Reklam
Şeref Kaçmaz

Beykoz’da ’Uygulu - Yorum’

Beykoz, Boğazın incisi, yarın ne olur bilinmez ama bu gün hala İstanbul’un akciğerleri,  mavi ile yeşilin buluşma noktası, çıkmaz sokağı, mesire alanı, herkesin yaşamak için can attığı güzel ilçe.  Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Yavuz Sultan Selim köprüsüne (her iki ecdadımızın da ruhu şad olsun) Anadolu yakasında ev sahipliği yapan, Boğazın en geniş körfezini ve en dar bölümünü barındıran, dereleri, çayırları, koruları ile eşsiz güzelliklere sahip ilçe.

250 bini birkaç yüz kişi aşan sayıda insanımızın yaşadığı ve en büyük sorunun mülkiyet olduğu ilçemizde, hedef kademeli olarak 440 bin nüfusa ulaşmak!!!! Hak sahipliğine ve imarsızlığa dayalı mülkiyet sorununun büyük bir kısmı 2012 de tamamlanan çalışmalarla köyler hariç 5 yıl vadeli satılarak çözülmüş gibi görünüyor. Gerçekten öyle mi? Bu konuyu biraz inceleyelim.

Ülkemizi işgal girişiminde bulunan ABD’ nin maşası olan hain fetö terör örgütünün, devletimizin bütün kurumlarında, bürokraside söz sahibi olduğu, cemaatçiliğin geçer akçe olduğu, bütün bakanlıklarda, belediyelerdeki örgüt elemanları vasıtasıyla, ülkenin bütün kaynaklarını önce kendi cemaat mensuplarına sonra da tasmalarını tutan sahiplerine aktardıkları dönemde çıkartılan 2B yasası derhal yeniden gözden geçirilmeli ve fiziki gerçeklere uygun olarak yeniden düzenlenmelidir. Sınır tespitinden satışına kadar, kadastro çalışmalarından uygulama imar çalışmalarına kadar bütün işlemler en baştan ele alınmalıdır.  Bu kanunla hak sahipliği elde eden kişilerin kimler olduğu? Kimlerle bağlantılı oldukları? Kimlerin hak etmediği halde hak sahibi oldukları da ayrıca incelenmeli ve hesabı sorulmalıdır.

Sen ne diyorsun kardeşim!!! Dediğinizi duyar gibiyim. Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik, atı alan Üsküdar’ı geçti, geçmiş ola dediğinizi de duyar gibiyim.  Benden söylemesi, bu konuda daha önce yerel yöneticileri uyardım, yine uyarıyorum. Özellikle ilçemizde yapılan 2B ve imar çalışmaları Beykozlunun Beykoz’da kalmasına hizmet etmez, Beykozlunun gelecek nesillerinin de burada yaşamasına hizmet etmez, ha şunu diyorsanız, ‘’kardeşim Beykoz’lu zengin olacak, gitsinler istedikleri yerde yaşasınlar!!” Eyvallah kısmen doğru olabilir.   En baştan itibaren süreci takip ediyoruz, maalesef yerel yöneticilerinde iradelerinin çok üstünde bir güç tarafından plan notlarına yerleştirilen şartlar vasıtasıyla hak sahipleri müteahhitlerin insafına!! bırakıldılar. Birçok fırsatçı ve yatırımcı bu plan notlarını gördükten sonra ağızlarının salyaları akarak bu bölgede toprak topladılar ve yeni oluşacak imar adalarında hissedar oldular ya da olacaklar.  İlk başta oluşturulan yüksek fiyat korkusuyla haraç mezat satılan yerler bu fırsatçıların elinde şimdi.

Tabi ‘’o arsa sahipleri de satmasalardı’’  dediğinizi de duyar gibiyim. Hatırlayın Milli emlak m2 fiyatlarını bir sır gibi sakladı ve açıklanmadı, fısıltı gazetesi ile de çok yüksek fiyatlar dolaşmaya başladı, ücretini ödeyemeyeceği için arsasına el koyulacak korkusu ile vatandaş mecbur sattı. Fiyatlar zamanında ve doğru olarak açıklansa idi, bu kadar insan arsasını satmazdı. Şimdi onların sattıkları yerleri ucuza alan fırsatçı yatırımcılar, daha büyük rant elde edebilmek için bölgede gerçekten iş yapmak isteyen firmaları zorlayacaklar,  kat karşılığı sözleşme imzalayan vatandaşların aldıkları haklardan çok daha fazla isteyecekler, bu talep diğer hak sahiplerine emsal olacak, ‘’ne güzel işte rekabet olur fiyatlar artar’’ diyenleri de duyar gibiyim. Mesele üzüm yemek ise hep birlikte yenir, aç gözlülüğün de sonu yoktur süreç böylece yıllarca sürebilir.  

