Reklam
Sueda Muradoğlu

Kutsal Topraklar

2000’i Milâttan önce, 2000’i milâttan sonra olmak üzere toplam 4000 yıllık bir tarihe sahiptir Kudüs.  Üç Hak din için de mukaddes  hatıralara sahiptir. 

Süleyman Peygamber zamanından kalma olmasa da, Yahudilerin kutsal saydıkları "ağlama duvarı" Kudüs’te bulunmaktadır. Allah’ın gazabına uğramış olan İsrail devleti, tarih boyunca Asuriler; Babilliler, Persler.... Ve en önemlisi Roma Kralı tarafından başta olmak üzere pek çok işgale uğramıştır. Tarihinin neredeyse tamamında başka devletlerin boyunduruğu altında yaşamıştır İsrail...

Zaten Romalılara olan kinlerini her dem taze tutmak, unutmamak için kullanmışlardır en çok ağlama duvarını. Çünkü Romalılar adeta yeryüzünden silmek istercesine yakıp yıkmıştır İsrail’i...

Anlayacağınız üzere dünya tarihinin neredeyse hiçbir döneminde itibar görmemiş, hep yok edilmek istenmiştir İsrail!

Yahudilerin serbestçe Kudüs’e girmeleri, Kudüs’ün İslâm hakimiyetine girmesinden sonradır. Osmanlıların Kudüs’ü fethetmesi, Yahudilerin kutsal saydıkları duvar önünde yeniden ibadet esebilmelerinin kapılarını açmıştır. Ama elbette onlar tıpkı kendilerine gönderilen tüm peygamberlere olduğu gibi Osmanlılara da ihanet etmişlerdir.

Kutsal Kabir veya Yeniden Doğuş Kilisesi de Kudüs’te bulunmaktadır. Ki bu kilise de Hristiyanların kırmızıçizgisidir. Bu kilise Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği, kabrinin bulunduğu, dolayısıyla tekrar dirileceğine inanıldığı yer olarak bilinir. Tarih boyunca defalarca el değiştiren, yakılan, yıkılan Kudüs’te bu kilisenin ve dahi Hz. İsa’nın kabrinin yerinden hiç şüphe edilmemiştir. Bundandır Hristiyanlar için de kutsal topraktır Kudüs. 

Ve Efendimiz...

İki Cihan Peygamberi...

Buradan yükseldi Miraç’a; Allah’ın yanına...

Hz. Musa’nın makamına uğradı önce... Sonra Kudüs’e, Mescid-i Aksa’ya...

Hz. İsa, Hz. Musa, Hz. İbrahim’in de içlerinde bulunduğu bir peygamber karşıladı Efendimizi... İmam oldu; iki rekat namaz kıldırdı Alemlerin Nuru...  Her katta bir peygamberi selamlayarak yükseldi göğe... Ve sonunda "Ben Yüce Rabb’imi gördüm..."

......

Allah’ın elbet bir bildiği vardı! Bütün bu mukaddesatı Kudüs’e yüklerken bir bildiği vardı! Ve elbette her tasarruf gibi Kudüs’te yalnız ve ancak Allah ’ a aitti...

Tarihi boyunca 23 işgal, 52 saldırı gören Kudüs...

Aslında imtihan Kudüs’ün değil, inananlarındı! Allah elbette mülkünü koruyacaktı... Ama detay bu sırada inananların ne ile meşgul olduğuydu! 

Şimdi...

Böyle bir tarihe sahipken Kudüs, günün birinde bir Trump’ın onu lanetli bir kavme addetmesini çok umursar mı acaba? O söyledi diye, Kudüs Allah’ı perdesiz görmüş Peygamberin ümmetinin elinden çıkar mı acaba? Ve Allah... Emaneti sahibinden başkasına teslim eder mi acaba?

Bu soruların cevabı muhatabında, ilahi makamlarda, muhtemelen Miraç gecesi yazılanların arasında vardır da...

Bize sorulacak olan sanırım; 21. Yüzyılda Kudüs’ün kaderi, tarihi tekerrür ederken inananlar ne yapmaktaydı acaba....

 

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...