Reklam
Burhan Bakır

Eğitim Şart

Bazı Horozlar gibi “Bir ötüşüme bakar” mantığı ile güneşin onun yüzünden doğduğunu sananlar var, ne yazık ki.  “Ben gidersem Devlet yıkılır”

Politikacıdır der mi? der, ardından şunları eklerler Avrupa bizi kıskanıyor, ABD bizi kıskanıyor nidaları da havalarda uçuşur olunca vatandaşın ayakları yerden kesiliyor, keşke öyle olsa kıskanılacak bir ülke olsak veya kıskanılacak bir ülke seviyesine gelecek çabalarımız ve yaptırımlarımız olsa.

Fetö elebaşı ABD de çiftliğinde ağa gibi yaşam sürmeye devam ederken biz Ankara Çukurambar’da bulunan Atatürk Orman Çiftliği arazisini ABD büyükelçilik binası yapımı için ellerimizle teslim ediyoruz.

Darbe gecesi Yunanistan’a kaçan 8 darbeciyi halen teslim alamamışken elimizde bulunan vatan toprağı olan adalarımızı ne hikmetse teslim ettik Yunana, hükümetten ses seda yok. Ama meydanlarda yüksekten naralar atınca afiyetle yiyoruz tıpkı Irakta askerlerimizin başına geçirilen çuvalın intikamını kurtlar vadisi dizisinde aldığımız gibi.

Dışa bağımlılık gereği içimizden konuşuyoruz belki meydanlarda aşağısı sakal yukarısı bıyık misali. Niyetler halis olsa onada eyvallah, güçlü bir Türkiye için sürdürülebilir eğitim şart.

Eğitim sisteminde geç kalınmış olunabilir yanlış politikalar izlenmiş olabilir hani “çok çekti bu ülke şu koalisyonlardan” kalıbı var ya tam da o işte, şükürler olsun ki 15 yıldır o kalıptan da kurtulmuş durumdayız ama bu seferde ne hikmetse raporlar halen başarısız olduğumuzu söylüyor.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) "2016 Tek Bakışta Eğitim" adlı yıllık raporunda, Türkiye, 38 OECD üyesi ülke arasında 35. sırada yer aldı.

OECD’nin eğitim endeksinde, Finlandiya listede ilk sırada yer alırken, Estonya, Danimarka, Polonya ve Avustralya sırayla onu izledi.

Sondan dördüncü sırada yer alan Türkiye’yi Güney Afrika, Brezilya, Meksika takip etti.

15 yıllık süreçte 6 Milli Eğitim Bakanı görev yaptı ülkemizde içlerinden sadece 1 tanesi eğitimciydi. Her bakanımız kendi sistemini oturtmaya kalktıkça sistem çöktü hatta göreve yeni gelen bir bakan bir önceki bakanı eleştirmekten kaçınamadı örneğin mevcut Milli Eğitim Bakanımız İsmet Yılmaz el yazısı ile ilgili yapmış olduğu açıklamada;

Öğretmenlerimize sorduk, ’eğik yazıdan memnun musunuz’ diye. ’Ben memnunum’ diyeni görmedim. Öğrenciye bunu kim öğretecek? Öğretmen öğretecek. Öğretmen öğrettiği şeyden memnun değil, şikâyetçi. Nasıl mesafe alınsın? Öğrencilere soruyoruz, istemiyorlar, işkence gibi görenler var”

Ülkelerin gelişmesi açısından büyük önem taşıyan Fen Liselerine 2017’de 42 milyon, 2018’de 67 milyon 666 bin TL bütçe ayrılmasını planlayan MEB, 2019 yılında ise hiç bütçe ayırmadı. Fen liselerine toplamda 109 milyon 666 bin TL’lik bütçe ayrılarak bütçe de en az payı alan okul bölümü oldu.

Fen Bilimleri, ülkelerin gelişmesinde ve ekonomik kalkınmasında önemli bir yere sahiptir. Ülkeler bilimsel ve teknolojik gelişmelerden geri kalmamak ve ilerlemenin sürekliliğini sağlamak için bilgi ve teknoloji üretebilen bireyler yetiştirmek amacıyla fen bilimleri eğitimine özel bir önem vermek durumundadırlar. Öğretim programlarının istenilen düzeyde olmasını sağlamalı, Çünkü geleceğin doktor, mühendis gibi ülke menfaatine faydalı nesilleri yetiştirme odaklı okullar bunlardır.

Ülkemizde üretim yapan firmaların birçoğunun AR-GE bölümleri piyasaya yeni çıkan bir ürünü temin ederek nasıl yaptıklarını anlamak maksatlı parçalara ayırdıktan sonra aynısını kopyalayıp kendi markasıyla piyasaya sürmesi kendi üretimimiz olmuş olmuyor.

Eğitim kıskanılası bir ülke olma yolunda olmazsa olmazlarımızdan, bile isteye bu hataları siyasi çıkarlar sebebiyle içi boş sözlere malzeme edenlere boyun eğersek biz bize elde var sıfır mantığıyla ortada kalırız. Hanedanlar ise yine binerler bir gemiye…

 

 

Reklam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...