içinde yaklaşık 5 bin yerleşim yeri olan yerlerimiz var. Bir komşusu 2B’den tapu alırken diğer komşusu ormanda kaldığı için tapusunu alamıyor. Komşuluğu öldürmeye hakkınız varmı? Bu sorunlar çözülecektir. Beykoz’un mülkiyet sorunlarını çözeceğiz.

Bir kararname ile buralara TOKİ sokulabilir

Anayasa değişiklik teklifi yürürlüğe girerse Bakanlar Kurulu’na verilmiş olan yetkiler bundan sonra Cumhurbaşkanı tarafından kullanılacaktır. Yeni yasa ile Cumhurbaşkanı kararnameleri kanun gücündedir. Sadece anayasa mahkemesine dava açılabilir onu da sadece muhalefet açabilir. Anayasa Mahkemesi’nin 15 üyesinin 12’sini Cumhurbaşkanı atıyor. Buradan ne karar çıkar size bırakıyorum.
TBMM gücü artar deniliyor. Meclis iki şey yapar. Bir kanun yapar. Bir de hükümeti denetleri. Kanun yapma yetkisine Cumhurbaşkanı ortak oluyor. Kararname ile düzenlediği ve resmi gazete yayınladığı konularda vatandaş dava açamaz. İmar Kanunu, kentsel dönüşüm gibi kanunlara baktığınızda Bakanlar Kurulu’nun yürüttüğü yazar. Ama yeni öneri ile bundan sonra cumhurbaşkanı yürütecek. Meclis yine yasa yapacak ama Cumhurbaşkanına tek imza ile kanun gücünde kararname çıkarma yetkisi veriliyor. Bu yeni teklif Beykoz’u ilgilendiren en önemli  maddelerden birisidir. Beykoz’da Özel Proje Alanları var. Cumhurbaşkanı bir kararname ile buralara TOKİ’yi sokabilir.

Neden 2,5 yıl sonrasına bırakılıyor?

Devletin bekası diyorlar. Elbette milletimizin, ülkemizin, Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası her şeyin üzerindedir. Bütün siyasi partilerin, siyasi görüşlerin üzerindedir ve hepimizin birleşeceği tek bir kavram varsa o da budur. Bu paket bu anayasa değişikliği milletimizin bekası için çıkarılıyor ise neden 2.5 yıl sonra yürürlüğe girmesi öngörülüyor? Ülkemizin, milletimizin varlığı yokluğu meselesini yaşıyorsak, bu kadar büyük bir tehlike altındaysak, neden 2,5 yıl sonrasına bırakılıyor? Bu paket 2,5 yıl sonrasına bırakılırken, 2 maddesi neden hemen yürürlüğe sokulmak isteniyor? Birisi partili cumhurbaşkanlığı, birisi de Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu düzenlemesi. Bunlar hemen yürürlüğe girecek, çünkü bunlar hemen lazım. Demek ki paketin milletimizin, ülkemizin bekasıyla hiçbir ilgisi yok. 

Avukata yerine ilçe başkanına gideceksiniz

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu atamaları yeni sistemde Cumhurbaşkanı kontrolünde olacak. 13 üyeli bu kurulda Adalet Bakanı ve Adalet Müsteşarı doğal üye, 4 üyeyi de Cumhurbaşkanı doğrudan atıyor. Geriye 7 üye kalıyor. 7 üyeyi TBMM seçecek. Partili Cumhurbaşkanı olduğu zaman onun meclis grubu herhalde 7 üyeden en az birini seçer. Böylelikle 13 üyenin 7’sini Cumhurbaşkanı tayin etmiş oluyor. O zaman sizin Beykoz’da bir davanız olduğunda Avukata gitmeyeceksin o partinin ilçe başkanına gideceksiniz. Çünkü o genel başkan hakim ve savcıları atıyor. Bu hukuku yıkmak demektir. Bugün parlamenter sitemin sorunları olabilir ama bunun çaresi başka yerlere gitmek değildir.

Bu yeni sistemin sigortası yok

Avrupa ülkelerinin parlamenter sistemle yönetiliyor. Hiçbir Avrupa ülkesi ‘Parlamenter sistem bize dar geliyor bunu değiştirelim’ demiyor. Anayasa değişikliklikleri halkın endişelerini çözmek, hayatı iyileştirmek içindir. Bir kişinin yetkilerle donatmak değildir. Beykozlu yu ilgilendiren bir madde bu anayasa da yok. Bu anayasa bütün yetkileri topluyor ve bir kişiye veriyor. Yeni sistemde kimseye güven yok. Anahtar bir kişide. Sistemin sigortası yok. Bir kişi hata yaptığı zaman bir felakete gidebiliriz. Tarafsız Cumhurbaşkanı bu ülkenin demokrasisinin sigortasıdır. Şuan milletin önüne koyulan bir otobüs projesidir. İçinde Türk halkının olduğu otobüsü oyluyoruz. Şoförünü oylamıyoruz. Bu otobüsü seçtiğimiz zaman bunu birçok sürücü kullanacak ama bu otobüsün sadece gaz pedalı var, freni yok. En usta sürücü de olsa kaza yapar.

YORUMLAR...