Reklam
Reklam
Mustafa Minga

Siyaset

İnsanın kendisini ifade edebilmesi, diğer insanlara faydalı olabilmesi ve kemale erebilmesi, aklını ve iradesini iyiden, güzelden, doğrudan faydalıdan ve adaletten yana kullanması ile mümkündür. İnsan aynı zamanda tek başına yaşayamayan sosyal bir varlıktır. Hayatını sürdürebilmesi için tek başına karşılayamayacağı çok çeşitli ihtiyaçları vardır. Bu nedenle insan aileden devlete kadar çeşitli sosyal ve siyasi oluşumların üyesi olur. Tarih boyunca değişik şekillerde de olsa bir siyasi organizasyon olarak devlet ve siyaset, insan hayatında hep önemi bir yer işgal etmiştir.

Siyaset;  meşruiyetini bireylerin hak ve özgürlüklerini koruma amacından alan, en üst siyasi organizasyon olan devlet eliyle, hak ve adalet ilkeleri çerçevesinde insanlara hizmet etme işidir.

İnsanın özlemi ise, yeryüzünün en önemli değeri olan saadet içinde yaşamaktır. Saadet ancak, sevgi ve kardeşlik, hak ve özgürlük, adalet, refah ve saygınlık ortamında gerçekleşebilir.

Siyaset; İnsanların, dünya ve ahiret saadetini sağlamak, halkı fesattan kurtarmak, adil bir şekilde yönetme işidir.

İbni Abbas (r.a.) siyaseti şöyle tarif etmiştir; ”Siyaset, insanların en güzel ve adil bir şekilde idare edilmesidir.”

İbni abidin’e göre ise siyaset; “Sorumluluk duygusu içerisinde, adil bir şekilde insanları idare etmektir.” Bilinmelidir ki siyaset, biri adil, biri ise zalim olmak üzere iki çeşittir.

Zalim siyaset;

Zalim siyaset, halkın temel haklarını gasp ederek, halkı sömürerek, ezerek menfaat ve çıkar sağlamak için yapılan yönetme şeklidir. ABD,, AB, İSRAİL VE BÜTÜN BATI ALEMİ ve bu dünyanın işbirlikçisi konumunda bulunan günümüz İslam ülkeleri yöneticileri, zalim siyasetin öncüsü ve yürütücüsü durumundadırlar. Zalim siyasetin temelinde, bozgunculuğa koşmak, ekini ve nesli ifsad etmek vardır. Zalim siyaset aynı zamanda, kötülükleri emreden, iyilikleri yasaklayan siyasettir. Bu siyasetten toplumlara hiçbir zaman hayır gelmemiştir,  gelmesi de mümkün değildir.

Peygamber efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur; “Kıyamet gününde Allah’ın  en sevgilisi ve ona en yakın olan insan, adaletli olan devlet başkanıdır. Allah’ ın en çok gazap ettiği ve kendisinden uzak tuttuğu  insan ise, zalim devlet başkanıdır.”  Zulüm siyasetini takip eden bütün yöneticiler, tarih boyunca helak olmuşlardır.

Adil siyaset;

Adil siyaset, halkın haklarını zalimlerin ellerinden alarak, zulüm, sömürü ve fesadı kaldırarak halkı en güzel şekilde idare etmektir.  Adil siyaset, halkın can, mal, akıl, din, nesil ve ırz emniyyetini teminat altına alan siyasettir.

Maverdi, Ahkamı Sultaniyye’ de şöyle der;  “Siyaset çok ince bir şeriat yoludur. Siyaset, insanları kırmadan, ezmeden, adil bir şekilde idare etme sanatıdır. Adil siyaset, halkı iyiye ve güzele, faydalıya, doğruya, adalete yönlendirir, kötülük ve çirkinlikten, yanlıştan, zararlı olandan ve zulümden korur.

Adil siyasetin en temel 3 özelliği şunlardır;

1 Sadık olmak; Sadakat, bütün ahlaki özelliklerin kendisinde toplandığı ve yüksek derecelerin kaynağı olan yüce bir ahlaktır.

2 Emin olmak;  insanın güvenilir olması, kendisine bir şeyin korkusuzca teslim edilebilir olması demektir.

3 Merhamet sahibi olması; Merhamet, acımak, iyilik etmek, yumuşak davranmak, şefkat göstermek, esirgemek anlamındadır. İnsanlara sevgi ile yaklaşıp onları kötülüklerden koruma, yaptıkları bir hatayı affetme, merhamet duygusundan kaynaklanır. Adil siyasetin bir özelliği de herkesin iyiliğini ve saadetini istemesidir.

Evet sevgili dostlar, Adil ve zalim siyaset. Bu iki çeşit siyaseti iyi tahlil edip, pirincin içindeki sadece siyah taşları değil, beyaz taşları da ayırt edip,  her zaman adil olan siyasetin yanında ve her zaman onun destekçisi olmalıyız. Zira bu dünyada insanoğlu, her fiilinden olduğu gibi siyaseten de imtihan içindedir ve gerçek bir Müslüman, iyiyi ve güzeli, yanlışı ve zararlıyı ayırt eden Müslümandır. VESSELAM.

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...