Reklam
Ali Bilir

Topbaş gibi İstanbul’dan lavanta kokulu köylere…

Lavanta Kokulu Köyler

Isparta ve Burdur illerimiz Gül tarlaları ile bir o kadarda antik çağdan kalma tarihi yerleri ile zengin illerimiz. Bilinirliliği ülke genelinde çok değil. Isparta deyince akıllara ilk gelen gül bahçeleri. Burdur deyince sanırım Eğridir Gölü gelir. Göllerin suyu azalırken, organik tarım, lavanta bahçeleri, Antik kentler ve Türkiye’nin Maldivleri ismini alan Salda gölü ile ülke turizmine ve ekonomisine önemli katkılar sunacağı şimdiden belli derken…

Sözü, Uzun Göl ve Ayder Yaylalarına getirmek istiyorum…

Ülkemizin ve Karadeniz Bölgemizin önemli turizm beldeleri konumundaki bu yerlere son yıllarda yüzbinlerce turist ziyarete geliyor. Önemli miktarda ekonomik katkı sunuyor. Bu aylarda Karadeniz bölgesinde oteller ve pansiyonlar yüzde yüz doluluğa ulaşmış durumda. Kışın 30-40 TL’ye zor müşteri bulan oteller gecelik konaklamaları 400-500 TL’ye yok satıyorlar. Peki, ne oluyor. Güzelim doğa otel ve tesis yatırımı altında, çarpık ve düzensiz yapılaşma ile hoyratça yok ediliyor. Kartpostallardaki Uzun göl ve Ayder yaylalarından bir eser yok artık.

Neyse ki Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuya el attı. Ayder yaylasının planlamasını bundan sonra TOKİ yapacağını öğrendik. Toplu Konut İdaresi ne yapar pek kestiremiyorum ama memlekette bir şeyin düzelmesi veya farklılaşması için Cumhurbaşkanının mı müdahale etmesi gerekiyor illaki…

Ak Parti, Belde, İlçe ve il teşkilat seçimlerinin startını vermiş durumda. Çok kısa bir süre önce delege seçimlerini tamamladı. Delege seçimleri daha önce olduğu gibi, kimi aday göstersen seçilir mantığından uzak olmadığı gözlemledik.

Şimdi ise teşkilatlarda görev alacak olanlarla ilgili kriterler ile ilgili haberleri ve paylaşımları görüyoruz.

Nedir bunlar;

Teşkilatlarda görev alacak olan kişiler, parti içerisinde aktif siyaset ve görev yapan Bakan, Milletvekili, Belediye Başkanı gibi makamlarda bulunanların yakını olmayacak.

Belediyelerde ve Kamu kurumlarında görevli olmayacak.

Muhtar, Belediye Meclis Üyesi gibi görevlerde olmayacak,

Özel ve tüzel kişilikler aracılığı ile kamu kurumlarında iş yapmamış olacak, ihaleye girmemiş olacak, taşeron hizmetlerinde bulunmamış olacak.

Görev dağılımları demografik dağılımlara göre objektif olacak, hısım akraba ve yandaşlık ilişkileri ön plana çıkmayacak.

Tüm bunları görüp okuyunca bir konuda memnun olduğumu belirtmek istiyorum.

Mensubu olduğum parti, bütün bunlara uymayacak olsa bile farkında olmaları beni sevindirdi.

Daha düne kadar omuz omuza verip seçim mücadelesi verip bugün bir koltuk kapanların, kapamayanlara güç zehirlenmesi ile birlikte yaklaşması trajik bir durumdan daha fazlası olmadığının altını çizmek istiyorum.

Sayın Topbaş’ın Kulakları çınlasın…

Geçmişte bir zamanlar İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş’a nasılsınız diye sorduklarında, “İstanbul Gibiyim” demişti.

Birkaç gün önce Çanakkale’den Mahmutbey gişelerine 3,5 saatte gelip, bu noktadan Beykoz’a 28 km’lik yolu 4 saatte gelebilmemizi temin eden Büyük Şehir Belediye Başkanımız Sayın Kadir Topbaş’ı hiç unutmayacağım.

Bu şehre, bu kadar yapılaşmayı getiren, bu kadar nüfusu yığan ve buna dur diye birinin çıkmaması ne acı bir durumdur.

Havasına, suyuna, taşına toprağına, seline, çamuruna, dolusuna karına daha diyecek bir şey bulamıyorum aziz İstanbul.

Elbet bir gün sana bu kötülükleri yapanlara sende hesap sorarsın…

İstanbul gibi olmak güzeldir…

Sevgiyle ve dostça kalınız.

Reklam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...