Reklam
Reklam
Özer Güneş

Durmak yok, yola devam!

Suriye’nin kuzeyinde uzun bir süredir PKK’nın uzantısı YPG ve PYD’nin, CENTCOM (ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı) desteğiyle kendisine bir alan açmaya, oraya yerleşmeye ve hayalindeki bir terör devletini kurmaya çalıştığı gözlemleniyordu.

Türkiye’nin, uzun zamandır ABD’ye bunu kabul etmeyeceğini, bu duruma müsaade etmeyeceğini YPG, PYD’nin de aynen DEAŞ, PKK gibi terör örgütü olduğunu ısrarla söylemesine rağmen sadece ABD’ye değil; bunu Rusya, İran ve o bölgedeki bütün koalisyon güçlerine bu meramımızı anlatamadık. Ne yazık ki ne ABD ne de Rusya PKK, YPG, PYD’yi desteklemekten, onları silahlandırmaktan, onlara her türlü desteği vermekten ve bunların alanını genişletmekten vazgeçmedi.

Türkiye’nin güneyinde oldu-bittiye getirilerek  terör devleti kurulmaması ve “Afrin bölgesinde, PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ’a mensup teröristleri etkisiz hale getirmek ve dost ve kardeş bölge halkını bunların baskı ve zulmünden kurtarmak” amacı ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından başlatılan Zeytin Dalı Harekâtı başlayalı bir ay oluyor…

Zeytin Dalı Harekâtı’nda 29. güne girilirken TSK’lerimiz tarafından yapılan en son açıklamada; 1641 teröristin etkisiz hale getirildiği 700’ün üzerinde hedefin imha edildiği, TSK ve ÖSO birliklerinin Zeytin Dalı Harekâtı’nda ilerleyişinin sürdüğü, ne yazık ki bu operasyonlarda 31 Mehmetçiğimizin şehit düştüğü ifade edildi.

Harekâtta verdiğimiz kayıplara bakınca, bize karşı kullanılan mühimmatların hepsi yıllardır müttefikimiz olan ülkelerin ürettiği ve bu terör örgütlerine verdikleri silahlardan oluşmaktadır.

ABD ile Türkiye arasında iki gün süren kritik görüşmelerin ardından ortak bir açıklama yapıldı. Metinde ortak mücadele edilecek terör örgütlerinin isimlerine yer verilirken, YPG’nin adı geçmedi.

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson önceki akşam Ankara’ya geldikten sonra, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’yla toplantı yaptı. Bu toplantılarda Ankara’nın YPG’nin Menbiç’ten ayrılarak Fırat’ın doğusuna çekilmesini ve ABD ile Türk birliklerinin Menbiç’te birlikte konuşlanmasını önerdiği belirtilmiş, Tillerson da “Önce Menbiç konusunu ele alacağız. Üzerinde çalışacağımız konuların birincisi bu. Tabii daha önce ABD’nin bazı taahhütleri var. Bu taahhütler henüz tamamlanmadı. Çalışma grupları çerçevesinde üzerinde çalışacağız. Menbiç buradaki önceliklerden biri olacak” demişti.

Görüşmelerden sonra yayınlanan ortak açıklamada, iki devlet arasındaki uzun süreli müttefiklik vurgulanırken, ikili ilişkilerde öne çıkan meseleleri çözmek için ‘sonuç odaklı bir mekanizma’ oluşturulması konusunda anlaşmaya varıldığı belirtildi.

Söz konusu mekanizmanın en geç mart ayı ortasına kadar hayata geçirilmeyi bekleniyor.

Ortak açıklamada YPG’nin adı geçmezken, ‘terör örgütleri ve bunların uzantıları’ ifadesi dikkat çekti. “ABD ve Türkiye terörizmin her türü ve biçimiyle ortak mücadeleye olan kararlılıklarını teyit ederler” ifadelerinin kullanıldığı açıklamada, iki ülkenin, ‘IŞİD, PKK, El Kaide ve diğer tüm terör örgütleri ve bunların uzantılarıyla’ mücadele konusundaki kararlılıkları tekrarlandı. Açıklamada, “İki taraf, iki ülke halkını doğrudan hedef alan terör tehditlerine karşı meşru müdafaa hakkını tanırlar” denildi.

Şahsen âcizane bende diyorum ki; ne Amerika, ne Rusya bunların hiç birine güven olmaz geçmişte yaptıkları yarın yapacaklarının teminatıdır.

TSK’nin Afrin’den sonra, Kuzey Suriye’nin kalan kısımlarında da benzer operasyonlar yapması elzemdir. Türkiye’nin iç güvenliğine yönelik tehditlerin yok edilebilmesi için, Akdeniz’den İran’a kadar olan ara bölgede yoğunlaşan terör unsurlarınım temizlenmesi de şarttır.

Eğer Türkiye bu işi Fırat’ın doğusuna kaydırmazsa ve Afrin ile yetinirse burada en fazla Ak Parti iktidarının “en hafifiyle” samimiyeti tartışılır. Hele hele daha dün demediğimizi bırakmadığımız ABD ile masa başına oturmaya ve uzlaşma arayışına girdiğimiz şu günlerde!

YAZARIN DIGER YAZILARI

YORUMLAR...