Sueda Muradoğlu

Beykoz’da Ramazan

Sonlarına yaklaştığımız bir Ramazan ayı daha! Her Ramazan ayında olduğu gibi bu yıl da en az sıcak pideler kadar meşhurdu; ‘nerde o eski Ramazanlar’ serzenişi… O eski ramazanlar neredeler bilmem ama şunu iyi biliyorum ki, bundan 20 yıl sonra aynı cümle hala kurulacak ve o zaman bahsedilen ve de özlenilen bizim şu an da yaşadığımız ramazanlar olacak…

Ömrümüzün hemen her parçası gibi bu da yaşarken çok kıymetli olmayacak, tedavülden kalktıktan sonra ise tıpkı bir antika gibi paha biçilemeyenler, özlenilenler arasında yer bulacak… Böyledir insanoğlu; içinde bulunduğu anın nankörü, geçmişin ise özlemcisidir! Bir geçmişe kayar aklı; adı özlem olur, bir geleceğe kayar aklı, adı; planlama olur… Bu an? Farkına bile varmadan uçar gider…

Yıl 2017… Ramazan ayı… Şükürler olsun ki bu yıl da orucumuzu tutabilecek sağlığı verdi Yaradan! Sevdiklerimizin sevgilerinde değil elbet ama sandalyelerinde eksiklikler vardı, evet!  Ama bir sonraki sandalyede başka bir sevdiğimiz sapasağlam oturmaktaydı; şükürler olsun! Bir arada iftar yaptığımız, omuz omuza bir ezanı beklediğimiz, birlikte oruç açtığımız, en demlisinden çaylar içtiğimiz, birlikte sahuru beklediğimiz ailemiz, dostlarımız vardı; şükürler olsun! Demem o ki, bu yıl da ramazan ayı en az eski ramazanlar kadar müstesnaydı…

Bir Beykozlu olarak bu yıl Beykoz da özlenilesi bir ramazan ayı yaşadığımızı düşünüyorum. Bu güzel ayın manevi havasının Beykoz’un sokaklarında içten bir şekilde hissedilebildiği için minnettarım; en başta Beykoz Belediyesine… Ramazanın ilk gününden başlanılarak hiç aksatılmadan her akşam başka bir mahallenin meydanında kurulan iftar sofraları, Denizcilik Lisesi karşısında ki alanda kurulan etkinlik alanı… Bu güzel ayın manevi ikliminin oluşmasında büyük katkı sağladı şüphesiz! Etkinlik alanında iftar sonraları demlenilen çaylar, yöre dernekleri önünde kurulan dost meclisleri, her gece bir etkinliğin eşlik ettiği uzun sohbetler… Beykoz da dolu dolu bir ramazan ayı yaşanmasına büyük katkıda bulundu. Bu sürecin en başından beri başta Beykoz Belediye Başkanımız Yücel Çelikbilek olmak üzere emeği ve katkısı olmuş herkese gönülden teşekkürler… En çokta birlikte sohbetler ettiğimiz dostlara…  Hani ‘devamı devlet nasibi cennet’ derdi ya eskiler… Hani ‘marifet iltifata tabi’ydi ya; bu teşekkür bizden sizlere… Sıcacık pidelerimizi pişiren ellere, iftara yarım saat kala biraz daha acele eden toplu taşıma şoförlerimize, oruçlu olmasa da oruçlu olanlara saygılarından dolayı sokakta yiyip içmeyenlere, iftar davetlerinde gün boyu mutfakta ter döken aile bireylerine ‘en çok ANNEME’… Ve en önemlisi; hala daha ramazan ayında kepenklerini kapatabilme edeb ve inancına sahip tüm cafe ve restoran sahipleri; sizlere bambaşka bir teşekkür var dilimde… Allah geriye kalan 11 ay da bin fazla bereket versin o güzel emeklerinize…

……

Bazen üzerinde düşünmek gerekir yaşadığımız anın! Biraz düşünmek ve küçük dokunuşlarla güzelleştirmek…  Belki bir gün gelecek ve ‘şu an’ en çok özlenilen günlerden biri oluverecek! Kim bilir!

Reklam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...