Reklam
Reklam
Sadullah Kabahasanoğlu

AK Parti ile CHP’nin Beykoz ve İstanbul Kongreleri

Siyasi parti kongreleri gündemin üst sıralarına yükseliyor. Hem İktidar hem muhalefet kongrelerini yapıyor ve yaklaşan 2019 seçimlerine hazırlanıyor.

Önce CHP yaptı kongreleri.

Beykoz’da sürpriz aday Aydın Düzgün kazandı. Sıkılmadık el bırakmayacağım diyen bir önceki başkan ise hayalleriyle hayatına devam ediyor.

Yeni başkan Aydın Bey farklı bir ses olacağa benziyor. CHP kongrelerindeki “insanların altında değil kafasının üstünde duran sandalyeler” geleneği Beykoz Kongresinde yaşanmadı. Bu hem CHP Beykoz için hem Aydın Düzgün için iyi bir başlangıç oldu.

CHP’nin İstanbul il başkanı ise tam bir fecaat. CHP 2019 seçimlerinde HDP ile (kürt seçmenle değil) kucak kucağa gireceğinin sinyalini verdi.

Hatta kulislerde fırsat bulunsa yeni “gezi olayları” planlandığına ve CHP yönetiminin de bu gizli hedefe su taşır hale getirildiğine dair fısıltılar dolaşıyor. Zaten CHP il başkanının geçmişine bakınca “ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” kabilince fısıltıları dikkate almak ve dikkatle izlemek doğru olur.

CHP’nin yeni İlçe Başkanı Aydın Düzgün’ün il kongresinde vandal ruhuyla ve sözde ermeni soykırımı iddialarını destekleyen tweetleriyle öne çıkan CHP İl Başkanına destek verdiğini de not düşmek lazım.

Ak Parti ilçe kongreleri ise Şubat ayı başlıyor. Kulislerde kongreler başlamadan önce il başkanının belirleneceği ve ilçe kongrelerinin ondan sonra yapılacağı konuşuluyor.

Sözü dolandırmadan bir konuyu belirtmek istiyorum; Ak Parti içerisindeki bazı kesimlerin İstanbul için kendilerine yakın kişileri gizliden gizliye empoze etmeye çalıştığı gözlemleniyor.

İstanbul için temayül yoklamasının tüm teşkilat üyelerine sorularak yapılmasını doğru buluyorum. Çünkü Ak Parti ile vatandaşın arasındaki mesafeyi açan kişilere sormak ve öylece karar etmek yanıltıcı olabilir.

Sayın Erdoğan’ın bu hassasiyetleri taşıdığından emin olarak bunları yazıyorum.

Recep Tayyip Erdoğan bu ülkede hem teşkilatının hem vatandaşın nabzını en iyi tutan ve dilinden en iyi anlayan siyasi liderdir.

Ak Partinin İstanbul için vereceği kararlar ve atacağı adımlar 2019 seçimlerinin kaderini belirleyecektir. Çünkü İstanbul demek Türkiye demektir.

Beykoz ilçe kongresi için belli ki, Ak Parti İl Başkanlığı netleştikten sonra daha net yorum yapmak mümkün olacaktır.

Bugünden bakıldığında Beykozluların ve hatta teşkilat mensuplarının çok da mutlu olmadığı görülüyor. Ak Parti Beykoz teşkilatı içerisinde farklı ses çıkartanlara sürekli kapının gösterilmesi veya bir şekilde altının boşaltılması herkesin dilinde dolaşıyor.

Daha önce de yazmaya çalıştım; siyasi faaliyetlerde ve Beykoz’a dair hizmetlerde “Yücel Başkan’ın arkasına saklanmışlık hali” doğal olarak Yücel Başkanı olağandan fazla yük altında bıraktığı gibi Beykozlunun Ak Parti ilçe Teşkilatından beklediği performansı görememesine sebep oluyor.

Ak Parti 16 yıllık iktidarı önce Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve halkla kurduğu yakın temas sonra sürekli istişare ile kendini otokontrol altında tutmasıyla başardı.

Bir başka önemli konu ise; belediye ile her konuda aynı dili kullanmanın faydası olduğu kadar zararı da olabilir. Eğer politikalar ve hizmetler ortak akıl ve istişare süreçleri üzerinden değil belli kişilerin kişisel yaklaşımları üzerinden yürütülür, vatandaştan gelecek talep ve şikayetler aynı yaklaşıma karşılanır ve değerlendirilirse vatandaşın derdini anlatıp sonuç alma imkanı zayıflar.

Siyasi iradenin icra makamlarına destek olması ve icraatları vatandaşa anlatması ile icra makamlarının sözcülüğünü yapması farklı şeylerdir.

Vatandaşın siyaset kurumuyla ve yerel yönetimle olan iletişim kanallarının kısıtlı hale gelmesinin veya getirilmesinin siyasi memnuniyetsizliğe dönüşmesi kaçınılmaz olur.

Selam ve saygılarımla… 

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...