Hal böyle iken, uzun zamandır herkesin beklediği ve belediyenin artık UYGULU-YORUM dediği uygulama imar planları kendini göstermeye başladı. 1. Bölge taslak uygulama imar planına baktığımız zaman ne görüyoruz? Yeni oluşturulan imar parsellerinde 5-10-15 hak sahibi hissedar olmuş, bu parselde hissedar olarak müteahhit de var, yatırımcı da var, belediye de var, aynı zamanda birden fazla firmanın kat karşılığı sözleşme yaptığı hak sahipleri de var. Bu sadece 1. Bölge için küçük bir alanda yaşanan durum, 2. Bölgede de muhtemelen aynı uygulama yapılacak.  Oluşturulan imar parsel/adalarında birden fazla firmanın sözleşmeli hak sahipleri ortak olacak, yatırımcılar da ortak olacak belki bir çoğunda belediye ortak olacak. Müteahhitler karşı karşıya gelecekler, ya ortaklık ya devir söz konusu olacak. Hadi bakalım çık çıkabilirsen işin içinden. Ayrıca mevcut durum ile arsasının tamamı deniz gören hak sahibi, bir kısmı deniz görmeyen çok daha büyük bir arsaya hissedar olacak, yeni arsa üzerinde de bütün ortaklar arsanın her yerinde hisse sahibi olacak, buradaki adaletsizliği nasıl önleyecekler? Kadastro parselde tamamı deniz gören ya da yol kenarında olan arsa sahibinin şerefiye hakkını nasıl koruyacaklar? Büyük balığın küçük balığı yediği bir ortamda yeni parsellerdeki hisse sahibi yatırımcı izale-i şüyu hakkımı kullanıyorum derse gariban arsa sahibini kim nasıl koruyacak? Belki de birbirini tanımayan 15 kişi kader birliği yapıp aynı firma ile anlaşma yoluna gidecekler, hiç anlaşmayanlar yeni bir firma ile anlaşır mı? Yeni aktörler sahneye çıkar mı? Şimdiye kadar bölgeye girmemiş hükümete yakın ultra büyük firmalar, küçük firmaları taca çıkarır mı?   Mevcut firmalar işin içinden çıkamaz duruma gelir de bölge de Toki proje yapar mı? Ya da Kiptaş durumdan vazife çıkarır mı?  Bekleyip göreceğiz.

‘’Nankörlük etmeyin kardeşim tapunuz yoktu, tapu sahibi oldunuz’’ mu dedi birisi?? Elbette bu konuda geçmişte teşekkür ettik, yine teşekkür ediyoruz, eksikliklerine rağmen büyük iş başarıldı, darısı köylerde ve ön görünüm de yaşayan vatandaşlarımızın başına.  İnşallah imar uygulamaları kesinleştiğinde de Beykoz’lu Beykoz’da yaşamaya devam eder, yıllardır bu gün yarın evlerimizi boşaltacağız diye akan çatısını, patlayan tesisatını tamir edemeyen vatandaşlarımız kamu idaresinin yönetiminde ve denetiminde süratle tamamlanacak imar ve inşa çalışmalarından sonra depreme dayanıklı, sosyal imkanları milli ve manevi değerlerimize uygun yaşam standartlarında olan yeni evlerinde huzur içinde yaşamaya devam ederler.

İlk yapılan 18. Madde uygulama imar planında sevindirici bir durum var tabi, belediyemiz kanunun verdiği hak olan %40 a kadar düzenleme ortaklık payı kesintisini %20 olarak kullanmış. Bu konuda teşekkür ve tebrik ediyoruz. Ayrıca ilk yapılan uygulama müteahhitlerin beklentisinden çok uzak ancak kanunlara ve yönetmeliklere uygun yapılmış, unutulmamalı ki; Aziz milletimiz ‘’şeriatın kestiği parmak acımaz’’ der ve devletine itaat eder, adaletsizliği, haksızlığı, adam kayırmayı ise asla af etmez, zamanı gelince cezasını verir.  

Adaletin güçlü, güçlünün de adil olduğu bir Dünya’nın en kısa zamanda kurulması duası ile Allah’a (c.c.) emanet olunuz.  

Reklam

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...