Reklam
Mevcut imar mevzuatı Beykoz’a vurulmuş bir kelepçedir!

Mevcut imar mevzuatı Beykoz’a vurulmuş bir kelepçedir!

Beykoz’un SİT alanından çıkartılarak Boğaziçi İmar Kanunu’ndaki bina taban oturumunun ve kat adedinin arttırılması için bir imza da sen at…

Beykoz’un bazı STK’ları, mahalle muhtarları ve Beykozluların başlattığı “Mevcut imar mevzuatı Beykoz’a vurulmuş bir kelepçedir!” imza kampanyası kapsamında, “Beykoz’un SİT alanından çıkartılmasını ve Boğaziçi İmar Kanunu’ndaki bina taban oturumu ile kat adedinin arttırılmasını talep ediyoruz…” denildi.

Kavacık Muhtarı Yusuf Kesici, Çamlıbahçe Muhtarı Necmettin Kahveci, Beykoz Çankırılar Dernek Başkanı Bilal Karabacak, Beykoz Ordulular Dernek Başkanı İbrahim Özdemir, Beykoz Sivaslılar Dernek Başkanı Mustafa Demir ve Beykozluların katılımı ile yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi;

Beykoz’un yüzde 80’i mağdur durumda…

Paşabahçe, Çiğdem, Çubuklu, Soğuksu ve Rüzgarlıbahçe’nin bir kısmını kapsayan bölge planları İBB Meclisi onaylanmıştır. Planların 2. etabında; Yenimahalle, Kavacık, Göztepe, Göksu, üçüncü etabı ise Paşabahçe, Beykoz Merkez, Ortaçeşme, Çamlıbahçe, Tokatköy, Akbaba, Dereseki, Poyrazköy ve Anadolufeneri’ne kadar olan Boğaz kısmını kapsamaktadır. Bu planlar İBB Meclisi’nde beklemektedir.

Beykoz genelindeki bina arsalarının 500 metrekarenin altında olması ve ilçenin SİT alanında kalması nedeniyle, mevcut İmar Kanunu ve İmar Planlarından olumsuz yönde etkilenilmektedir. Mevcut imar planlarına göre konut alanlarında kat oturum alanı yüzde 15, ticaret+konutta yüzde 25 olarak verilmektedir. Mevzuatın bina oturma alanlarını dar tutması ve konut alanlarına 3 kattan fazla izin vermemesi nedeniyle, 250 binlik nüfusluk Beykoz’un yüzde 80’i mağdur durumda kalacaktır.

Beykoz’da planlanan alan boş değildir!

Beykoz’un büyük bölümü 50- 60 yıllık geçmişi olan bir yerleşimdir. Bu yerleşim tüm kamu idarelerinin bilgisi ve gözetimi altında oluşmuştur. Aynı zamanda yerleşimlerin kamu idaresince tanınmasına dair bir problem de bulunmamaktadır. Zira mahallelerimizde kamu hizmetleri görüldüğü gibi, muhtarlık v.b. kamu idaresine ait kurumlar da tesis edilmiştir. 2B’ye giren alanlarda tapular verilmiştir.

Planlama alanında getirilen yapılaşma hükümleri; alanın mevcut dokusu, yerleşimci profili, mekânsal ve fiziksel özellikler gözetilmeden, boş alanda plan yapılıyormuş gibi getirilmiş hükümlerdir. Bu plan yaklaşımı sıkıntılara neden olmaktadır.

Belirsizliğe bırakılmaktadır…

Planlama alanlarının bazılarında Kentsel Dönüşüm Alanı, Özel Proje Alanı gibi alanlar tanımlanmıştır. Ancak bu alanlarda halihazırda yaşayan insanların hak sahipliği, mahallelerdeki tarihleri, komşulukları belirsizliğe bırakılmaktadır. Mevcut binalarımıza ilişkin herhangi bir plan notu, plan hükümlerinde yer almamaktadır.

Planlama alanlarında çok sayıda bina; okul alanı, park alanı, sağlık tesisi v.b donatı alanlarında kalmaktadır. Beykozluların mahallelerinde kalmasına veya devamındaki uygulamalarda haklarının nasıl korunacağına dair düzenleyici kararlar yoktur.

Recep Tayyip Erdoğan’a güvenimiz tamdır

Mevzuatla getirilen yapılaşma hakkında sosyal mekânsal şartlar dikkate alınmamış, mevcut yerleşimcilerin sürece uyumuna dair bir mekanizma, organizasyon modeli, kamu idaresinin uygulamalarını yönlendirecek kararlar getirilmemiş, uzun vadede alandaki kullanıcı profilini değiştirecek süreçlerin önü açılmıştır. Beykoz’un gelecek nesilleri, ailelerinin ve hatırlarının yaşadığı sokaklardan koparılma tehlikesiyle karşı karşıyadır!..

Beykoz’a kelepçe vuran bu mevzuatın değiştirilmesi sürecinde, Beykoz Belediyemize, İstanbul Büyükşehir Belediyemize, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımıza, Hükümetimize, Türkiye Büyük Millet Meclisimize ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a güvenimiz tamdır…

Reklam

YORUMLAR...