Sadullah Kabahasanoğlu

Beykoz’da siyaset yapan ve yapmak isteyenlere!

16 Nisan Referandumuyla ülkemiz yönetim sistemi değişikliğine karar verdi. Bu karar artık çok şeyin değişeceğinin de habercisi aslında.

Referandum maddelerinden birinin gereği “Partili Cumhurbaşkanlığı” modeli hemen uygulamaya konuldu.

Sayın Cumhurbaşkanımız önce partisine üye oldu ve olağanüstü kongreyle Ak Parti Genel Başkanı seçildi.

Değişimin ilk adımı partili cumhurbaşkanlığı ile atılırken Sayın Erdoğan konuşmalarında “Hedef 2019” vurgusu yapıyor ve temelinde “değişim” olan bir söylem geliştiriyordu.

Ak Parti’nin en üst yönetim organı olan Merkez Karar Yönetim Kurulu ile başlayan değişim süreci, MYK son olarak da Bakanlar Kurulu ile devam etti. Şimdi sıra belde, ilçe ve il kongrelerinde.

Sayın Erdoğan’ın konuşmalarını dikkatle takip ediyorum. Teşkilatlarda ciddi bir yenilenmeye gideceğini dile getiriyor. Sürekli değişimden bahsediyor. “Davaya yük olan değil, yük alanlarla yürüyeceğiz” diyor. “Yorulanlar lütfen çekilsin” diyor.

Sayın Cumhurbaşkanımız halkla hep iç içe olduğu için söylediklerini her şeyin farkında olarak söylüyor.

Özellikle Ak Parti yolculuğunun en önemli unsurlarının başında taa Refah Partisi döneminden başlayan belediyecilik anlayışı geliyor. Yani partinin önünü açan, alnının akı olan belediyelerdi.

En büyük örnek ise başkanı Recep Tayyip Erdoğan olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ydi. Bugün baktığımızda toplumda en çok eleştiri belediyelerden geliyor.

Sayın Erdoğan’ın en önemli artılarından birisi toplum önünde her zaman açık ve net cümlelerle konuşması olmuştur. Son dönemde ise liderin olanca açık sözlülüğüne rağmen insanlar “partiye veya davaya zarar verir” bahanesiyle düşüncelerini ifade edemez hale getirildi.

Oysa halkın ve hatta teşkilat mensuplarının özeleştiri yapmaması/yapamaması partiyi üretemeyen bir kısır döngünün içine çekiyor.

İşte Sayın Cumhurbaşkanımızın haftalardır serzenişlerinin açılımı tam da bu olsa gerek. “Konuşun, tartışın, eleştirin, üretin ve yarışın” diyor.

Ağustos ayı önümüzdeki on yıllık siyasi süreç için hayati bir yeni dönemin başlangıcı oluyor.

Ülkenin son on beş yılında tek başına iktidar olan Ak Parti’nin bundan sonraki yıllarda yapacağı hamle ve hizmetlerin kadroları kurulacak.

Halkın beklentileri, ülkenin ihtiyaçları, uluslararası konjonktür, 2023-2053-2071 hedeflerimiz gibi pek çok hassasiyetimizin olduğu bir dönemi taşıyacak kadroları kastediyorum.

15 yıl boyunca Sayın Erdoğan tüm teşkilatı, yerel yönetimleri adeta tek başına taşıdı. Şimdi ise Sayın Erdoğan’ın yükünü hafifletmenin vaktidir. Artık kadrolar çok daha kaliteli, samimi, yetenekli, uzman ve toplumu temsil gücü yüksek bir şekilde teşkil edilmelidir.

Peki, kongrelerin başlamasına az bir süre kala durum nasıl?

Maalesef yine ekipçilik peşinde, kulis peşinde gezenler çoğunlukta görülüyor. Kongreler yapılacak ve tabana inip istişare eden, yeni kadrolar için araştırma yapan çok az.

“Sayın Erdoğan bir şeyler söylüyor, benim de bir ders almam lazım mı?” diye dönüp bakan neredeyse yok. Herkes o sözlerin karşılığını başkalarında arıyor.

Bugün belediye başkanları ilçe/il başkanlarını belirleyebilmek için her yolu deniyor çünkü seçilecek ilçe/il başkanları bir yıl sonra belediye başkanlarını belirlemeye çalışacak.

Son olarak Beykoz’da siyaset yapan ve yapmak isteyenlere, Ak Parti kademelerinde görev almak isteyenlere ve görev verilmek istenenlere seslenmek istiyorum.

Beykoz için, ülkemiz için “Nerede olmak istediğinize değil; nerede olmanız gerektiğine bakın”… Bakın ki devam edeceğiniz yola halkınızla el ele devam edebilesiniz…

Allah herkese doğruyu görebilme ve doğru yolda yürüyebilme gücü versin.

Selam ve saygılarımla… 

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...